Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 01 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Balkanlar'da bulutlar toplanırken..


Saraybosna
Balkanlar'dayım.
400 yıllık ata toprağında...
15 yıl öncesinin kan yatağında...
Bosna'da...
Kalabalık bir grubuz. Hemen herkesin ailesinde buralardan bir iz var. Eşim Dilek büyük dedesinin mezarını arıyor. Bir başkası uzak yeğenlerinden haber almaya çalışıyor.
Yolculuk öncesi kitapçılarda kaynak aradım:
Ne kadar az kitap var, Bosna üzerine yazılmış...
Kaç yazar adı sayabilir, kaç film hatırlayabilir, kaç şarkıyı mırıldanabilir, kaç şiir okuyabilirdik ki Boşnak diyarından?
Ne çok ihmal etmişti Türkiye entelektüeli Balkanlar'ı...
Hezimetle çekildiğimizden beri ne kadar az ilgilenmiştik bu coğrafyayla...
Balkan kökenlilerin Türkiye nüfusunun 5'te 1'ini oluşturduğu söylenir. "Son Makedonyalı"nın kurduğu cumhuriyet ne kadar uzaktı, bunca yakın iken...
* * *
2006 Balkanlar için kritik bir yıl.
Yugoslavya'dan arta kalan son devlet, Karadağ da ayrıldı.
Kosova sorunu sürüyor.
Bosna Hersek'te savaştan sonra kurulan, 55 ülke ve kurumun temsilcilerinden oluşan Barış Uygulama Konseyi, gelecek haziranda varlığına son vereceğini açıkladı.
Önceki gün de Avrupa Konseyi, Bosna Hersek'te anayasal düzenin Dayton barış anlaşmasında öngörüldüğü üzere etnik temele dayalı olarak değil, AB ülkelerinde olduğu gibi yurttaşlık temelinde sürdürülmesine dair bir tavsiye kararı aldı. Çoğunluktaki Boşnakları sevindiren bir karar bu...
Uzmanlara göre ise, "Pandora'nın kutusunu açacak karar". Çünkü Dayton anlaşması "Yugoslavya'dan artakalan devletlerin bir bölümünün Lozan"ı. Delinmesinin, Sırp cumhuriyetinin bağımsızlık ilanına varabilecek bir süreci tetikleyebileceğinden korkuluyor.
Tam da bu ortamda, Bosna Hersek ekimde seçimlere gidiyor.
* * *
Siyasetteki boğucu hava, iklime de yansımış adeta...
Fırtına öncesini anımsatan bir bunaltıcı sıcakta, iki şeritli sıska bir yoldan Saraybosna'nın kuzeyine, Sırp topraklarına doğru yol alıyoruz.
İki katlı bahçeli evlerin yüzlerinde kanlı iç savaştan kalma kurşun yaraları var. 3 yıllık bir iç savaşın utancını belgeler gibi hâlâ delik deşik duruyorlar.
Molalarda genç şoförümüz Damir'in savaş anılarını dinliyoruz:
Çocukken bir sabah Bosna'yı tepelerden çevreleyen Sırpların top ve uzun menzilli tüfek ateşiyle uyanmışlar. Evlerini savunan babası iki kez vurulmuş Sırplar tarafından... gözünün önünde...
Babasının kuşağı Tito'yu özlüyormuş...
Yeniler, daha çok "Bosna'yı kurtaran" ABD'ye minnettar...
Osmanlı, sadece "çay", "çorba", "konak" gibi adlarda, Ayvaz Dede şenliklerinde, Saraybosna'ın eski şehri Başçarşı'da hatırlanıyor.
Bir de Boşnakların "Çekip gittiniz, bir daha arkanıza bakmadınız" yakınmalarında...
* * *
4 ay önce Afganistan'dan Saraybosna'ya atanan Büyükelçi Bülent Tulun meseleye geniş bir açıdan bakıyor:
"Türkiye Balkanlar'da hem cumhuriyetle kurulan yeni yüzünü göstermeli, hem de hiçbir komplekse kapılmadan geçmişine sahip çıkabilmeli. İmparatorluk içgüdüsünü, yayılmacı anlamda değil, ama yol gösterici amaçlarla koruyabilmeli. Ben burada hem İslam Konferansı'nı hem NATO'yu, hem de Avrupa Birliği ile müzakere yapan bir ülkeyi temsil ediyorum. Ama hepsinin ötesinde bu kente adını vermiş bir imparatorluğun vârisiyim. Bu kadar zengin bir geçmişi, o geçmişi çarpıtmak isteyenlere bırakmamamız lazım" diyor.
* * *
Yol boyu delik deşik evleri gözlerken, asırlarca bir arada komşuluk yapmış halkların bir anda nasıl bir kör öfkeyle birbirini boğazlayabildiğini düşünüp ürperiyorum.
Balkanlar yine zorlu bir döneme giriyor.
Savaş suçluları bulunmadığından evlerin kurşun deliklerinden hâlâ kan sızıyor.
Saatler geçtikçe yol tabelaları Latin alfabesinden Kiril'e dönüyor.
Sırp bölgesine giriyoruz; tatsız anılar başlıyor.
28 Haziran, 1389 Kosova savaşının yıldönümüydü.
Osmanlı'nın Kosova zaferi Sırplar için "yok olurken var oldukları ama hiçbir zaman unutmadıkları" bir hezimetti. Asırlar sonra Boşnaklara saldırırken Kosova'yı hatırlatacaklardı.
28 Haziran aynı zamanda Sırpların Türklere karşı ilk bağımsızlık hareketine başladıkları gün olarak kutlanıyor buralarda...
Ne tesadüf ki 1. Dünya Harbi'ni başlatan kurşun da o gün burada sıkılmıştı.
Bir 28 Haziran'da, Balkanlar'da fırtına öncesini andıran bunaltıcı bir havada Sırp Cumhuriyeti'ne doğru yol alırken ürpermemek elde değil.

