Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nasreddin Hoca'yı fıkralarıyla analım

Bizim Köşe / İsmail Sivri

Nasreddin Hoca Şenlikleri, bu yıl, 5-10 Temmuz günlerinde, Akşehir'de çeşitli etkinlikler içinde yapılacaktır. Akşehirliler, bizleri bekliyor.
Sevgili Hoca'mız da dört bir yanı açık türbesinde, ziyarete gelenlerden, bir iki fıkrasını anımsayıp gülüşmelerini istiyor.
Bizler, Akşehir'e gidemesek de hocamızın bir iki fıkrasını anımsayalım, gülümseyip düşünelim.
* * *
Hocamız yaşamı boyunca, içindeki sevgi ve hoşgörüsüyle, kızdığında bile eleştirisini öylesine ustaca yapardı ki hikmet dolu cevabıyla, eleştirdiği kişiyi de gülümsetip düşündürürdü.
Kavgalardan uzak, barış ve dostluktan yana bir yaşam süren Hoca, insanların olmayacak şeyleri sorun yaparak, birbirleriyle çekişme, tartışma ve kavgalarına kızar, onları hep barışa, dostluğa çağırırdı.
Kadılık yıllarında, olmayacak davalardan usanan hoca, bir gün, karşısına çıkan davacı ve davalıyı dinleyip, her ikisine de "Haklısın" der. Bunu duyan eşi, "Hiç iki haklı birden olur mu?" deyince karşılığı şu olur:
- Sen de haklısın hatun.
Böylece yalnız kadılık yıllarında değil, tüm yaşamında, çevresindekilerin barış içinde yaşamalarını, hiçbir şeyi sorun etmeden hayatın tadını çıkarmalarını öğütlerdi.
İçi yaşama sevinciyle dolu olan Hoca'ya bir gün bir cenaze taşınırken, çevresindekiler, "Tabutun neresinde bulunmalı" diye sorduklarında, onlara verdiği cevap şu olur:
- İçinde bulunmayın da neresinde olursanız olun.
Hoca bir yaşam adamı olduğunca bir umut adamıydı. Evinde yiyecek bir şey bulamadığında, kuru ekmeğini alıp Akşehir gölüne gider. Gölde ördeklere bakarak ekmeğini yerken "Ne yapıyorsun" sorusuna şu karşılığı verir:
- Ördek çorbası içiyorum.
Yine günlerden bir gün, Akşehir gölünde, kuru ekmeğini bir tas yoğurtla yer. Karnı doyunca da, yoğurt tasını göl sularında yıkarken, çevresindekilerin "Ne yapıyorsun" sorusuna şöyle demez mi?
- Göle yoğurt mayası çalıyorum.
Bu soruyu soranlar, bu sözleri duyduklarında gülüşerek, "Hocam, koca göl hiç yoğurt mayası tutar mı?" derler. Hocamızın cevabında, tüm insanlığın umudunu dile getiren şu sözler vardır:
- Ya tutarsa...
Hoca umut adamı olduğunca da gerçekçidir. Bir gün kente giderken, çocuklar Hoca'ya, "Bize düdük al" derler. Hoca dönüşte, yalnız önceden parasını veren çocuğa bir düdük vererek, şu gerçeği dile getirir.
- Parayı veren düdüğü çalar.
Hoca pazarlarda satıcılık yaptığı yıllarda, dokuzunu bir akçeye aldığı yumurtaları, yine dokuzunu bir akçeye satarken gören dostları, "Hocam ne yaparsın" dediklerinde şu karşılığı alırlar:
- Dostlar alışverişte görsün.
Sevgili Hocamız her zaman bizlere yaşamın altın kurallarını öğreten bir bilge olarak karşımıza çıkar.
* * *
Nasreddin Hoca, 1208 yılında, Sivrihisar'a yakın Horto Köyü'nde doğdu ve 1284'te, 76 yaşında, Akşehir'de bu dünyaya gözlerini yumdu. Hoca'mız, hikmet dolu fıkralarıyla, dünya durdukça yaşayacaktır.
Yüzyıllardır bizleri ve tüm dünyayı güldürerek düşündüren Hocamız, fıkralarıyla insanlığa bir öğüttür. Yaşamımız boyunca, Hoca'nın bir fıkrasını anımsadığımızda gönlümüz ferahlamaz mı?
Hep birlikte, Hoca'nın bir fıkrasını anımsayıp gülümsemeye ne dersiniz?

ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Eylem sorunu
Kanada dönüşü sigarayı bırakan dostum
Nasreddin Hoca'yı fıkralarıyla analım





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nesrin Coşkun
Deniz Sipahi
İsmail Sivri

© 2006 Milliyet