|
 |
|
|
Beklenen sürpriz
Eğer herhangi bir başka takım İspanya'nın grup performansını sergilemiş olsa şampiyonluğun en önemli adayı olarak gösterilirdi. Ama burada harika performanslarına rağmen kimse bunu söylemedi. İspanya'nın geleneksel kaybedenliği onların yolunu kesecekti. Bu çok erken oldu.
Cumartesi günü İspanyol Gazetesi Marca "Hadi Zidane'a jübile yapalım" başlığıyla çıkmıştı. Zidane önce 'yarım asist' sonra da golle Madrid merkezli gazeteyi üzdü. Son 2 ayda 2. kez. Futbolu bırakarak ve İspanya'yı eleyerek.
Kupanın en tempolu takımı İspanya'yı orta sahada durdurdular. Vieira (Fabreagas'a yerini bırakan), Makelele (Real değerini bilmediği için ayrılan) Zidane (Jubile esprisine fazlasıyla kızan) ve Malouda uzun süredir ilk kez bu kadar iyiydi. Bu iyi oyun Xavi'nin iddiasıyla daha tempolu ve hızlı düşünen İspanya orta sahasını bozdu. 1-0 yenik duruma düşmüşken bile. Buna belki de Aragones de yardım etti. Sena ve Luis Garcia'yı yedeğe çekerek ve grupların en iyi takımını bozarak.
Yaşlı İspanyol'un Barça'dan aparttığı taktik belki de bu müdahalelerden işlemedi, kim bilir. Ancak ne olursa olsun. Penaltı dışında pozisyon bulamayan İspanya'yı oynatmayanın rakibi olduğunu söylemek gerekir. İspanya hem orta sahasını kullanamayıp hem de savunması çok önde yakalanınca tamamen tanınmaz hale geldi.
Henry'nin sürekli, ofsayta yakalanması onları kurtardı denebilir. Sagnol ve Ribery'nin yüksek performansı, orta sahalarıyla uyumlu çalışan savunma göbeği de bu zaferde başroldeydi.
Sonuçtan bağımsız olarak bu gayet keyifli maçı daha da güzelleştirmesi gereken hakem Roberto Rosetti'nin tempoyu fazlasıyla düşürdüğünü söylemeli.
Avantajı bir otomobil aksamı sanıyor olmalı. Ve sonuçla direkt bağımlı olarak İspanya'nın ilk maçta sürklase ettiği Ukrayna'nın bir üst turda olması ne de acayip bir durum değil mi?
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|