|
 |
|
|
Kurumlar vergisi tartışılıyor
5520 sayılı yeni Kurumlar Vergisi Kanunu 21 Haziran 2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece kurumlar vergisi oranının yüzde 20'ye düşmesi kesinleşti.
Türkiye'de yerleşik şirketlere "tam mükellef" deniliyor ve bu şirketler yıllık olarak kurumlar vergisi beyannamesi vermek suretiyle vergilendiriliyorlar. Vergi dairesinde kayıtları var. Defter tutup fatura kesiyorlar.Yabancı şirketlerden Türkiye'de gelir elde edenlere ise "dar mükellef" deniliyor.
Bunlar Türkiye'de şube açmadıkları veya daimi temsilci bulundurmadıkları sürece, sadece Türkiye'de elde ettikleri gelirler üzerinden stopaj yoluyla vergilendiriliyorlar. Bu şirketlere ödeme yapan kişi ve kurumlar, ödemeleri üzerinden Bakanlar Kurulunca belirlenmiş oranlarda vergi kesintisi yapıyorlar.
Eskiden dar mükelleflerin gelirleri üzerinden yapılacak stopaj Kurumlar Vergisi Kanunu'nda düzenlendiği halde Türk şirketlerinin gelirleri üzerinden yapılan stopaj Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenmişti. Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nda her iki grup için de stopajın Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre yapılması sağlandı. Kanuni kesinti oranı olarak da yüzde 15 oranı benimsendi.
Maliye farklı görüşte
Bakanlar Kurulu yeni kanunla verilen yetkisini kullanmadığı için hangi oranlarda vergi kesintisi yapılacağı tereddüt konusuydu. Maliye çıkardığı bir sirkülerde bu konuyu açıkladı.
Yeni kanunda yer alan bir geçici madde, yeni kanunla tanınan yetkiler çerçevesinde Bakanlar Kurulu'nca yeni kararlar alınıncaya kadar, Gelir Vergisi Kanunu ve eski Kurumlar Vergisi Kanunu'na dayanılarak çıkarılmış Bakanlar Kurulu kararlarıyla belirlenmiş oranların, yeni kanunda belirlenen yasal sınırlar aşılmamak üzere, geçerliğini koruyacağını öngörüyor.
Bu hükme göre, yeni kanunda yer alan yasal kesinti oranı yüzde 15 olduğundan bu oranı aşmamak üzere eski oranların geçerli olması gerekiyor. Daha yüksek olanların ise bundan böyle yüzde 15 olarak uygulanması gerekli.
Ancak Maliye bu görüşte değil. Bakanlar Kurulu'nun yetkisini de dikkate alıyor ve tam mükelleflerde yüzde 20'yi, dar mükelleflerde ise yüzde 30'u aşmamak üzere eski oranlar geçerli, diyor.
Böyle olunca da kurumlar vergisi oranını aşan stopaj uygulanması gibi garip bir sonuç ortaya çıkıyor. Stopaj, kurumlar vergisine mahsuben tahsil edilen bir avans ödemesi olduğu için bu sonuç savunulamaz.
Tarihi görmezden geldi
Maliye'nin bir diğer hatası da, yeni kesinti oranları 1 Ocak 2006 tarihinden geçerli olmak üzere 21 Haziran 2006 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği halde bunu görmezlikten gelmesi. Yeni oranlar 21 Haziran'dan sonra uygulanacak, diyor. Maliye'nin hatalı görüşünden özellikle kira geliri elde eden kooperatifler ile kira, serbest meslek kazancı elde eden yabancı şirketler etkileniyor.
Gelir Vergisi Kanunu'ndaki stopaj oranlarında herhangi bir değişiklik yok. Bu nedenle, gerçek kişilere yapılan serbest meslek ödemeleri ile işyeri kira ödemelerinden yüzde 22 oranında vergi kesilmeye devam edilecek.
erdogan.saglam@bdodenet.com.tr
|
|
|

|