|
Nerede o eski öğretmenler?
YÖK'le birlikte öğretmen yetiştirme düzeni felce uğradı. Ama Kemal Gürüz'e göre, gerçek öğretmenler, asıl şimdi yetişiyor. Kimin haklı, kimin haksız olduğunu anlamak isteyenler ise kendi öğretmenleri ile bugünküleri kıyaslayabilirler.
Elbette geçmişteki tüm öğretmenler çok iyi, şimdikiler de çok kötü değil. Zaten öğretmenlerin kendi niteliklerinden çok öğretmen yetiştirme sistemini sorgulamak istiyoruz.
Yanlış olan, öğretmenliğin, herkesin yapabileceği, sıradan bir meslek haline getirilmesi. Yoksa bugünün gençleri içerisinde de öğretmenliği canı gönülden isteyenler var. Hem de idealizm öldü diyenlere taş çıkarırcasına...
Öğretmenler geleceğimizin mimarları. Onlar ne kadar başarılıysa, ülkelerin gelecekleri o kadar parlak oluyor. Ve bugün her şeye rağmen ülkemiz hâlâ dimdik ayakta kalabiliyorsa, bunu yine öğretmenlerimize borçluyuz.
İçlerinde politize olanlar, görevinin hakkını yeterince veremeyenler, iş bulamadığı için öğretmenliği tercih edenler, kendisini yenilemekten korkanlar bulunsa da onlar yine de bu ülkenin temel taşları...
Okulların kapanmasına, tatilin gelmesine üzülünür mü? Eğer öğretmeninizi çok seviyorsanız, üzülürsünüz. Öğretmeninizi anneniz, babanız kadar yürekten sevebilir misiniz? Eğer emekliliğini erteliyor ve sizi mezun edinceye kadar her türlü abuk sabukluğa göğüs gerip yanı başınızda oluyorsa, kocaman bir evet.
Zeynep Öğretmen
Aşağıdaki haber, birden eski öğretmenlerimi, günümüzün genç idealist öğretmenlerini, öğrencilerini ısıtmak için sobayı yakarken cayır cayır yanan şehit öğretmenlerimizi hatırlamamı sağladı:
"Karşıyaka Aydoğdu İlköğretim Okulu 5/A sınıfı öğretmeni Zeynep Aksoy, yıl sonu veda gecesinde 40 öğrencisine, kendi parasıyla aldığı Atatürk'ün Büyük Söylev'ini armağan etti. Bu anlamlı davranış salonu dolduran veliler tarafından ayakta alkışlandı.
40 öğrencinin beş yıllık birikimlerinin sergilendiği gecede, "Kurtuluş Savaşı Panoraması" ve "Bir Coşkudur Cumhuriyet" tabloları canlandırıldı. Bir öğrenci de "Atatürk'ten Son Mektup" şiirini okudu. Veda gecesinde ayrıca, skeçler, gitar dinletisi, tango dansı ve folklor gibi etkinlikler yapıldı. Sınıf korosu Karşıyaka ve İzmir türküleri söyledi.
Gecenin finalinde ise, Zeynep Öğretmen'in veda konuşması vardı. O an tüm 5/A sınıfı öğrencileri gözyaşlarına boğuldu. Zeynep Öğretmen, beş yıldır emek verdiği öğrencilerini tek tek öperek teselli etti. Ardından da kendi parasıyla aldığı Atatürk'ün Büyük Söylev'ini armağan etti. Aksoy'un bu anlamlı davranışı, salonu dolduran öğrenci velileri tarafından ayakta alkışlandı..."
Ve annesiyle gurur duyan bir gencin satırları. Bu genç kız şimdi bankacı. Önce Ankara Fen'i, ardından da ODTÜ Endüstri'yi bitirmiş. "Hep ilk tercihlerime girdim. Çünkü ben Zeynep Öğretmen'in kızıydım" diyor. İşte Özgür Aksoy'un gözüyle annesi:
"Herkes annesini çok sever, ben de çok seviyorum. Bu sevginin yaratacağı sübjektiflikten etkilenmeden Zeynep Aksoy'un annem olmasından dolayı çok şanslı bir Türk genci olduğumu düşünüyor ve kendisiyle gurur duyuyorum.
Kendisine beni bu kadar iyi yetiştirdiği için, küçükken kekler yapıp Çocuk Esirgeme yuvalarına dağıtırken beni de yanında götürüp oradaki çocuklarla kaynaşmaya zorladığı için, Atatürk'ü ezberlememi değil-anlamamı sağladığı için ve buraya dökemeyeceğim milyonlarca şey için sizin kanalınızla teşekkür etmek istiyorum.
Annemle ilgili bu geceyi iki satırla duyurabilirseniz, bu muhteşem ve Atatürkçü bir annenin kızı olarak kendisine küçücük bir teşekkür iletmiş olacağım. Köşenizde "Zeynep Aksoy"u gördükten sonra aynaya bakıp hayatında bir kere de öğrencilerinden önce kendisine "aferin" demesini istiyorum."
Özetin özeti: İyi ki Zeynep Öğretmen'ler var...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|