can.dundar@e-kolay.net







Taha AKYOL
İyi haber, kötü haber
KÖTÜ haberler Avrupa'dan geliyor. Adeta kampa...
Çetin ALTAN
Çapkınlık ve Don Juan
Dünkü Sabah'ta Balçiçek Pamir'in yazısına koy...
Melih AŞIK
Dolaylı soygun!
Benzin fiyatlarında dünya birinciliğimiz sürü...
Fikret BİLA
Ağar: Kimseye taahhüdümüz yok
DYP lideri Mehmet Ağar, Başbakan Recep Tayyip...
Hasan CEMAL
Futbol heyecanı gebertir
Bu futbolun heyecanı insanı gerçekten geberti...
Güneri CIVAOĞLU
Nafile turlar
Merkez sağda AKP'ye karşı blok oluşturmayı am...
Can Dündar
Balkanlar'da bulutlar toplanırken..
Saraybosna
Abbas GÜÇLÜ
Açılın gençler geliyor
Başbakan söz verdi. "25 yaşını dolduran gençl...
Semih İDİZ
Müzakereleri kesmek o kadar kolay değil
AB ile Kıbrıs tansiyonunun kademeli olarak ar...
Sami KOHEN
Finli başkandan beklenen...
Finlandiya'nın bugün başlayacak olan 6 aylık ...
Metin MÜNİR
Cüzdandaki yankesici
Uçakta okuyacak birkaç yabancı dergi ve gazet...
Hasan PULUR
Bir arada yaşamanın tadını çıkarmak...
İLK tepki Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP)...
Erdoğan SAĞLAM
Kurumlar vergisi tartışılıyor
5520 sayılı yeni Kurumlar Vergisi Kanunu 21 H...
Derya SAZAK
Huş tavuğu
Yılın çevre duyarlılığı ödülüne aday girişim ...
Meral TAMER
Berlin'in göbeğindeki Holokost Anıtı
Berlin benim için her zaman tuhaf bir kentti,...
Tamer HEPER
Yüz kızartıcı
Hafta içinde yüz kızartıcı haberlerden biri, ...
Yaman TÖRÜNER
Al Baraka'nın genel müdürü kimdi?
Gazeteler haftalardır, Mali Suçlar Araştırma ...
Güngör URAS
Milli gelir artışı 'moral yükseltecek'
2006 yılının ilk 3 aylık döneminde ekonomimiz...
M. Ali BİRAND
Türk-Rus aşkı giderek artıyor...
Fazla değil, bundan 15 yıl önce böyle bir ola...

© 2006 Milliyet