|
 |
|
|
ÖZEL RÖPORTAJ
İZMİR'İN YENİ EMNİYET MÜDÜRÜ HÜSEYİN ÇAPKIN, MİLLİYET EGE'YE KONUŞTU:
Tam saha pres uygulayacağız
"Sistemi değiştiriyoruz. Karakollardaki polis sayısı azalacak. Herkes sokağa çıkacak. Alan hakimiyeti sağlanacak. Ekipler uydudan takip edilecek"
Banu Şen
İzmir'de yaklaşık 40 gün önce göreve başlayan Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, alışılmışın dışında tutumuyla dikkat çekti. Sık sık sokağa çıkan, geç saatlere kadar karakolları denetleyen, "Beni kokteyllerde göremeyeksiniz" diyen Çapkın, yeni bir dönemin başlayacağı işaretini verdi. Çapkın, Milliyet EGE'ye, teşkilatta yeniden yapılanmaya gidileceğini, huzurlu bir kent yaratmak için sistemli şekilde çalışılacağını söyledi. Çapkın şu sorulara yanıt verdi:
İzmir'le ilgili nasıl bir durum tespiti yaptınız?
"Nereden başlıyoruz, nereye gidebiliriz" diye rakamsal bilgilere baktığımızda, ilerisi için gözümüz bazı şeyleri kesiyor. İlk etapta suç istatistiklerini çıkartıyoruz. İzmir'de ayda 150-200 civarı kapkaç oluyor. Şiddetlileri 3 ile 5 arasında... Bunlar İzmir için yüksek rakamlar. Amacımız bu sayıları en aza indirmek. Öncelikle 100'e, nihai olarak 25-30'lara düşürmek.
Hırsızlık da günlük 150 civarında... Onu da ilk aşamada 100'lere çekmek amacındayız. Ancak 50'den aşağı inmesi zor görünüyor. Görev yaptığım Adana, birçok yönden, suç çeşitlilikleri bakımından, nüfusuna göre daha kötü bir şehirdi. Adana'da ayda 55-60 olan kapkacı, 6-8'e indirdik. Bursa'da da böyle başarı yakaladık.
İlk etapta neler olacak?
Buranın hiçbir kentte rastlamadığım kadar, güvenlikle ilgili susuzluğu var. Biz de bazı uygulamalar başlatıyoruz, sistemi değiştiriyoruz. Asayiş ekiplerinin işleyişi yeniden düzenlenecek. 9 metropol ilçede bulunan asayiş bürolarının sayısını azaltıyoruz. İyi bir organizasyon ve verimlilik amacıyla 5 ayrı bölge oluşturuyoruz. Örneğin Karşıyaka ve Çiğli tek yönetim, Güzelbahçe ve Narlıdere tek yönetim gibi... 3 trilyon liralık yeni araç aldık, sokaktaki ekip sayısı iki katından fazla artacak. Bu araçların hepsi dakika dakika GPRS'le (uydudan takip) dijital olarak haritalardan izlenecek. Kimin nereden, nereye, ne kadar zamanda gittiğini, ne kadar süre orada kaldığını, ne kadar süre devriye gezdiğini görebileceğiz. Bu sistem sayesinde merkez soracak: "Sen neden o karakolun önünde 1 saat, diğer yerde de 3 saat durdun" diye...
Yani durumu kontrol altında tutmak kolaylaşacak.
Evet.. Buradaki asıl amaç, performansa dayalı değerlendirmede bulunmak. Yani sadece personelin ne yaptığı değil, kendiliğinden ne ürettiği de önemli. Kimse ona bir şey demeden, talimat vermeden kendi neler yapmış... Örneğin 1985 model siyah bir araç... İçinde de tipleri suçluya yakın kişiler var. Onlardan şüphelenmiş, durdurmuş. Araç çalıntı çıkmış.. Ya da diyelim hırsızın peşini bırakmamış, koşmuş, yakalamış. Bunların hepsi puana tabi olacak... Her personelin bir ay sonunda tüm yaptıkları, karnesi ortaya çıkacak... Herkesi aynı kaba koymayacağız. İyi çalışanla kötü çalışanı farklı değerlendireceğiz. Başarılı olanları, prestij getirecek şubelere atayacağız. Ödül, taktirname vereceğiz. Hem maddi hem de manevi destek sağlayacağız. Böylece özendireceğiz, başarıya teşvik edeceğiz.
Ödül gibi ceza da olacak. Performansı düşük, verimsiz, vurdumduymaz olanlar ise eskisi gibi karakola gönderilmeyecek. En kötü neresiyse oraya gidecek. Belki de sadece kapının önünde nöbet tutacak. Biz bu uygulamayı Bursa'da da yaptık, çok etkili olduğunu gördük. Tabi bunu yaparken de adaletli ve merhametli bir biçimde yapmak zorundayız.
