Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Haziran 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sonunda notun yönü değişti


Dünkü yazımızda hurafelere yanıt vermeye çalıştık. Ama olan oldu. Standard and Poors adlı kredi kuruluşu Türkiye'nin notunda değişikliğe gitti. Daha önce "pozitif" olan yön, "istikrarlı", ya da durağan oldu. Kredi notunun işaretinin düşürülmesi bir olumsuzluk. Oysa kur yükseldi ve cari açığın düşmesi bekleniyor. Bu durumda kendilerini yüksek faiz, düşük kurla mücadeleye adamış meslektaşlarımıza göre kredi notumuzun yükselmesi gerekmez miydi? Herhalde bu kuruluş büyük bir hata yaptı!
Bazıları hemen sıcak paracılıkla suçlayabilir. Ucuz kur, yüksek faiz lobisine mensup olduğumu düşünebilir. Yanılmasınlar, ne döviz lobisine katılırım, ne de sıcak para. Cari açığın değil sıcak para, her türlü sermaye akımıyla finanse edilmesine karşıyım. Bu nedenle MB'nin döviz alımlarının hep artırılmasını savundum.

Sıcak paraya karşıyız
24 Mart 2006 tarihinde köşemde başlık şöyleydi: "Kur ne zaman yükselir?" Bu yazıda çareyi arzın sınırlanmasında aradık. Yani, kurun yükselmesi için çareler düşünüyorduk. Hızımızı alamadık. 31 Mart tarihinde, sıcak paranın çıkacağı öngörüsüyle: "Ne kadar çıkabilirler?" diye bir yazı yazdık. 12 Nisan'da konu hâlâ kafamızı meşgul ediyordu: "Cari açık daha ne kadar finanse edilebilir?" diye itiraz ettik. Bir şeyler yapılmazsa 2007'ye kalmadan sorun çıkacağını ikaz ettik. Bütün bunları yaptık.
Ancak... Döviz kurunun alıp başını kısa bir sürede yüzde 30'u aşan oranda yükselmesinin savunuculuğunu da yapacak değiliz. Ekonomi bilimi denge kavramı üzerine oturur. Belki bugün cari işlemler açığını kapatacak bir kur vardır. Ama bunun tek hamlede elde edilmesi gerekmez. Olursa yan etkileri olur. Bir sürü zarar verir. Verdi de. Beklentiler iyiden iyiye sarsıldı.
Şimdi Merkez Bankası canhıraş (fakat oldukça ciddi bir gecikmeyle) ortalığı yatıştırmaya çalışıyor. Ama hem sınırlı başarı sağlıyor, hem de çok cephane sarf ediyor. Bunun da iki sorumlusu var: Biri hükümet, diğeri de bazı ekonomistlerin kamuoyunu yanıltması.

Hükümet sorumsuz
Hükümet hâlâ sorumluluk üstlenmiyor. Gelişmekte olan sıkıntıyı göremiyor. Ya da görmezlikten geliyor. "Bütün dünyada bunlar oluyor" diye geçiştiriyor. Bakınız, dünya basınında Türkiye'yi 2001'deki Arjantin'in durumuna benzeten yazılar çıkmaya başladı. Swap piyasasında Türk bonolarının geri ödenmeme riskinin vardığı prim bu. Bunlar çok kaygı veriyor.
Ekonomist meslektaşlarımızın kimisi de rezerv bitecek, sıcak parayı çekmek için faizler yükseltiliyor gibi çok hatalı yorumlar yapıyor. Teorik olarak zaten dalgalı kurda döviz rezervine gereksinim olmaz. Çünkü dış açık varsa, kur esneyerek dengeyi sağlayacaktır. Bu dengeyi bozacak sermaye hareketleri ise sterilize edilebilir. Ki biz bundan yanayız. Merkez Bankası'nın bir günde 5 milyar dolardan fazla döviz aldığı günü ve ertesi günkü yazımızı hatırlatırız... Çok iyi oldu dememiş miydik?
Ancak, girerken alacaksanız, çıkarken de vereceksiniz. Kaldı ki, alımlarınız cari açıktan fazla olabilir. Çünkü ülkemizde dış ticaret açığı, cari açıktan büyüktür. Fakat şu andaki temel sorun, beklentilerin yeniden olumluya döndürülmesidir. Bunu yapacak olan da aslında hükümettir. MB'nin şu anda yapabilecekleri sınırlıdır.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bu halk sola oy vermez!
SOL hakkında, solun yenilenmesi hakkında, 'it...
Çetin ALTAN
Kadınlar "şiir"i daha çok sevselerdi...
Beyaz bir kâğıdın üstüne dilediğiniz gibi koy...
Melih AŞIK
STK anayasası...
Kimi sivil toplum kuruluşları son yıllarda dı...
Fikret BİLA
Rahşan Ecevit'in MHP yorumu
Rahşan Ecevit'in "Cumhuriyet için el ele" kam...
Hasan CEMAL
Dananın kuyruğu!
Fransa geçen akşam İspanya'yı kupadan elerken...
Yılmaz ÇETİNER
Erol Simavi'nin tutkusu
Büyük Kulüp'ün geleneksel Yaza Merhaba gecesi...
Can Dündar
Son mülkiyeli
Dün, Balkanlar'da upuzun bir yolculuğun orta...
Hurşit GÜNEŞ
Sonunda notun yönü değişti
Dünkü yazımızda hurafelere yanıt vermeye çalı...
Doğan HEPER
Ben olsam, erken seçime giderim
TÜRKİYE çok karışık.
Semih İDİZ
DTP'nin PKK itirafı Avrupalıları kızdırdı
Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) terörle b...
Sami KOHEN
Sandıktan çıkan mesaj
GENELDE yerel seçimler, yapıldığı ülkenin dış...
Hasan PULUR
Arif Mardin
ARİF Mardin artık yok.
Derya SAZAK
AKP ve diğerleri
Rahşan Ecevit'in "Cumhuriyet için el ele" tur...
Meral TAMER
Siemens'in global gözlüklerini taktık ve...
Dünyanın dört bir yanından 140 gazeteciyle bi...
Yaman TÖRÜNER
Döviz fiyatı ve borsa endeksi ne olur?
Bu ne tedirginlik? Merkez Bankası bütün silah...
Güngör URAS
Çabalar 'dış borçlanma'yı sürdürmek için
Döviz fiyatındaki yükselmenin durması, bundan...
Serpil YILMAZ
'Cahitinni' yerine Tariş markası
TBMM, ilk kez bir tarımsal ürünü gündemine al...
M. Ali BİRAND
Küçük olsun, benim olsun
Salı günkü MANŞET (CNN TÜRK) programında, Mih...

© 2006 Milliyet