Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Erdoğan'dan hodri meydan

Mesut Yılmaz'a: 'Çamurun üstüne oturmam' diyenlerin üstü çamur oldu. Süleyman Demirel'e: 'Verdimse ben verdim' diyenler Türkiye'yi büyütmediler, yıllarını heba ettiler

ABDULLAH KARAKUŞ Antalya


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yüce Divan'daki davasının sonuçlanmasının ardından siyasete döneceğini açıklayan eski Başbakan Mesut Yılmaz'a, "'Çamurun üstüne oturmam' diyenlerin üstü başı çamur oldu" mesajı gönderdi.
AKP 7. İstişare Toplantısı'nın açılışında laiklik tartışmalarına değinen Erdoğan, konuşmasında Yılmaz, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı da hedef aldı:
  • BİZİM YERİMİZ ER MEYDANI: Ahlak zemini zayıf siyasetten Türkiye çok çekti. Bir enkaz devralıp enkaz devredenler bugün yeniden ellerini ovuşturmaya başladı. Ama bilmiyorlar ki Türkiye onların bıraktığı yerde değil. Zaman zaman gerilim arzusuna kapılanlar var. Onların bizi çekmeye çalıştıkları minderde asla güreşmeyeceğiz. Yerimiz onların meydanı değil, er meydanıdır. "Çamurun üstüne oturmam" diyen siyasetçilerin üstü başı çamur oldu (1996'da ANAYOL hükümetinin Başbakanı olan Yılmaz, bu sözlerle Tansu Çiller hakkında soruşturma komisyonu kurdurmuş ve koalisyonun yıkılma sürecini başlatmıştı). Demokrasiyi halktan esirgeyen bir siyasetin, millete yukarıdan bakan bir yönetimin geleceğin Türkiye'sinde yeri kalmamıştır. Bu doğrultudaki yeni arayışlar, yeni sentezler beyhude arayışlardır.
  • YILLARI HEBA ETTİLER: Millet yeniden kaosa sürüklenmeye, parçalı yamalı günlere dönmeye müsaade etmeyecektir. "Çamur üstüne oturmam" diyenleri, "verdimse ben verdim" (Demirel'in İlksan skandalı sırasında söylediği söz) diyenleri de gördük. Ankara'dan kördüğüm haline getirmeyi siyaset olarak yürütenler, Türkiye'yi büyütmek şöyle dursun yıllarını heba ettiler.
  • ÇILDIRIYORSUNUZ: Boş sözle, kuru vehimle siyaset devri kapanmıştır. Bunu bildikleri için millet iradesine karşı tavır almaya çalışanlar var. Demokrasiye, cumhuriyete, hukuka, güvene, istikrara muhalefet etmeyin, gelin sandıkta niye rekabet görmediğinizi kendi kendinize bir sorun. Siz demokrasiyi, hukuku, adaleti içinize sindiremediniz. Adalet değil imtiyaz istediniz. Şimdi bu imtiyazı bulamadığınız için çıldırıyorsunuz.
  • GÖKKUŞAĞI ÜLKESİ TÜRKİYE: Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiye, Allah'ın izniyle bir gökkuşağı ülkesi olacaktır. Bu ülkede fikirler özgür olacaktır. Farklılıklar, zenginlik olarak kabul edilecektir. Bu ülkede herkesin hukuku korunacaktır.

  • Cumhuriyetin temel nitelikleri, günlük politikanın malzemesi olmaktan kurtulacaktır. Cumhuriyet de, demokrasi de, hukuk da, laiklik de, milletimizi birleştiren müşterek değerler olarak yükselecektir. Bu ülkede laiklik, din ve inanç özgürlüğü tartışma konusu olmaktan çıkacaktır.
    AKP siyasetinin en temel dinamiği, bir hukuk devletine olan ihtiyaçtır. Bu hukuk devleti de evvel Allah Türkiye Cumhuriyeti'dir.

    MEDYADAN ÖZEL DESTEK İSTEDİ
    'Bizi eleştirin'

    Başbakan, sık sık eleştirdiği medyadan ilk kez özel destek isteyerek, "Karalama politikalarını değil, eleştirel yaklaşımlar istiyoruz" dedi

    Başbakan Erdoğan başkanlığındaki Antalya'daki AKP kampına ekonomideki son gelişmeler damgasını vurdu. Partili ekonomistlere bakanların bir araya gelmesi ve Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nun (EKK) toplanması talimatını veren Erdoğan, sık sık eleştirdiği medyadan da ilk kez özel destek istedi.

