Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kanada dönüşü sigarayı bırakan dostum

Satır Arası / Deniz Sipahi

Sevgili Ülgen Zeki Ok, geçen yıl yazdığı bir yazıyı hatırlatarak siyasilere ve tüm işletmelere gönderme yapıyor.
Çok haklı...
Sigara içmenin bir insanın hayatında nelere mal olduğu artık bilimsel verilerle açıklamak mümkün.
Ama son dönemdeki çalışmalar bir başka gerçeği daha gösteriyor.
Yani sigara kullanmayan ama pasif içici gözüken kişilerin de artık büyük tehlikeyle karşı karşıya olduğu...
Ben de en az Ülgen Zeki Ok kadar bu konuya hassasiyet gösteriyorum.
İşletmelerinde sigara içmeyenleri düşünenlere de destek veriyorum.
Geçen gün yemekte bir dostum; Kanada dönüşünde başına gelenleri anlatıyordu.
Kendisi sigara tiryakisidir.
Toronto'da bir restoranda sigarasını yakmak için garsondan ateş istemiş.
Garson hemen uyarmış.
"Restoranımızda sigara içilmiyor efendim..."
Arkadaşım sormuş.
"Peki bir odanız var mı?"
Garson, "Odamız da yok, içmek isterseniz dışarıya çıkmak zorundasınız..." demiş.
Bizimki önce dışarıya çıkmayı pek göze alamamış, yemek bitip sıra kahve faslına geldiğinde "Bir iki nefes çekip geleyim..." diye düşünmüş.
Çıkarken garsondan çakmak istemiş ama onda olmadığını öğrenmiş.
Dışarıda birisini bulup sigarasını yaktıktan bir iki dakika sonra bu sefer bir başka görevli gelip uyarmış.
"Efendim sigaranızı binadan en az yedi metre uzakta içebiliyorsunuz..."
Beraber olduğumuz gece arkadaşım sigarayı kesin bırakmaya karar verdiğini ve Kanada dönüşü sigara paketini bir kenara attığını söylüyordu.
Dilerim, başarılı olur.
Benim gibiler tiryaki olmadığı hatta ağzına hayatı boyunca koymadığı için bunu anlayamıyor.
Bazen konu sigaradan açılınca Bölge Temsilcimiz Bülent Zarif inceden bir espriyle bana takılmadan edemiyor.
"Her şeyi yazabilirsin ama sigarayı yazamazsın. Çünkü sigaranın ne olduğunu bilmiyorsun..."
Evet... Bilmiyorum...
Dünyadaki milyonlarca insandan biri değilim.
Ama bu beni üzmüyor.
Bildiğim bir gerçek var ki; bilimsel araştırmalar sigarayla ilgili korkutucu gerçeği her gün bizlere hatırlatıyor.
Ülgen Zeki Ok'un yazısını okuyacaksınız.
Diyor ki...
"Sigara içmeyenlere saygı gösteren işletmeleri sırayla yazalım..."
Yazalım...
Bu işletmelerin farklı olduğunu herkese gösterelim.

"Tütünün zararlarını önlemeye dair kanun"a ne oldu?

Bir yıl kadar önce yazdığım bir yazıda gençleri sigara alışkanlığından korumaya ve kurtarmaya yönelik olarak TBMM'ye sunulan kanun taslağını "Kafeler, internet kafeler, elektronik oyun merkezleri ve benzeri yerlerin her türlü kullanım alanlarına tütün yasağı getirmesi", "Lokanta ve kafeterya gibi yerler ile otel ve benzeri konaklama mekanlarının kapalı alanlarında ise tütün içenler için ayrı yerler düzenlenmesi" gibi önerileri içermesi nedeniyle son derece olumlu bulduğumu bildirmiş, ancak "altıncı hissimin bu taslağın bir yerlerde takılacağını söylediğini" yazmıştım. "Umarım yanılıyorumdur" da demiştim, ama ne yazık ki "yanılmamışım".
* * *
Nükleer sızıntıya bağlı radyasyonun yol açtığı en büyük faciada Çernobil'de 35 insan ölmüştü; radyasyonun geç etkileri sonucu ölen insan sayısının da 30 bine kadar çıktığı öne sürülüyor. Sigara ve tütün ürünlerine bağlı hastalıklardan ise yılda, ülkemizde 100 bin, dünyada 5 milyon kişi ölüyor. Gelişmiş ülkeler, artan halk sağlığı bilinci sonucu, satışlarını Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere kaydırma amacını güdüyorlar. Şimdiki eğilimlerin sürmesi durumunda 2025 yılında ülkemizde 250 bin kişinin sigaranın yol açtığı hastalıklardan ölmesi bekleniyor.
* * *
Türkiye'de hiç önemsenmeyen sorunlardan biri de pasif içicilik; yani sigara içmemekle birlikte, sigara içilen bir ortamda bulunanların durumu. Pasif içiciliğin, başta hamileler ve çocuklar olmak üzere, zararları tıbbi olarak kanıtlanmış durumda.
İnternette dolaşan bir fotoğrafta, ünlü sigara reklamındaki kovboyun atı tam anlamıyla nalları dikmiş, başındaki kovboy kara kara düşünüyor ve bir yazı:
"Pasif içicilik öldürür..."
* * *
Ev ortamındaki pasif içiciliği önlemek, yalnızca eğitim ve halkı bilgilendirmekle olası; oysa toplu alanlarda alınabilecek birçok önlem var. Sigara içilebilecek odalar oluşturmaksızın, sigara içmeyi önlemek güç olsa da, İzmir'deki bazı kurumların giriş kapılarında artık "Bu kapıdan sonra sigara içilmez" yazısı yer alıyor. Konak Kuduz Tedavi Merkezi'ni ve özellikle Çakabey Koleji'ni bu başarılarından dolayı kutluyorum, diğer okul ve sağlık kuruluşlarını bu kampanyaya öncülüğe davet ediyorum.
İzmir'de ve çevre illerde çocuklarımızla gidip dumansız bir ortamda yemek yiyip, bir şeyler içebileceğimiz ve alışveriş yapabileceğimiz yer sayısı da son derece kısıtlı. Tamamen sigarasız veya en azından pasif içiciliği önleyen bu tip mekanları bildirirseniz, sevgili Deniz'in izniyle yayımlamaya çalışacağım.
Siz de TBMM'ye sevk edilmiş bulunan kanun teklifini desteklemek amacıyla Türk Toraks Derneği'nin http://www.toraks.org.tr/imza_kampanyasi_form.php internet adresindeki formu doldurabilirsiniz.
Dumansız ve sağlıklı günler dileğiyle.
(Prof. Dr. Ülgen Zeki Ok'un kaleminden, okulgen@superonline.com)


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Eylem sorunu
Kanada dönüşü sigarayı bırakan dostum
Nasreddin Hoca'yı fıkralarıyla analım





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2006 Milliyet