|
 |
|
|
Korkunç disiplin
Almanya-Arjantin maçının ilk 45 dakikası erken finalin adına yakışmayan bir görüntü ile doluydu. İki takım da korkudan hiçbir şekilde riske girmedi. Almanya Riquelme'yi Frings ile bağlarken, Arjantin savunması Podolski ile Klose'nin neredeyse formasını terletmelerine izin vermedi.
Ancak Ayala'nın ikinci yarının başında duran toptan attığı gol oyunun tüm heyecanını, şiddettini, aksiyonunu ve taktik anlayışını baştan aşağıya değiştirdi. Arjantin dün oyunu ikinci yarıda alabilirdi. Golden sonra erken bir şekilde zaman geçirmeye oynaması, hızlı kontralar yapabilecekken sahasına gömülmesi, Almanya'nın büyük bir baskı kurmasına neden oldu. Bu baskıyla Almanya orta alanı eline geçirdi. Borowski'nin oyuna dahil olması ile bu bölgedeki gücünü iyice artırdı. Buna karşın Arjantinli Jose Pekerman oyunu Klinsmann kadar okuyamadı.
Riquelme çıktıktan sonra da iyice rahatlayan Almanların o baskıyla beraberlik golünü bulacağı belliydi. Pinkerman değişiklikleri 1-0'ı koruma uğruna yapmıştı ama başaramadı. Uzatmalarda ise Almanya iyice yoruldu. Arjantin'in oyun içi tüm etkinlikleri silinince maçın penaltılara gideceği belli oldu. Kim elenirse elensin yazık olacaktı. Arjantin kaybetti. Çünkü kalesinde Lehmann yoktu.
Almanya gerçekten yarı finali müthiş mücadelesi ile hak ediyor. Kadrosunda çok büyük yetenekler yok. Futbol sihirbazları ya da canbazları da yok. Ancak hepsinin öyle bir görev anlayışı var ki inanılır gibi değil. Korkunç disiplinleri ve enerjileri onları buralara kadar getirdi. Her şeylerini ortaya koyuyorlar. Eğer böyle devam ederlerse kupayıda alabilirler. Çünkü bu disiplinin taviz vereceğini hiç sanmıyoruz.
hozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|