Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Haziran 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çankaya dosyası (2)


Dünden devam...
Ankara'da herkes diken üzerinde... 12 Mart ara rejimi hâlâ sürüyor.
Demirel, ara rejim baskılarına rağmen grubuna hâkimdir. Org. Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmesi için baskılara, "Culusla cumhurbaşkanı olunmaz" diye direnmiştir. Gürler'in cumhurbaşkanı seçilemediği oylama sonrası sinirler daha da gerilmiştir.
Asker, "eski Genelkurmay Başkanı Sunay'ın cumhurbaşkanlığı görev süresinin uzatılması formülüyle kışlada ufunetin alınacağı" görüşündedir.
Komutanların muhtırasıyla devrilen hükümetin Başbakanı Demirel ile Genelkurmay Başkanı Org. Semih Sancar, "çok gizli" bir buluşma yapmalılar ve Sunay konusunu konuşmalılar... Ama nerede?
Org. Sancar'ın isteği üzerine Demirel'in onayını alan Mustafa Özkan, "Benim evimde buluşun" der. Özkan o yıllarda 2 gazetenin sahibidir. Demirel'e yakındır. Başkent siyasetinin daha ne sırlar saklayan "kara kutusu" gibidir.
..................................
Demirel, kurmaylarına "nerede ve kiminle" olduğunu karanlıkta bırakarak "çok özel bir görüşme için çıkacağını ama görülmek istemediğini" söyler. Bunun üzerine eski bakanlarından Selahattin Kılıç'ın başına Demirel'in meşhur siyah şapkası konur, etrafını Demirel'in kurmayları sarar. Ve merdivenlerden adeta "perdelemeyle" iner. Demirel'in makam aracına biner ve uzaklaşır.
Demirel ise, arka kapıdan çıkarak Mustafa Özkan'ın Mercedes'ine biner. Direksiyonda kimin olduğunu 43 yıllık can dostum Mustafa Özkan, bana bile hâlâ söylemiyor. Ağzının sıkılığıyla ünlüdür.
..................................
Özkan'ın Çankaya MESA Sitesi'ndeki evine gelirler. 13. kattaki dairesine çıkarlar.
İçeri girer girmez Demirel, "Bir bardak viski" ister.
Demirel, 12 yıllık viskiyi usulüne uygun, buz koymadan ve susuz içmeyi severdi.
Ancak evdeki personeli gönderdiği için ikramı kendi yapan Mustafa Özkan, heyecanla 12 yıllık Chivas Regal viskiye buz ve su koymak ister.
Demirel, "Bak Mustafa, bu viski susuz içilir" der.
O sırada telefon çalar. Org. Semih Sancar "eşini de getirmek istediğini, sakıncası olup olmadığını" sorar.
Demirel'den "Hanımefendi de şeref verirler" cevabı alınır.
Az sonra Sancar da eşiyle birlikte Özkan'ın dairesindedir.
En önemli an bu ilk karşılaşmadır.
Ara rejim Türkiye'sinin Genelkurmay Başkanı, TSK'nın muhtırayla görevden aldığı siyasi parti lideri Demirel'e acaba nasıl davranacaktır?
Soğuk? Mesafeli? Saygılı? Sıcak?.. Hangisi?..
.................................
Sancar, zarif bir baş hareketiyle, "Sayın başbakanım, saygılar. Hanımefendi nasıl?" der.
Sıcak bir el sıkışma olur.
Sonrası daha kolay gelecektir.
1 saate yakın genel konuşmalardan sonra Org. Sancar, "Org. Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmemesi nedeniyle doğan gergin ortamı" anlatır, "asker kökenli Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın görev süresinin uzatılması halinde TSK'nın rahatlayacağını" söyler. Demirel'in bu konuda olumlu tavrının çok yararlı olacağına işaret eder.
Demirel, 12 Mart sabahı telefonuna çıkmayan Sunay'a kızgındır ama durumun kritik olduğunu algılamıştır.
"Sayın Sunay cumhurbaşkanı seçilirken, bizim partimiz de oy verdi. Görev süresinin uzatılması için de oy verebiliriz" der.
Sancar, teşekkür eder, "CHP'nin oyları için de söz alındığını, bunalımın böylece aşılabileceğini" dile getirir.
..................................
Sonrası zaten gazete sayfalarından ve yakın siyasi tarihten biliniyor.
Bu anının yansıtılmasındaki amaç; ülke yararlarının, siyaset hırslarının önüne geçmesi için devlet adamlarına ve uzlaşma kültürüne örnek vermektir.
Gazete sayfalarında ve TV ekranlarında "siyaset ve kışla ilişkileri" üzerine polemikler yanlıştır. Özkan'ın "anılarını" kitap haline getirmesi, yakın siyasi tarihe "çok özel" katkılar yapacaktır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Uyansın da büyüsün, tıpış tıpış yürüsün
Şöyle kalkındık, böyle kalkındık derken; piya...
Melih AŞIK
Pitonla köpürtaj
Arkadaşımız Fahrettin Fidan yine yapacağını y...
Fikret BİLA
Denktaş: AB ve Kıbrıs süreçleri ayrılmalı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusun...
Hasan CEMAL
Futbolkolik ile kulağının dibindeki borazan!
Sabahın köründe, kulağımın dibinde borazan ça...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya dosyası (2)
Dünden devam...
Can Dündar
En iyi bal, can sıkıntısının kovanından çıkar
En büyük keyfimdir biyografi, otobiyografi o...
Abbas GÜÇLÜ
Cimrilik yapıp saçlarınızı musluk suyuyla yıkamayın!
Hafta içinde gazetelerin ilavelerini okumaya ...
Hurşit GÜNEŞ
Ne yapılmalı?
Bugün Para Piyasası Kurulu olağanüstü toplana...
Fatoş KARAHASAN
Samimiyet, netlik ve gençlik ipi göğüsledi
Pazarlama dünyasının on bin temsilcisinin izl...
Metin MÜNİR
Kemal Baba'nın bir çiftliği vardı
Hafta sonunu arkadaşımın İngiltere'nin güneyi...
Hasan PULUR
Vergi, çiroz ve zekâ...
İNSAN bazen kendi kendisine hayıflanıyor, "Bu...
Derya SAZAK
Üç Denizin Sesi
Antik Likya'nın Finikelilere bıraktığı kültür...
Meral TAMER
DPT'nin kulaklarını çınlattık!
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Enerji Ens...
Ece TEMELKURAN
Piton Pakize'nin Ankara maceraları
Ankara Hayvanat Bahçesi'nin biricik gülü, özg...
Tamer HEPER
Kurumlar çöküyor
Geçen gün Fatih Adliyesi'nde işim var. Camdan...
Osman ULAGAY
Dalganın ardındaki 'büyük para'
Günümüzde, dünyada olup biteni yakından izley...
Güngör URAS
Yabancı yatırımcıya 'çifte kaymaklı' bono faizi
Yabancı yatırımcılara hükümetimizin ikramı ol...
Serpil YILMAZ
Ayfer Toprak: Siyasete gireceğim
Krizden 'bankasını kaptırarak' kurtulan Topra...

© 2006 Milliyet