Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Haziran 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

AKP pedala basmazsa düşecek


Merkez Bankasını (MB) mahallenin yumuşak yüzlü, kibar ancak kafası kızdığı anda da, kükreyip etrafa diz çökerten "abi" ye benzetiyorum. Pazartesi gününden bu yana, piyasalara öylesine bir girdi ve etrafı öylesine etkiledi ki, umarım bu tutumunu sürdürür.

Yine her kafadan bir ses çıkacak, yine eleştiriler yapılacak, ancak yine de MB'nin gerçek oyun kurucu olduğu herkes tarafından kabul edilecek.

Şimdi gelelim bundan sonrasına.

Merkez Bankası, tek başına bizi bu krizden çıkaramaz. Kısa vadede, hastayı yoğun bakımda tutar. Ardından normal koğuşa çıkmasını sağlar, ancak o kadar...

TOBB'un, Bankalar Birliği ve daha nice sağduyulu kuruluşların sözlerine kulak verelim: Orta ve uzun vadede, piyasaların durulması ve ekonomiye duyulan güven'in tekrar geri gelmesi için, bundan sonrası Siyasilere düşüyor.

Bakanlar Kurulu'nun Pazartesi toplantısından sonra, hükümet sözcüsü Çiçek piyasalarda yaşanan depresyonun iç nedenini "psikolojik" diye niteledi.

Hayır, hükümet yanılıyor.

Depremin dış nedenlerini biliyoruz, ancak iç nedenleri sadece psikolojiye bağlayamayız. Parasını yatıranlar rahatsız oldular. Şimdi, hükümetin görevi, bu rahatsızlığı düzeltmektir.

İşler yolunda giderken, hükümetin bazı kararları, bazı yorumları ve demeçleri, yatırımcıyı ürküttü.

Şimdi, yerli ve yabancı yatırımcıyı ürkütenlerin (hem hükümet, hem muhalefet, hem de medya'dan söz ediyorum) görevi, eski güveni yeniden yerleştirmek olmalıdır.

Yani, eskisine oranla çok daha fazla, söylediklerine dikkat etmek... Kemerleri sıkma konusunda da daha fazla duyarlı olmak... IMF ile ilişkilerini iyi tutmak... Avrupa Birliği ile ilgili reformları hızlandırmak...

Ancak lafla değil, somut adımlar atarak bunları göstermek...

İşte o zaman eskiye dönebiliriz. Eski dolar veya euro kurunu göremeyiz, ancak belirsizliklerden kurtuluruz.

Piyasaların beklentisi de bu zaten...

Özetlemek gerekirse, AK Parti üç yıl bu bisikletin üstünde hep pedal çevirdi. Reformlar sayesinde ayakta kaldı. Şimdi tam seçime yaklaşılırken, pedalı bıraktı ve bisikletten düşme tehlikesiyle karşı karşıya. Kurtuluşu pedallara yeniden basmak...

* * *

PARA NEDEN KAÇTI?

Okurlardan gelen mesajların büyük bölümü, hep aynı soruyu soruyor: Türkiye'ye gelen para neden kaçtı?

Bu sorunun yanıtını ikiye bölmem gerekiyor.

DIŞ ETKEN: Çok basite indirirsek, herşey ABD Merkez Bankasının faiz oranlarını arttırmasıyla başladı. Bir süre öncesine kadar düşük faiz nedeniyle, Türkiye gibi piyasalardan daha fazla kar etmek için gelen fonlar, tekrar riski az dolara dönmeyi tercih ettiler.

İÇ ETKEN: Amerika ve Avrupa'daki faiz arttırımlarına rağmen, yerli ve yabancı yatırımcılar, eğer Türkiye'de rahatsız olmasalar, bu kadar büyük miktarlarda kaçmazlardı. Birkaç olay, yatırımcıları korkuttu. 2006-2007 dönemini riskli gördüler.

a. Cumhurbaşkanlığı seçiminin krizli geçeceği, hatta darbeye kadar gidebilecek tehlikeli bir süreç başlatacağı izlenimi doğdu.
b. Avrupa Birliği ile ilişkilerin, Kıbrıs nedeniyle bir tren kazasına uğrayabileceği kuşkusu doğdu.
c. Hükümetin IMF'e ters bakışı, Merkez Bankası ataması sırasında yaşanan gerilim, AK Partinin ekonomik ve siyasi reformları ikinci plana attığı ve seçim ekonomisine girip kemerleri gevşeteceği kaygıları arttı.

Yatırımcılar "Riske girmeyelim, kendimizi daha güvenli sulara götürelim" dediler.

Eğer hükümet, yatırımcıyı daha erken ve daha iyi anlayabilse ve bu kuşkuları giderici önlemler alabilmiş olsaydı, dışardan kaynaklanan deprem daha az zararla kapatılabilirdi.

Yine de çok geç değil. Doğru ve hızlı adımlar bizleri düzlüğe çıkarabilir.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Bunların hepsi boş!
RAHŞAN Ecevit boşuna dolaşıyor! Demirel boşun...
Çetin ALTAN
Römorkör "Liman-2", "Notilüs" ve Şark'ın algılayamadığı "sol"
Gönül ne istiyor biliyor musunuz; bizim anlı ...
Melih AŞIK
Şiddetin zevki!
Gazeteciler Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir...
Fikret BİLA
Sezer'in Baykal'a yanıtı ve Demirel'in önerileri
Rahşan Ecevit, "Cumhuriyet için el ele" kampa...
Hasan CEMAL
Futbol kaçıkları!
Futbol kaçıkları balık istifi... Yeri ayrılmı...
Abbas GÜÇLÜ
Okulöncesi eğitim, YAPA ve KKTC
Eğitim süreçleri içerisinde en önemli olanı, ...
Hurşit GÜNEŞ
Hata cehaletten kaynaklanır
Medyada boy boy gördüğünüz kimi ekonomistler ...
Nail GÜRELİ
Zonguldak'ta işsiz olmak
Sıkça gittiğimiz illerden biri olan Zonguldak...
Sami KOHEN
İran krizinde yeni umut...
Türk yetkililer Dışişleri Bakanı Abdullah Gül...
Metin MÜNİR
Limanlar kapalı, kriz açık
Çok güzel çocuklar!
Hasan PULUR
Tatil yarenliği...
TATİLDE, dostlarla sohbet hoş oluyor. Buna "y...
Meral TAMER
Çinli olsaydım nükleer santrale 'evet' derdim
AKP Hükümeti nükleer santral kurmakta ne kada...
Ece TEMELKURAN
Darbe Dede! Resim çizsene!
Sibel Can ve "Darbe Dede" Kenan Evren yanak y...
Osman ULAGAY
'Kemerleri bağlayınız'
Uçak ürkütücü biçimde sarsılırken kaptan pilo...
Güngör URAS
Döviz riski sanayiciyi zorlayacak
Döviz fiyatında (kısa sürede) hızlı hızlı yük...
M. Ali BİRAND
AKP pedala basmazsa düşecek
Merkez Bankasını (MB) mahallenin yumuşak yüzl...

© 2006 Milliyet