Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MÜZİK
Dipten gelen dalga

Dünya Kupası maçlarından fırsat bulduğunuzda, yarının müziğini elleriyle yaratacak olan gençleri izlemeye gidin. Yarını hissedebilmek için dipten gelen dalgaya kulak verin

MURAT BEŞER

Yazının konusu, İlya Ehrenburg'un Sovyetler'in kuruluşunu anlatan aynı adlı eseri değil. Müzik sektörünün bunalımına, ekonomik koşulların yıkıcılığına karşın, doğru bildikleri tutku dolu yolda çok şeyi feda etmeyi göze almış genç müzik topluluklarımız.
Hepsinin nihai hedefi, kendilerine model aldıkları müzisyenler gibi ilk albümlerini çıkarabilmek. Ancak albüme giden yol oldukça çetrefilli. Öncelikle yıllar boyunca iyi, kötü demeden alabildiğine konser vermek, doğru dinleyiciye, ama konserle ama demoyla, olmadı internet paylaşımı ile ulaşabilmek gerekiyor.
Bu meşakkatli yolda sayısız iyi topluluk var İstanbul'da. Hepsinin adını zikretmeye yerimiz elvermiyor. Birkaçına değinelim.

Yarının sahibi topluluklar
Yıllarca Mojo'da Spitney Bears adıyla çalan üçnoktabir, şu sıralar stüdyoda. Blondie etkili vokalleri, sert gitar, bas ve davullarıyla hayli etkili bir isim. Demolarındaki "Ölmeden Ünlü Olsam" ve "Film" adlı şarkılara dikkat.
Geleneksel Türk folk müziğini, arabesk ve rock ile harmanlayan, saykodelik rock icra eden Ayyuka, eğer albüm şansı yakalayabilirse, müziğimiz için iyi bir kazanım olacak.
Kaybolma, panik, hayata atılma gibi gençlik sendromlarını The Smiths'vari bir duyarlılıkla şarkılarına taşıyan Sakin, albüm için sıra bekleyen, umut dolu topluluklarımızdan biri.
Alternatif tınıların hırçınlığını bestelerinde sergileyen DDR ise bir yandan post rock şarkılar yorumluyor, öte yandan da aynı espride kendi bestelerini çalıyor.
Kim vurduya giden albümleriyle tanıdığımız Tamburada üyelerinin farklı bileşenlerle oluşturduğu iki nefis topluluk var; ilki avangard caz ve modern konseptleri harmanlayan DANdadaDAN, diğeri buram buram romantizm kokulu, melodik dans elektronikasının ülkemizdeki iyi temsilcilerinden 123.
"Hababam Sınıfı"ndan eski Beşiktaşlı futbolcu Nouma'ya kadar geniş ilham kaynaklarına sahip "çılgın sanat çetesi" Dinar Bandosu, hırçın kız kolektifi Pin-Up, kendilerinden "Bizim Mogwai'miz" diye bahsedilen, geleneksel rock çalgılarına keman, sample ve elektronik öğeler ekleyen Change of Plans, şaşırtıcı olmayı hedef seçen, yenilikçi ve doğaçlamacı bir rock kavrayışına sahip Kafabindünya, bahsine değer diğer isimler.

Küçük mekanlarda çalıyorlar
Özgün parçalarında, Balkan motiflerini işleyen, renkli doğaçlamalara fazlaca özgürlük tanıyan anlayışıyla Gevende, alaycı şarkılarındaki özgün tavırla, irkiltici yaklaşımlarıyla Cemiyette Pişiyorum, surf müziğinin ülkemizdeki tek temsilcisi Rumble Fish mutlaka bir şekilde ulaşılıp dinlenmesi gereken farklı tınılı topluluklar.
Karşılıklı olarak birbirimize ihtiyacımız var. Yarının Mor ve Ötesi, Replikas, Duman'ı olmaya aday bu genç toplulukların çoğu, şimdilerde Beyoğlu'nun izbe ve küçük mekanlarında çalıyorlar. Hem de albümlü pek çok topluluğa taş çıkartırcasına.
İster memur olun, ister öğrenci; fark etmez, fabrikatör ya da işsiz de olabilirsiniz. Bira ucuz, bardak kirli, mekan salaş demeyin. Dünya Kupası maçlarından fırsat bulduğunuzda, yarının müziğini elleriyle yaratacak olan bu gençleri izlemeye gidin. Yarını hissedebilmek için dipten gelen dalgaya kulak verin.


