Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Haziran 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Eskiyi özleyenlere, 'eskidendi' diyenlere

Yaşam Güzeldir / Banu Şen

Laf nereden açıldı bilemiyorum... Önceki gece konuşuyorduk... "Çocukken çok düşerdim ben" dedim. "Dizlerim, avuç içlerim hep kanardı benim. Aslında çok da yaramaz değildim. Sakin bir çocuktum hem." "Ben de" dedi... Birden anımsadım. Düşmesini istemem de; pek oksijenle, yaralarını silmedim kızımın ben. Çok düşüp, dizlerini avuç içlerini kanatmadı ki! Üstelik bana göre daha hareketli, daha koşturmacayla doluydu onun minikliği. Sonra düşündüm yeniden. Kimbilir kaç kez sokağa çıkmıştı ki? Kaç kez sokakta hava kararana, susuzluktan ağzı dili kuruyana kadar oynamıştı? Lastik atlamış mıydı?
Geçen pazar sahilde taşları topladığımızda, beş taşı öğrettim ona. Keyif aldı. Bıraksam saatlerce oynayacaktık.

Her şey değişiyor
Nedense, 'eski düşkünü' oldum bugünlerde ben... Çok özler oldum eski günleri. Eskinin sadeliğini, dinginliğini, içiçeliğini, kötülerin yaşatılmadığı günlerini, dostluklarını...
Biz eski alışkanlıklarımızı, dostluklarımızı unuttuğumuz gibi yaşadığımız yerlere de ihanet etmeye başladık. Yeniye ayak uydursun diye oraları da öldürmeye başladık. Ne İzmir eski İzmir, ne İstanbul eski İstanbul artık... Çocuklarımıza gösterecek bir şey kalmadığından sadece anıları anlatıyoruz. Yeniye yenilen insanı en çok üzen ise minik sahil kasabaları. Ne Bodrum eski Bodrum, ne Kuşadası eski Kuşadası, ne de Çeşme eski Çeşme şimdilerde! Trafiği, insan yığınları, üzerinize yıkılacakmış gibi duran binaları, ana caddeleri, rengi değişen denizleri... Saymakla bitmez!
Tüm bu değişimin ortasında bir yer var ki umutlandırıyor insanı. Oradaki çabayı görmek mutlu ediyor. Merkezde alınan önlemlerle Bodrum'a dönmemesi için çaba gösterilen Alaçatı, tüm hengamenin yanıbaşında olmasına rağmen ne kadar huzurlu duruyor. Orada farklı bir tatil kültürü yaratılmaya çalışılıyor. Açılan eğlence mekanları bile farklı...

Alaçatı Babylon
Bu mekanlardan biri de bu akşam açılacak olan Babylon... Babylon ismini İstanbul'dan bilenler, duyanlar vardır belki de... Babylon 7 yıl önce açıldıktan sonra Asmalımescit Şehbander Sokağı yeniden canlandırdı, çoğu kişinin pek de bilmediği dar sokakları yaşanır hale getirdi. Bir eğlence mekanından çok kültür mekanı oldu. Şimdi Babylon Alaçatı'da. Hem de bu gece açılış konserinde tam da benim gibi eskiyi özleyenlere göre Oldies But Goldies Partisi ve Boney M konseri var. Alaçatı'nın denizi, gökyüzü eşliğinde Depeche Mode, The Cure, Madonna, A-Ha, Chic, Duran Duran, Snap, Cyndi Lauper, Abba, Donna Summer, James Brown, Nena, Culture Club, U2, Blondie, The Smiths, Wham!, Frankie Goes To Hollywood, Michael Jackson ve The Clash gibi unutulmaz isimlerle zamanın durduğunu hissetmek fikri insanı heyecanlandırıyor.
Babylon Alaçatı'da 19 Ağustos'a kadar Burhan Öçal'dan Mercan Dede'ye, Barbara Tucker'den Nil Karaibrahimgil'e, Rachid Taha'ya kadar pek çok konser, parti olacak...
Babylon'un, Asmalımescit'teki gibi Alaçatı'da da keyifli bir mekan yaratacağını düşünüyorum...

bsen@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Hastanede gece tahlil yapılmıyor
Eskiyi özleyenlere, 'eskidendi' diyenlere
Ek ödenek gelmezse çevre yolu bir hafta sonra duracak
Tabutta rövaşata





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2006 Milliyet