İşleyişte ne gibi değişiklikler olacak?
Alan hakimiyeti, yani tam saha pres yapacağız. Asayiş ekipleri kentin her yerinde görülecek. Her ekibin sorumlu olduğu bir bölge olacak. Diyelim halktan o bölgeyle ilgili şikayet var. Ekip sorunu çözecek. Böylece alan hakimiyeti sağlanacak. Mesela rahatsızlığa yol açan parklar, alanlar var. Kuru sıkı silah sıkanların, nara atanların, alkol alanların olduğu bölgeler var. Buraları sürekli denetim altında tutacağız.
Kordon'da, çimlerin üzerinde bira içene de müdahale edilecek mi?
Tabii ki Kordon'da kendi halinde bira içene, gitar çalan gence bir sözümüz olmaz. Biz bu insanlara rahatsızlık verenlere, kapkaççıya, serseriye müdahale edeceğiz. Öyle sevimsiz bir polis görüntüsü yaratmayacağız. Bizim yapmak istediğimiz işin teknik adı önleyici zabıta. Vatandaş güven duyacak, suçlu kesim korkacak. Kentin içindeki belli noktalarda huzursuzluk önlenecek.
Polise, çevik kuvvet copu ve biber gazı
Huzur timlerinde değişiklik var mı?
Tanınmamak için tebdili kıyafetle dolaşan, yani bir simitçi, ayakkabı boyacısı gibi... Ya da saçını at kuyruğu bağlayan, küpe takan ekiplerimiz bu huzur timleri... Tekrar organize ettik. Sayılarını artırdık. Yeni bir mantalite getirdik. Geniş yetki verdik. Kırmızı ışıkta geçeni mi tespit etti? Onu hemen trafiğe bildirecek. Bir kafede şüpheli şahıslar mı gördü, uyuşturucu satışıyla ilgili kuşkuları mı oldu? Narkotiğe bildirecek. Bu huzur timlerinde görev yapanların sayısı 150... En etkili oldukları alanlar yankesicilik, otomobilden hırsızlık... Kemeraltı, Karşıyaka Çarşısı gibi yerlerde etkili olacaklar. Bir de yakalamaya yönelik timler olacak. Bunlar merkezi yerlerde bulunacak. Dar sokaklarda peşinden gittikleri suçluyu yakalamak için manevra kabiliyetli motorlar kullanacaklar.
Karakollara da el atacak mısınız?
Karakolların görevini sadeleştiriyoruz. Karakollar her türlü işlemi yapıyordu. İfade alıyordu, bölgesindeki hırsızı yakalamaktan sorumluydu... Artık bazı işlemlerden karakollar sorumlu olmayacak. Karakolların sadece adli polis işlevi olacak. Karakoldaki polisin yüzde 20'si sokağa çıkacak. Ayrıca asayiş ekiplerine çevik kuvvet copu ve biber gazı dağıtacağız. Ekiptekiler, bunları beline takacak. Gerekirse, yasadan kaynaklanan zor kullanma yetkisine dayanarak, eli silahlı, bıçaklı suçluyu copuyla, biber gazıyla etkisiz hale getirecek.
Okullara gözaltı
Okullar için ne düşünüyorsunuz?
Çocuk Şubesi'ni yeniden organize ediyoruz. Metropoldeki 9 ilçede çocuk büroları var. Buralardaki personel sayımız artacak, görev anlayışımız değişecek. Bir ekibe 10 okul bağlanacak. O okullara sürekli gidilecek, yöneticileriyle ilişki içinde olunacak. Ekip, o okulu ve çevresini ezbere bilecek. Hangi okul en olaylı, en çok para, telefon çalınıyorsa, uyuşturucu gibi kuşkulu durum varsa oralara yoğunlaşacaklar. Buraya kadar başından bu yana anlattıklarımın özeti şu, az adamla çok iş yapacağız. Alan hakimiyeti kuracağız.
İzmir'e ve teşkilata mesajınız var mı?
Ben, 'İzmirli vatandaşlarımız başlarına gelen her olayda, polise gitsin' diyorum. 155 Polis İmdat'a daha çok bilgi verilsin istiyorum. Emniyeti'in birim amirlerine de "Gazetecilere konuşmaktan korkmayın" diyorum. Kamuoyu bize daha çok güvensin.
Hüseyin Çapkın
1951 yılında, İzmir Tire'de doğdu. 1971'de Polis Akademisi'nden mezun oldu, Balıkesir Emniyet Müdürlüğü'nde göreve başladı. Ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü kadrosunda çalıştı. Yozgat, Mersin, Antalya, Gaziantep, Manisa, Adana, Bursa Emniyet Müdürlüğü yaptı.10 Mayıs'ta İzmir'e atandı. Evli, ve iki çocuk babası.
|
|
|

|