Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Krizler yetmedi mi?!


EKONOMİDE dünyada bir dalgalanma var ama bizi daha çok vuruyor! Neden? Çünkü Türkiye'de siyasi kriz çıkacağı sanılıyor! Para, Türkiye'den daha güvenli başka limanlara bakıyor!
Ekonomide yaşamakta olduğumuz sıkıntı budur!
Öyleyse, dünya ekonomisine kapılarımızı mı kapatalım? Siyasette asker mi gelsin; veya bir tür otoriter-devrimci bir rejim mi kurulsun?!
Dışa açılma mı dediniz? "İsrail gizlice GAP'ı satın alıyor" gibi hezeyanları hatırlayın!
Demokrasi mi dediniz? "Genç subaylar rahatsız" türü manşetleri, 27 Mayıs'ta meşru genelkurmay başkanını tutuklayan asi cuntacılara dizilen övgüleri hatırlayın! "Ordu göreve" pankartları altında yürüyen rektörleri, bu yönde bildiri yayımlayan üniversite senatolarını, özelleştirmeyi "Atatürkçü ekonomi"ye -ne demekse?- aykırı bulan yargıçları hatırlayın!
Bakın iş nihayet "kanla kurduğumuz cumhuriyet!" terimine geldi dayandı!
Türkiye, demokrasi kültürünün, hatta genelde siyasi kültürün temel kavramlarında henüz anlaşamamış, yönetilmesi zor bir ülkedir!

'Tek doğru'lar kavgası
Türkiye, "laiklik, insan hakları, hukuk devleti, milliyetçilik, çağdaşlaşma" gibi temel değerler üzerinde de anlaşamamış bir toplumdur! İçerik genişliği ve yorum zenginliğiyle birleştirici olması gereken bu kavramlara herkes kendi "tek doğru"suna göre anlam verip dayatma yapınca, kavgalar çıkıyor! Hele de bu dayatma devlet organları eliyle yapılırsa!
Bu süreçte, AKP iktidarı, Türkiye'nin heterojen yapısını ve devletin ideolojik karakterini dikkate alarak, gerilimi tırmandırıcı tutumlardan sakınmalı, başlangıçta olduğu gibi ekonomiyle AB sürecini daima gündemin temel maddesi olarak tutmalıydı, fakat o da bunu başaramadı.
Modernleşmenin temel dinamikleri ekonomik gelişme, orta sınıflaşma gibi faktörler olduğu halde, bizim çağdaşlaşma tarihimiz kimlik ve değer kavgalarıyla, siyasi krizlerle doludur! Elli yıllık, yüz yıllık, yüz elli yıllık kalkınma performansımızın çok parlak olmamasında bunun rolü büyüktür.
Daha kötüsü, bundan ders alacak kadar "rasyonelleşme"yi başaramamış olmamızdır! Bakın, dört yıllık istikrar ve büyüme battı, kriz kaşıyoruz durmadan!

Yöneten demokrasi?!
Doç. Dr. Ali Çarkoğlu ile görüştüm. Son araştırmada halkın yüzde 40'ının askeri rejime yatkın gözükmesinde, yaşanmakta olan karamsarlığın önemli rolü olduğunu söyledi; aslında halkın yüzde 74'ünün "farklı çevrelerle temas içinde, sorunlarımızı daha çok demokrasiyle çözmeyi" desteklediğini hatırlattı! Buna karşı çıkanlar sadece yüzde 4!
Ama halkın demokrasiye inanması yetmiyor, demokrasinin "yönetebilir" olması gerekiyor.
Şimdi... Merkez Bankası atamasındaki sakarlıkla 2007 için tezgâhlanan kriz senaryoları ekonomiyi bu kadar sarsarsa!..
Bir de seçimlerden 6 partili bir parlamento çıktığını düşünün! Değerler kavgası, kimlikler kavgası, partiler kavgası, kavgalı koalisyonlar! Türkiye nereye varır? Kürt meselesi, Kıbrıs meselesi, ekmek meselesi nereye varır?!
Demokrasiye "yönetebilme" tekniklerini kazandıracak seçim sistemi, hükümet sistemi gibi konuları konuşuyor muyuz? "Akılcılık" mı bu?!
Türkiye koalisyonlar elinde 1961'den beri çeyrek asrı heba etmiştir!
Yetmedi mi?!

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Krizler yetmedi mi?!
EKONOMİDE dünyada bir dalgalanma var ama bizi...
Çetin ALTAN
Diyojen'i merak etmek, yahut etmemek...
Şöyle dirseklerinden kırdığın kolları geriye ...
Melih AŞIK
Gaza gelmeyin...
İçinden çıkamadığımız bir problemi bu sütuna ...
Fikret BİLA
İttifak ve yeni oluşum arayışları
Siyasette çağrılar sıklaştı.
Hasan CEMAL
Futbol hastası ve ruhu...
İtalyanlar keyifli. Çekleri 2-0 yenerek ikinc...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya dosyası (1)
Bir eski bakanına Süleyman Demirel'in şapkası...
Can Dündar
Bir arada yaşamaktan bıktık mı?
Yarın öğleyin İstanbul'da Kadıköy İskele Mey...
Abbas GÜÇLÜ
Nerede o eski öğretmenler?
YÖK'le birlikte öğretmen yetiştirme düzeni fe...
Semih İDİZ
Medeniyetleri barıştıracaksak kendi evimizden başlayalım
"Pew Global Tavırlar Projesi" adı altında 50 ...
Sami KOHEN
Hep aynı oyun...
Önceki gün Başkan Bush, Budapeşte'ye geldiğin...
Metin MÜNİR
Turkcell'e Çukurova kültürü hâkim oluyor
Dün istifa eden Muzaffer Akpınar'ın genel müd...
Hasan PULUR
Avrupa nire, Van nire?
GALİBA, bir zamanlar basın kanununda bir madd...
Derya SAZAK
Turizm ağlıyor
Ölüdeniz üzerinde süzülen yamaç paraşütü resi...
Meral TAMER
Enerjide hem zengin, hem fakiriz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Ens...
Tamer HEPER
Ortaklık yok
Yasanın yürürlüğünden bu yana dört sene geçti...
Yaman TÖRÜNER
Bir baş soğan bir kazanı kokutur
Bir ülke düşünün, devlet kurumları hesapların...
Güngör URAS
Başbakan dışarıda "güven tazelemek" zorunda
Bu noktada piyasadaki çalkantıyı durdurmak iç...
M. Ali BİRAND
Piyasalar...
Bu haftanın gündemi para etrafında döndü.

© 2006 Milliyet