|
 |
|
|
Olağanüstü gece
Öyle bir futbol maçı düşünün ki sonuna kadar harp ve darp. Hepsi 90 dakikanın içinde. 16 sarı ve 4 kırmızı kart. Kıran kırana, kemik kemiğe, dişe diş korkunç bir mücadele. Her iki takım da kendini adamış, sahaya terini ve emeğini yansıtmış, ilk sekize kalmak için benliğindeki tüm gücü sonuna kadar sahada vermiş. Almanya 2006'nın belki de en güzel maçı, belki de dünya kupaları tarihinin en ilginç maçı.
İşte öyle bir maç izledik Nürnberg'de. Takımların başarı için neleri feda edebileceğini yakından gördük. Felipe Scolari'nin maç öncesi çok ilginç bir sözü vardı. "Ya kazan, ya da sonuna kadar savaş. Benim felsefem bu. Eğer bu felsefeyi futbolcularıma anlatabilirsem başarı da mutlaka gelir."
Belli ki anlatmış Scolari. Bir Portekiz takımı düşünün ki içinde Ronaldinho, Figo ve Deco gibi yıldızlar var. Ancak bu yıldızlar bile sahadaki korkunç mücadelenin baş aktörleri olabiliyor. Ronaldinho sakatlanıp çıktı diye göz yaşlarına boğuluyor. Figo çıkıncaya kadar yapabileceğinin en iyisini yapıyor. Sadece onlar mı. Sahada Miguel diye bir oyuncu var, inanılır gibi değil. Kalecileri ve tekmeye kafa koyan defansları. 9 kişi kaldıklarında bile 11 kişinin gücüyle oynayabiliyorlar.
Müthiş savaş
Hollanda ise yepyeni bir takım. Genç bir ekip. Bir an olsun hiç yılmadılar. Portekiz'in futbol savaşına, savaş ile karşılık verdiler. Ama şanssızdılar. Ancak ne olursa olsun dünkü maçta Van Nistelrooy oynamalıydı. Onun yerine oynayan Kuyt oraya oturmadı. Ne kadar formsuz olursa olsun dünkü haliyle Van Nistelrooy üç tane Kuyt ederdi. Bu maçın belki de kader hatasıydı.
Kısacası olağanüstü bir maç izledik. Her anıyla doyumsuz dakikalar yaşadık. İkisini de helal olsun. Ama Portekiz'e daha fazla. Ancak bu işe en çok İngiltere'nin sevindiği de bir gerçek.
h.ozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|