Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Haziran 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Futbol hastası ve ruhu...

Dünya Kupası izlenimleri - 16
HAMBURG-KÖLN TRENİ

İtalyanlar keyifli. Çekleri 2-0 yenerek ikinci tura kalmanın tadını çıkarıyorlar. Hiç dinmeyen bir çene yarışı içindeler. Gece treninde kırmızı şarap ve biralarını içerken şarkı söylüyorlar, bağıra çağıra şakalaşıyorlar.
Futbolun dili basit ve ortak. Onları anlamak güç değil. Daha yeni bitmiş bir maçın geyiğini mimik ve jestlerle, ayağa kalkıp vücut hareketleriyle yaparken, çevrelerine de neşe saçılıyor.
Soru ilginç:
Bir futbol hastası ölünce ruhu ne yapar?
Ya da nereye gider?
Bir futbol hastası öldüğü vakit, ruhu İtalya'ya gidermiş. İtalya'da dünyanın en iyi futbolcularını bulur, televizyonda bütün maçları seyreder ve futbolda olup bitenleri bu ülkede fazlasıyla çıkan günlük spor gazetelerinde ayrıntılarıyla okurmuş...
İtalyan futbolu bugünlerde çok karışık. Tarihinin en büyük skandalıyla çalkalanıyor. Güzel oyunu çirkinleştiren üçkâğıtçılıklar tüm pis kokularıyla suyun yüzüne vurmuş durumda.
Ancak İtalyan savcılar, Dünya Kupası falan dinlemiyor. Milan, Juventus gibi anlı şanlı kulüplerin üstüne üstüne yürüyorlar. En büyük kulüplerin başında olsalar da, en büyük kulüplerde top koşturuyor olsalar da, Dünya Kupası'nda ülkelerini temsil ediyor olsalar da, ne kadar meşhur olurlarsa olsunlar, güzel oyunu kirletenlerin yakasına yapışıyor İtalyan savcıları...
Şimdi herkes merak ediyor:
Çekleri önceki gün Hamburg'da yenerek ikinci tura geçen İtalyan milli takımının futbolcuları bu durumdan nasıl etkilenecek?
Moraller inişe geçebilir mi?
Tam tersine, İtalyanların kamçılanacağını öne sürenler de var.
Neyse...
Gece treni yol alıyor.
Yolculuk düşünceye gebe...
Futbol geyiği tadında...
İtalyanlar, şaraplarını içip şarkılarını söylüyorlar.
İtalya-Çek maçı güzeldi.
Tempoluydu.
Çekler on kişi kalıncaya kadar kemik seslerinin tribünlerden duyulduğu kıran kırana bir maç.
Mehmet Demirkol'dan tüyo:
"Bu maçın belki de en ilginç yanı, şu anda dünyanın tartışmasız en iyi iki kalecisinin karşı karşıya geliyor olması... İtalya'nın kalesini Juventus'tan Buffon koruyor. Çek tarafında ise İngiliz şampiyonu Chelsea'da oynayan Petr Cech..."
Nedved, Çeklerin kaptanı ve beyni, Juventus'tan takım arkadaşı Buffon'u dört şutla yokluyor ama Buffon geçit vermiyor. Hele lüle lüle sarı saçları sürekli gözlerinin içindeki Nedved, birinde yaradana sığınıp çakıyor, nereyse altı pasın üzerinden... Buffon da harika çıkarıyor yumruklarıyla...
Bu kez sıra Totti'de.
İtalyan kaptan, müthiş bir şut onsekizin üzerinden, ama Çek kalesinde dünyanın en iyisi Petr Cech var, şahane bir kurtarış...
İtalyan meslektaşım homurdanıyor. Çünkü İtalyanların Nedved'i, yani beyni olması gereken on numara Totti sahada yok gibi. Hayali fener gibi dolaşıyor.
Çekler yazık etti. Enayice bir faulle on kişi kaldılar. Hem kendi şansları bitti, hem de oyunun keyfi kaçtı.
İtalyanların fazla disiplinli, savunmayı öne çıkaran futbolu o kadar keyif vermiyor. Çok sağlamcılar... Arjantin'i, Brezilya'yı arıyor gözlerim.
Nerede o Messi, Tevez?
