|
 |
|
|
Haftanın kahramanı Piglet
Ünlü çizgi film "Winnie the Pooh"un karakterlerinden biri olan Piglet geçen hafta Türkiye'nin gündemindeki kahramandı. Suçu domuz olmaktı. Yoksa acaba Miss Piggy kadar seksi olmadığı için mi TV'ye kabulü tartışılıyordu?
Piglet, dünyaca ünlü çizgi film "Winnie the Pooh"un en sevimli karakterlerinden biri. Başroldeki ayıcık Winnie'nin en yakın arkadaşı. En önemli özellikleri karanlıktan çok korkması ve fazla meraklı bir tip olması. Aslında ufak tefek bir yaratık ama korkularının üstüne gitme, birçok güçlüğün üstesinden gelme konusunda da çok başarılı. Pembe, şirin, bazen korkak bazen çok cesur bir domuzcuk.
İşte bu domuzcuk geçtiğimiz hafta Türkiye'de gündemin kahramanlarından biriydi. Bazı gazetelerde, eğer özetlersek, TRT'nin Walt Disney'den aldığı çizgi filmlere "Winnie the Pooh"u dahil etmediği, bunun nedeni olarak da Piglet'i gösterdiği yazıldı. Hatta "Winnie the Pooh"un satın alındığı, arşivlerde olduğu ama montajlandığı söylendi. Çünkü Piglet, Türk halkının kirli kabul ettiği, etini yemediği bir domuzdu.
İş, Türk basınıyla da kalmadı. Çizgi filmin TRT'de yayınlanamamasının yankıları yurtdışına da taştı. New York Times gazetesi TRT'nin, çizgi filmi Piglet bir domuz olduğu için yayından kaldırdığını yazdı. Hatta "Piglet'in 'Winnie the Pooh' çizgi filminde dostları olabilir ancak Türk devlet televizyonu TRT'de hiç dostu yok" yorumunu yaptı.
O ilk domuzcuk değil
Oysa TRT yetkilileri çoktan bir açıklama yapmıştı. Çıkan haberleri aslı olmayan, karalamaya yönelik haberler olarak gördüklerini belirttiler. En azından Walt Disney'den malzeme alımına temmuz ayında başlanacağını söylediler.
Aslında geçmişi şöyle bir kurcalayanlar Miss Piggy'yi hemen hatırlayabilirdi. Hani şu ünlü kurbağa Kermit'li "Muppet Show"daki seksi, şuh Miss Piggy... O da bir domuzdu ama hiç sansüre uğramadan TRT ekranlarından şovunu sürdürebilmişti. Ya da yıllarca çeşitli kanallarda yayınlanan "Looney Tunes" karakterlerinden Porky Pig. O da Türk halkının hiçbir şikayeti olmadan seyrettiği domuzcuklardan biriydi.
TRT "Winnie the Pooh"u satın alır ya da almaz, ancak New York Times bilmeli ki Türkiye'de yaşayanların çizgi filmlerdeki, kukla şovlardaki, kısaca ekranlardaki ünlü domuzlarla hiçbir sorunu yok.
Yavru ayının hikayesi
"Winnie the Pooh" tüm dünyaya yayılmış bir çizgi film. Aslında
A. A. Milne'ın bir kitap serisinin adı. Ama öyküsünün asıl başlangıcı I. Dünya Savaşı'na kadar uzanıyor. Hikaye şöyle: Kanada Winnipeg'den Teğmen Colebourn bir birliğe katılmak üzere tren yolculuğu yaparken mola sırasında bir avcıdan 20 dolara bir yavru ayı satın alır. Avcı bu ayıcığın annesini vurmuştur. Teğmen yavru ayıya memleketinin isminden yola çıkarak Winnipeg, kısaca Winnie adını koyar. Sonra bu ayıcık birliklerle İngiltere'ye gider, gün gelir kendini Londra Hayvanat Bahçesi'nde bulur.
1977'de çizgi film oldu
İşte o bahçenin sıkı ziyaretçilerinden biri de yazarımız, Milne'ın oğlu Christopher Robin'di. Oğlu sayesinde ilham alan Milne, Eeyore, Piglet, Tigger, Kanga ve Roo gibi karakterleri de ekleyerek "Winnie the Pooh"u yarattı. İlk kitap 1926 yılında basıldı. Sonra devamı geldi. "Winne the Pooh" o kadar sevildi, o kadar popüler oldu ki 25'ten fazla dile çevrildi, milyonlarca baskı yaptı.
Kitaplar sadece okuyucuların değil Walt Disney'in de ilgisini çekince 1977 yılında "Winnie the Pooh" karakterlerinin hepsi hareketlendi, çizgi film oldu. İlk yayın tarihinden 20 yıl sonra, 1997'de ise uzun metrajlı filmi "Pooh'un Büyük Macerası" ile beyaz perdeye geçti. 2000 yılında da çizgi filmin ana karakterlerinden biri olan Tigger sinemada başrole soyundu, "The Tigger Movie" vizyona girdi.
|
|
|

|