    Bir yanlışımız mı var?
    Ekonomi tartışmasına sahne olan kampta, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyeleri, döviz ve faizlerdeki dalgalanmayla ilgili olarak hükümeti ilk kez sorgularken, "Bir yanlışımız, eksiğimiz mi var? İyi araştıralım, yanlış yapılan şeyleri değiştirelim. Yanlışlarımız, eksiklerimiz olabilir" dedi. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise, "Panik gerektirecek bir durum yok. Her şey kontrol altında" diye konuştu.
    Erdoğan, milletvekillerine de EKK'nın Antalya'da toplanacağını belirterek, "Yakın takipteyiz. Merkez Bankası kendine düşen görevleri yerine getiriyor. Gereken adımlar neyse atılacaktır. Ama bu sorumluluk sadece hükümetin, Merkez Bankası'nın sorumluluğu değildir. Bu ülkede ekonomiden rahatsız olan, olmayan tüm kuruluşların da sorumluluğudur" dedi.
    Erdoğan medyaya da şu sözlerle çağrıda bulundu:
    "Şimdi bir şey söyleyeceğim, hemen rahatsız olanlar olacak, biz bu konuda medyanın da özel desteğini istiyoruz. Engellemesini değil, karalama politikalarını değil, eleştirel yaklaşımlar istiyoruz.
    Bu eleştirel yaklaşımları, ekonominin aktörleri üzerinde karalama kampanyalarına çevirirlerse bu doğru değildir. Onların da insan olduğu unutulmamalıdır. Bu ülkede geçmişte birçok krizler yaşandı. Şu dönemle o dönemlerin hemen mukayesesi içine girmek, 'oraya dönüyoruz' gibi yakıştırmalar yapmak, bunlar çirkin çok şeyler.
    Şu anda Türkiye yere sağlam basan ekonomiye sahiptir. Bu konuda özellikle hassasiyet bekliyoruz. Hükümet elinden geleni yapmaya devam edecektir. Medya da üzerine düşeni vatanseverliklerinin gereği olarak yapmalı, milliyetperverliklerinin gereği olarak yapmalı. Yoksa işin bir yanı eksik kalır."

    Notlar...
    Başbakan'dan milletvekiline fırça

  • Kampta milletvekillerine şikâyetlerini anlatması için 2 dakika süre verilmesi krize neden oldu. İstanbul Milletvekili Nevzat Yalçıntaş, "Bu kadar kısa sürede ne anlatılabilir. Konuşmayacağım" diyerek toplantıyı protesto etti. Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay da, "Bize öğrenci gibi davranmayın. 600 kilometre yolu 2 dakika konuşmak için mi geldik, bu süre yeterli değil" dedi. Bunun üzerine Başbakan Erdoğan, Yarbay'a "Güzel giden toplantıya sen limon sıkıyorsun. 2 dakika hakkın vardı, 7 dakika konuştun otur yerine" diye çıkıştı.
  • Erdoğan MKYK'da seçim tartışmalarıyla ilgili olarak, "Nihayet seçim yapmayacağımızı herkes anladı. Söylüyorduk, ama inanılmıyordu. Şimdi gazeteciler bile 'seçim yok' diye yazmaya başladı" dedi.
  • AKP'nin büyük kongresi önceki gece MKYK'da 11 Kasım olarak belirlendi. Daha önce kongrenin ekimde yapılması düşünülüyordu. Kongrenin kasıma Ramazan sonrasına sarkıtma amacıyla alındığı belirtildi. Erdoğan, milletvekillerine 2. Büyük Kongre'nin tarihini açıklarken, "İnşallah Kasım 2007'de kongremizi yapacağız" dedi. Vekillerin "2006" diye uyarması üzerine Erdoğan, "Seçimle karıştırdık. 11 Kasım 2006" diye düzeltti.
  • Haşemalı milletvekilleri turistlerle yan yana ilginç görüntüler oluşturdu. Bazı vekiller turistlere bakmamak için kafasını çevirirken, bazıları da turistleri izledi.




  • SİYASET
    Erdoğan'dan hodri meydan
    Sol, partileşme istiyor
    Müfettişe 'siyasi' baskı
    Gül'den İran'a 'çözüm' ziyareti
    Zapsu parayı neden verdi?
    TRT: Yayın müdürü yayını etkilemez!
    DTP kongresinde sürpriz değişim!
    'Kıbrıs'ta yapılan satanseverlik'
    Mumcu: En çulsuz siyasi partiyiz






    Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

    Fikret BİLA
    Denktaş: AB ve Kıbrıs süreçleri ayrılmalı
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusun...
    Hasan CEMAL
    Futbolkolik ile kulağının dibindeki borazan!
    Sabahın köründe, kulağımın dibinde borazan ça...
    Güneri CIVAOĞLU
    Çankaya dosyası (2)
    Dünden devam...
    Derya SAZAK
    Üç Denizin Sesi
    Antik Likya'nın Finikelilere bıraktığı kültür...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2006 Milliyet