Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Haziran 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Masaldır bunun adı


yural@milliyet.com.tr

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken, manda hamal, horoz gasteci, cin de reklamcıymış. Cam ekranda oynar iken kıt akıllı kargalar, yirmi iki çeşit paketten cips tüketirmiş çocuklar. Dondurması gazozu, şekersizi fruktozu, içine boya kattım, alladım pulladım sattım.
* * *
Var varanın, sür sürenin, baykuşu çok viranenin. Destursuz hamburgerciye girenin hali duman olurmuş. Ah ne duman, ne duman. Bir uyduruk çizgi kahramanın oyuncağı peşinden ya babadan dayak yer, ya da obez olurmuş çocuklar. Sokaklardakileri kimse görmezmiş, sanalmış sokak çocukları; sanalmış köpekler, sanalmış kediler, öylesine kirlenmiş ki denizler, pisliğinden çöplüklerde beslenir olmuş kargalar gibi martılar. Bir başına bir çocuk, bilgisayar başında oyun oynar, düşmanlarla savaşırmış bir küçücük odada.
* * *
Yaşım üç müydü, beş miydi? Tahtadan atlar, arabalar, kamyonlar yapardım. Gazoz kapaklarından rozet takar, gazete kâğıtlarından futbol topu, yuvarlak taşlardan misket, kemikten aşık, ağaç dallarından çelik-çomak. Oynayacak arkadaş arardım. Önemli şeydi arkadaşlık, varsılla yoksul aynı sırada otururdu. Açılmamıştı daha özel okullar. Forforadan sürsüreden, Manisa'dan Tire'den, yenice geçtik MİÇO ile konaraktan göçerekten, lale sümbül biçerekten, İstanbul'dan kırk, Sakarya'dan on okul, gerisini de ara sen bul.
* * *
Yaşım üç müydü, beş miydi? Haftada bir yazlık sinema, ayda bir gezici tiyatro, bazı yıllar bir sirk, bir kumpanya, beş-on kitap, bir-iki dergi, radyoda Arkası Yarın, masal masal matitas, kalaylandı bakır tas. Küçük bir kasabada büyüdü bir çocuk kendi gibi arkadaşlarıyla birlikte. Keloğlan dinlensin diye biraz, yaz babam yaz.
* * *
Patatesler tebdil-i kıyafetle çıktı pazara, tuzlandı yağlandı, cips oldu torbalandı, içine girdi binbir karakter, Şekilden şekle girdi gofretler. Kartuşlar çıktı. Game-boylar eskidi. Şiddet içeren strateji oyunları babalara çaktırmadan kapının altından eve girdi. Okumaz oldu çocuklar ne şiir, ne öykü, ne roman. Çıkamadı marketlerde raflara, tabancasız kahramanları anlatan dergiler. İstemiyordu artık çocuk arkadaşı, çünkü yalnız oynuyordu pek çok oyunu. İçedönük ve bencil biçimlendi yenidoğan, kartallar onu kapmadan.
* * *
Artık çocuklar ne yazar olmak istiyordu, ne asker, ne mühendis ne doktor umurunda değildi hiçbirinin. Küçük bir oğlan şovmen olmak istiyordu Memedali gibi, küçük bir kız manken. Biri Gargamel olmak istiyordu, biri sihir yapan bir büyücü, biri görünmez adam, biri de ünlü bir futbolcu Reyna'ya kızlarla girerek hava atmak isteyen. Yaşam bir yarışmaya döndü. Kimi ünlü olmak istiyordu, kimi şarkıcı, kimi milyon kazanmak. Kimi çalışmadan yiyip içip, sırtüstü yatmayı düşlüyordu. Yoktu böyle bir masal. Yeni çocuk kuzu değildi, kuzuyu da tanımıyordu. Kırmızı Şapkalı Kız kurt olmak istiyordu, oğlan Merlin. Kafdağı'nda bir kuyu, derin mi derin. İçinde çocuklar, pırpır eder uçamaz; debelenip çıkamaz. Önünde bir cam kutu, bu kutuyu aşamaz. Masaldır bunun adı, dinlemekle çıkar tadı. Bazen çok şey anlatır, bazen de isteyen çıkarır sözün altında yatanı.



PAZAR
Deposunda Picasso'lar ve Osman Hamdi'ler var
"Plajda payetli, pullu kıyafetler giyilmesini anlamsız buluyorum"
"İngilizim ama bir Osmanlı ve bir İstanbulluyum"
Evlere fıkra servisi
Haftanın kahramanı Piglet
Dipten gelen dalga
Hiperaktif kupa
En iyi bal, can sıkıntısının kovanından çıkar
Yengeç ve ünlüleri
Kişilikli bir kebapçı
Konstantin surları
Zehirlenmemek için ne yapmalı?
Köyde doğum günü...
Geç gördüğüme pişman oldum
Masaldır bunun adı
"Hamam suyu" mevsimi açıldı!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet