
|
|
|
 |
|
|
Tabutta rövaşata
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Meclis çoğunluğuna ama halk azınlığına dayalı tek parti iktidarının istikrar getirmesi beklenirken hükümetin üstün gayretleri sonucu biraz olsun durulmaya başlayan sular yine dalgalandı. Standard ve Poor's Türkiye'nin kredi notu değerlendirmesini "pozitif"den "istikrarlı"ya çevirdi.Tabii ki rating dilinde "istikrarlı" ekonominin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmiyor. Bu orta ve uzun vadede Türkiye'nin ratinginde olumlu ya da olumsuz yönde değişiklik gerektirecek bir gelişme algılanmadığını ve şu anda herşeyin donduğunu gösteriyor.
Yani bir anlamda Türkiye'de istikrarsızlık istikrarlı bir hale dönüşüyor. Bir süredir piyasaları etkisi altına alan olumsuz gelişmeler Türkiye ekonomisinde ciddi bir türbülans yarattı. Yepyeni liramızın ABD doları ve Euro karşısındaki fiyakası bozuldu. Dirhem dirhem düşürülen faizler okkayla yükseltilerek çok uzun bir süreçte kaydedilen gelişme bir çırpıda silindi süpürüldü. Şimdi, piyasaları ve vatandaşı daha da zor günler bekliyor.
* * *
Hükümetin bu noktada şapkayı önüne koyup düşünmesi gerek. Ekonomiyi hafife almanın bedeli ağır olabilir. Piyasalar durum kötü diye feryat ederken Başbakanımız her şey çok güzel gidiyor, ekonomik göstergeler olumlu diyordu. Mezar taşına "Hastayum hastayum dedum inanmadinuz uşaklar. Peçi şimdi ne oldi" diye yazdıran Temel'in fıkrasındaki gibi ekonomide birşeyler kötü giderken hükümet hiç kulak asmadı.
Doğanın insanoğluna zaman zaman felaketlerle yaptığı uyarılar gibi ekonomi de kendine has dinamikleri ile bir ders veriyor. Tabii anlayana... Becerikli kadrolara ihtiyaç burada ortaya çıkıyor.
Deneyimli siyasetçi ve bürokratlara akıllı bir lider gözü gibi bakar ve elinde tutmaya çalışır. Bizde ise bozuk para gibi harcanıyorlar..
* * *
Son genel seçimlerden sonra toplumsal yaşantımızı etkileyen siyasi güçler öylesine kaygan bir zeminde hareket ediyorlar ki bir türlü denge kurulamıyor. Türk halkı bir grup siyasetçiye unutamayacakları bir ders verdi. Bazıları bu dersi çok iyi öğrendi. Bazıları ise pişkinlikle meydanlarda yeniden umut aramaya hazırlanıyor. Dumanlı havayı seven bazı zorunlu emekli siyasi hurdalar yeniden güç kazanmaya çalışıyor.
* * *
Siyaset okulu bir süredir mezun vermiyor. Sistem yeni ve yetenekli genç politikacıların yolunu açamıyor. Siyasetin kaynakları kurudu. Rejimin çıkardığı Abdurrahman Çelebilere mahkum olduk. Bunlardan bir bölümü yenilikçi, cesur politikaları ile bir zihniyet devriminin önünü açtılar. Ancak, bir süre sonra her şey aslına döndü. Siyaset, çözüm değil çözümsüzlük ve kaos üretmeye başladı. Çünkü,ekip ruhu değil tek adam anlayışı ve liderin kayıtsız şartsız hakimiyeti esastı.
İşte, Türk siyaseti şansını burada kaybetti. Liderler,Türk toplumundaki ve dünyadaki değişimi de iyi algılayamadılar. Oysa,toplumun beklentileri çok açıktı. Dürüst, ilkeli siyaset ve kavga, çekişme değil uyum...
Sizce şu anda siyaset oyunu böyle mi oynanıyor?
Yoksa tabutta rövaşata yapmaya benzeyen bir durum mu var?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|