Nerede o Ronaldinho?
Yeni Maradona'larla futbol güzel oyun sıfatını hak ediyor.
Mehmet'ten bir tiyo daha:
"Çeklerin 10 numarası Tomas Rosicky. Çok önemli bir topçu olmaya doğru gidiyor. Arsenal, Borussia Dortmund'dan transfer etti. Dortmund'da Rosicky'nin boşluğu bizim genç umudumuz, daha on sekizindeki Nuri Şahin'in doldurması bekleniyor."
Yoluna devam gece treni...
Bir süre önce başladığım ve severek okuduğum bir kitabın sayfalarında dolaşıyorum yine:
Seyahat Sanatı(x).
Bazen insana haz veren bir yalnızlıktan söz ediyor.
Bir cümle:
"Yolculuklar düşüncelere gebedir!"
Devam ediyor:
"Düşüncenin gelişimine en çok yardım eden araç tren olsa gerek. Trenden görünen manzara, gemideki veya uçaktaki manzaralar gibi tekdüze biçimde akıp gitmez. Akıl ne zaman zorlu bir düşünceye çarpsa ve o düşünceden uzaklaşmaya kalksa, pencereden dışarı bakabilme şansı, bilincin akışını yeniden canlandırır."
Pencereden dışarı bakıyorum.
Alacakaranlık...
Bilemiyorum, 'ana teması yalnızlık' olan bir hüznün başladığı saatler belki de... Baudelaire'in Yolculuk isimli şiirinden bir dize:
"Burada sıkıldığımız kadar sıkıldık."
Siz bu satırları okurken, ben Almanya'yla Ekvador arasındaki ikinci tur mücadelesini seyretmek için bu sabahın köründeki Köln-Münih treninde olacağım.
Üstünüze hüzün çökmesin!
Buna izin vermeyin.
—————————-
x Alain de Botton'un Seyahat Sanatı isimli kitabı Ahu Sıla Bayer'in Türkçesiyle Sel Yayıncılık'tan çıktı.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Krizler yetmedi mi?!
EKONOMİDE dünyada bir dalgalanma var ama bizi...
Çetin ALTAN
Diyojen'i merak etmek, yahut etmemek...
Şöyle dirseklerinden kırdığın kolları geriye ...
Melih AŞIK
Gaza gelmeyin...
İçinden çıkamadığımız bir problemi bu sütuna ...
Fikret BİLA
İttifak ve yeni oluşum arayışları
Siyasette çağrılar sıklaştı.
Hasan CEMAL
Futbol hastası ve ruhu...
İtalyanlar keyifli. Çekleri 2-0 yenerek ikinc...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya dosyası (1)
Bir eski bakanına Süleyman Demirel'in şapkası...
Can Dündar
Bir arada yaşamaktan bıktık mı?
Yarın öğleyin İstanbul'da Kadıköy İskele Mey...
Abbas GÜÇLÜ
Nerede o eski öğretmenler?
YÖK'le birlikte öğretmen yetiştirme düzeni fe...
Semih İDİZ
Medeniyetleri barıştıracaksak kendi evimizden başlayalım
"Pew Global Tavırlar Projesi" adı altında 50 ...
Sami KOHEN
Hep aynı oyun...
Önceki gün Başkan Bush, Budapeşte'ye geldiğin...
Metin MÜNİR
Turkcell'e Çukurova kültürü hâkim oluyor
Dün istifa eden Muzaffer Akpınar'ın genel müd...
Hasan PULUR
Avrupa nire, Van nire?
GALİBA, bir zamanlar basın kanununda bir madd...
Derya SAZAK
Turizm ağlıyor
Ölüdeniz üzerinde süzülen yamaç paraşütü resi...
Meral TAMER
Enerjide hem zengin, hem fakiriz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Ens...
Tamer HEPER
Ortaklık yok
Yasanın yürürlüğünden bu yana dört sene geçti...
Yaman TÖRÜNER
Bir baş soğan bir kazanı kokutur
Bir ülke düşünün, devlet kurumları hesapların...
Güngör URAS
Başbakan dışarıda "güven tazelemek" zorunda
Bu noktada piyasadaki çalkantıyı durdurmak iç...
M. Ali BİRAND
Piyasalar...
Bu haftanın gündemi para etrafında döndü.

© 2006 Milliyet