|
Enerjide hem zengin, hem fakiriz
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Enstitüsü'nün düzenlediği 2 günlük Enerji Çalıştayı sonunda hem bilgilendim, hem de ümitlendim.
Bilgilendim, çünkü kömürden hidroliğe, jeotermalden kojenerasyona, rüzgârdan güneşe, petrolden doğalgaza enerjinin her alanı için ayrı ayrı düzenlenmiş oturumlarda, konusunun uzmanı konuşmacıları dinleme imkânım oldu.
Ümitlendim, çünkü Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Enerji Bakanlığı uzmanlarının son tahminlerinin aksine, elektrikte geleceğimizin "karanlık" olmadığını fark ettim. Kömürden hidroliğe, hem kullanılmayan mevcut kaynaklar açısından zenginiz, hem de enerji verimliliği ve kayıp - kaçak oranının düşürülmesinde alınacak çok yolumuz var.
Enerji israf oluyor
İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Satman'ın çalıştayı açış konuşmasında altını çizdiği gibi, en önemli sorunlarımızdan biri enerjiyi verimli kullanamamamız. Satman'ın verdiği bilgiye göre Türkiye, birim mal üretimi için Avrupa Birliği ülkelerinin 2.5 katı enerji harcıyor. GSMH başına enerji tüketimi olarak tanımlanan enerji yoğunluğu, AB için yaklaşık 200 kg petrol eşdeğeri / 1000 euro iken, Türkiye için yaklaşık 500 kg petrol eşdeğeri / 1000 euro. Ne büyük israf! Neyse ki Avrupa Birliği'nin zorlamasıyla da olsa Enerji Verimliliği Yasa Tasarısı TBMM'de.
DPT abartıyor mu?
Prof. Satman'ın konuşmasında önemli bir başka nokta da, DPT ve Enerji Bakanlığı'nın talep projeksiyonunun yüksekliği.
Grafiklere alışık olmayanlar için, rakamlar ve çizgileri yazıya dökersek:
n Türkiye'de birincil enerji tüketimi 2004'te 88 milyon ton PEE (petrol eşdeğeri), 2005'te ise 93 milyon ton PEE olarak gerçekleşmiş...
Buradan yola çıkarak Satman'ın yaptığı talep projeksiyonları şöyle:
1) 2020 yılı talep projeksiyonu 1970 - 2004 arası gerçekleşmeler esas alınarak yapıldığında 120 milyon ton PEE.
2) 1985 - 2004 eğilimi 2020 yılına kadar devam ettirildiğinde 125 milyon ton PEE.
3) 2002 - 2004 arası 3 yıllık eğilimi esas alıp 2020 yılına talep projeksiyonu yapıldığında bile 163 milyon ton PEE.
4) DPT ve Enerji Bakanlığı'nın 2020'ye ilişkin birincil enerji tüketimi tahmini ise grafikte de görebileceğiniz gibi 222 milyon ton PEE.
5) 2002 - 2004 eğilimi 10 yıl sonrasına, yani 2030'a uzatıldığında bile 212 milyon ton PEE çıkıyor; DPT'nin 2020 için öngördüğü 222 milyon tonluk PEE'ye erişilemiyor.
Talep senaryoları
Enerji Bakanlığı'nın senaryolarının geçmişte de tutmadığını biliyoruz. Çalıştayda tanıştığım senaryoları hazırlayan Enerji Bakanlığı Daire Başkanı Macide Altaş'la konuşunca nedenini anladım. Altaş'tan öğrendiğime göre, enerjide talep senaryolarını hazırlarken, DPT'nin 2015'e kadar öngördüğü yıllık % 6.4'lük büyüme rakamını esas almak durumundaymışlar. Yüksek talep senaryosu, enerji yoğun ağır sanayi yatırımlarına, düşük senaryo daha az enerji harcayan yatırımlara göre hazırlanıyormuş.
Türkiye'nin, önümüzdeki 10 yıl hiç sektirmeden % 6.4 büyüyeceğine ve bu devirde ülkemizde büyük demir - çelik yatırımları yapılacağına inanan varsa mesele yok.
Ben daha az enerji gerektiren hafif sanayi yatırımlarının bile yapılmasının çok zor olduğuna inanıyorum da...
mtamer@milliyet.com.tr
|
|