Köklerden dallara "Külliyat"

Sabahat Akkiraz'ı anlatmaya hacet yok. Yaşayan en büyük kadın türkücülerden. Alevi türkülerini, semahlarını kusursuz yorumlayan, uluslararası sesimiz. Orient Expressions dörtlüsünün ise orijinalliği açısından hatırı sayılır bir geçmişi oluşmaya başladı.
Yan yana gelişlerine dudak bükenlerimizin sayısı az değilse de, ortak albümleri "Külliyat", önyargıları biraz olsun kırmaya yarıyor.
Albüm Akkiraz'ın sesi üzerine kurulmuş; ona göre pozisyon almış çalgılar, DJ'ler. Doğru da yapmışlar. Tersi rahatsız edici olur; kaynaşımın tadını kaçırırdı. Hassas dengedeki ilişkide ibrenin türkülerden yana dönüklüğü albümün sıcaklığının artırmış; düzenlemelerin kanını kaynatmış.
Radikal olmasa da yenilik önerisinde bulunuyor "Külliyat" ama bir gıdım. Öneriyi yapan Akkiraz olmasaydı kabulü zor olurdu.



Elde avuçta ne varsa...

Bu CD'nin adı yanlış konmuş. Konseri anladık ama rare (nadir) kayıtlar biraz kuşkulu. En azından gerçek Korn hayranı ve toplayıcısı için.
"Live&Rare" adlı albümdeki kayıtlar arasında bilinmedik, az tanınan bir şey yok. İlk yedi parça, 2003 yılındaki CBGB konserinden. Bunlar konser videosu formatında olan "Greatest Hits"in bonus CD'sinde yayınlanmıştı. Metallica yorumu "One", "Take a Look in the Mirror" albümünün bonus şarkısıydı. "My Gift To You" ve "A.D.I.D.A.S.", 1999 Woodstock kayıtlarından alınma.
Stüdyo kaydı olan iki parça, "Earache My Eye" ve "Proud"; ilki "Follow The Leader" albümünün gizli şarkısı, diğeri "I Know What You Did Last Summer" film müziğinden.
Korn severlere eğer bir güzellik yapılacaksa, single'ların B yüzlerinden oluşan bir toplama çıkarılsın.



Epik metal şarkılar

Dördüncü albümünü çıkaran Amerikalı progresif metal dörtlüsü Tool, "10.000 Days" adını hayranlarının çilelerine istinaden vermiş olmalı. Çünkü, öncekinin üzerinden beş yıl geçti; bu süre yenisini iple çekenlere 10 bin gün gibi geldi. Tool yine bir konsept albüm sunuyor bize; yoruma açık uzun epik rock şarkıları eşliğinde. Eh, King Crimson, Pink Floyd, Yes gibi topluluklardan esinlenmiş olmak kolay zanaat değil.
Yapımcı Joe Baresi tam bir ses cambazı. Onun bu tarafının kayıtlarda ağır bastığı her şarkıda hissediliyor, ama özellikle 11 dakikalık "Rosetta Stoned"da topluluğun ön adamı Maynard James Keenan'ın sesi, öyle filtrelerden geçirilmiş ki; onu gerçeküstü tabloya ait bir figür ya da gökten zembille inmiş biri sanırsınız.
Son söz; "10.000 Days" albümü yılın en iyi kapak tasarımına sahip.





PAZAR
Deposunda Picasso'lar ve Osman Hamdi'ler var
"Plajda payetli, pullu kıyafetler giyilmesini anlamsız buluyorum"
"İngilizim ama bir Osmanlı ve bir İstanbulluyum"
Evlere fıkra servisi
Haftanın kahramanı Piglet
Dipten gelen dalga
Hiperaktif kupa
En iyi bal, can sıkıntısının kovanından çıkar
Yengeç ve ünlüleri
Kişilikli bir kebapçı
Konstantin surları
Zehirlenmemek için ne yapmalı?
Köyde doğum günü...
Geç gördüğüme pişman oldum
Masaldır bunun adı
"Hamam suyu" mevsimi açıldı!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet