Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dananın kuyruğu!

KÖLN
Dünya Kupası izlenimleri - 20

Fransa geçen akşam İspanya'yı kupadan elerken, 'bizim oğlan' Franck Ribery şahaneydi, tıpkı Cimbom'un Fener'i 5-1 yendiği o maçtaki gibi oynadı diye yazıya başlasam...
Ya da Brezilya karşısında olmadık goller kaçıran Gana, 2002 Dünya Kupası'nda Brezilya kalesine sol voleyle o şahane golü zımba gibi atan bir Hasan Şaş'tan yoksundu desem...
Adım gibi biliyorum.
Fenerli dostlar, şimdi yeri mi diye bozuk atacaklar. Ve elektronik mesajlar gelecek, "Sen işine baksana kardeşim; ne diye futbola burnunu sokuyorsun!" diye...
Peki, bu geyiği geçiyorum.
Ama Ribery gerçekten iyiydi.
Fransa'yı ateşledi. Sahada basılmadık yer bırakmadı. Topla öylesine hızlanıyor ki, topu ayağına sanki yapıştırıp öylesine koşturmaya başlıyor ki. İspanyol savunmasını bitmeyen bir enerjiyle harmanladı durdu. Golü atıp Fransa'yı beklenmedik biçimde düze çıkarınca da dünyalar 'bizim oğlan'ın oldu.
Hani Denizlispor'a altı pastan o golü Allah'tan atamayan Appiah'ın Gana'sına gelince...(Hay Allah, Hasan Cemal yine mi?) Dortmund'daki maçta Gana, Brezilya karşısında o kadar çok gol kaçırdı, o kadar çok pozisyonu bozuk para gibi harcadı ki yazık oldu.
Ama şu da bir gerçek:
Dortmund'da oynanan maçta Gana gol atsa da, fazla değişen bir şey olmazdı. Brezilya'nın o muhteşem makinesi derhal harekete geçer ve Gana'nın her golüne iki golle karşılık verirdi.
Brezilya bu!
Dünkü gazetelere bakıyorum:
"Brezilya bir şey oynamadı ama gene yendi!" okunuyor çoğu başlıkta...
Dortmund stadındaki maç karnaval havasında başlarken, yan yana sıralanan isimlere bakıyorum. Neredeyse hepsi efsane, hepsi sihirbaz ayak.
Evet, bir Ronaldo, bir Adriano ağır kalıyor ama o kadar çok hızlısı var ki. Kaka'sı, Ronaldinho'su, Roberto Carlos'u...
Ya da kenarda bekleyen ve ne zaman girseler oyunu bir anda değiştirebilen Juninho, Robinho, Gilberto Silva, Cicinho, Fred... Hangisi topu ayağına alsa, rakibini topu göremez hale getirebiliyor.
Birdenbire sahaya öylesine büyük bir hızla yayılıyorlar, kısa kısa pas ve çalımlarla öylesine bir çabuklukla karşı kalede bitiyorlar ki, Çin Seddi'ni bile yıkıp geçebilirler. Brezilya'yı yenmek hakikaten zor zanaat...
Bu arada 'ağır çekim' Ronaldo, Gana maçının hemen başında Dünya Kupaları'ndaki 15. golünü atarak efsanevi Alman golcüsü Gert Müller'in 14 gollük rekorunu kırınca, Brezilya tribünlerinde samba başlıyor.
Maç sonrası Dortmund'dan Köln'e gelirken iki Brezilyalı gençle sohbet ediyorum. Biri doktor, Rio'dan gelmiş. Öteki, Almanya'da makine mühendisliği okuyor. İkisinin sırtında sarı-yeşil Brezilya formaları, beş yıldızlı.
"Altıncı yıldızı da takacağız" diyor doktor olan, "9 Temmuz'da Berlin'de kimse elimizden alamaz kupayı."
Kendinden o kadar emin havaları var ki, biraz rahatsız edici. "Finali Arjantin'le oynarsak, harikulade olur" diye ekliyor. "Belki de futbol savaşı çıkar" deyince, gülmeye başlıyorlar.
Brezilya yenilmez mi?
Bir tehlikeye işaret ediyor, Almanya'da mühendislik okuyan genç:
"Milli takımdaki oyunculara bakın. Hemen hepsi, bir futbolcunun elde edebileceği her şeye şimdiden erişmiş durumdalar. Para dersen fazlasıyla, şöhret dersen fazlasıyla, şampiyonluk kupası vesaire fazlasıyla... Hepsi doymuş durumda denebilir. Tehlike işte bu. Örneğin Arjantin böyle değil. Orada Messi gibi, Carlos Tevez gibi öyle gençler var ki daha açlar. Hele o Tevez, geçen yıl Brezilya'da yılın futbolcusu seçildi."
Ve ekliyor:
"İnşallah yarı finalde karşımıza Fransa çıkar da, 1998'in rövanşını alırız. Unutmadınız herhalde bizi yenip Dünya Kupası'nı almışlardı."
Köln'de trenden iner inmez en yakın kahveye koşturuyorum, televizyonda Ribery'yi, şaka şaka, Fransa-İspanya maçını seyretmek için...
Fransa'nın İspanya'ya yenilerek kupaya veda edeceğini bekleyenler çoğunlukta. Hatta Zizou Zidane'ı son kez seyretmek için Köln stadına gelenler de var. Hatta İspanyolların Kaptanı Raul maç öncesi kendinden o kadar emin ki, "Zidane'ın son maçı olacak bu" diyebilmiş...
Ama yanıldı.
Turnuvanın başından beri dökülen Fransa ve Zidane, Henry, Vieira, Thuram eski tüfekler, özellikle Ribery'nin de ateşlemesiyle Raul'u memleketine erken gönderiyor. İspanya'nın gençleri, salı gecesi Köln'de Fransa'nın tecrübesi karşısında boyun eğerek kupaya göz yaşlarıyla veda ediyorlar.
Ve dananın kuyruğu asıl bundan sonra, Almanya-Arjantin, Brezilya-Fransa, İngiltere-Portekiz, İtalya-Ukrayna maçlarıyla yarın ve öbür gün kopacak.
Kısacası, parti devam ediyor.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bu halk sola oy vermez!
SOL hakkında, solun yenilenmesi hakkında, 'it...
Çetin ALTAN
Kadınlar "şiir"i daha çok sevselerdi...
Beyaz bir kâğıdın üstüne dilediğiniz gibi koy...
Melih AŞIK
STK anayasası...
Kimi sivil toplum kuruluşları son yıllarda dı...
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit'in MHP yorumu
Rahşan Ecevit'in "Cumhuriyet için el ele" kam...
Hasan CEMAL
Dananın kuyruğu!
Fransa geçen akşam İspanya'yı kupadan elerken...
Yılmaz ÇETİNER
Erol Simavi'nin tutkusu
Büyük Kulüp'ün geleneksel Yaza Merhaba gecesi...
Can Dündar
Son mülkiyeli
Dün, Balkanlar'da upuzun bir yolculuğun orta...
Hurşit GÜNEŞ
Sonunda notun yönü değişti
Dünkü yazımızda hurafelere yanıt vermeye çalı...
Doğan HEPER
Ben olsam, erken seçime giderim
TÜRKİYE çok karışık.
Semih İDİZ
DTP'nin PKK itirafı Avrupalıları kızdırdı
Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) terörle b...
Sami KOHEN
Sandıktan çıkan mesaj
GENELDE yerel seçimler, yapıldığı ülkenin dış...
Hasan PULUR
Arif Mardin
ARİF Mardin artık yok.
Derya SAZAK
AKP ve diğerleri
Rahşan Ecevit'in "Cumhuriyet için el ele" tur...
Meral TAMER
Siemens'in global gözlüklerini taktık ve...
Dünyanın dört bir yanından 140 gazeteciyle bi...
Yaman TÖRÜNER
Döviz fiyatı ve borsa endeksi ne olur?
Bu ne tedirginlik? Merkez Bankası bütün silah...
Güngör URAS
Çabalar 'dış borçlanma'yı sürdürmek için
Döviz fiyatındaki yükselmenin durması, bundan...
Serpil YILMAZ
'Cahitinni' yerine Tariş markası
TBMM, ilk kez bir tarımsal ürünü gündemine al...
M. Ali BİRAND
Küçük olsun, benim olsun
Salı günkü MANŞET (CNN TÜRK) programında, Mih...

© 2006 Milliyet