Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Cannes'da "reklamımızı yaptık"

Reklam dünyasının en önemli küresel buluşma platformu olan Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali'ne bu yıl 81 ülkeden 10 bin kişi ve 24 bin 862 eser (151'i Türkiye'den) katıldı. Festivalin Türkiye temsilcisi Milliyet ise "İstanbul'a Gel" temasıyla ülkemizi tanıttı

FATOŞ KARAHASAN

Fransa'nın güneyindeki Cannes, küçük bir sahil kentinin nasıl küresel bir marka haline gelebileceğinin en iyi örneğini oluşturur. Her yıl birbiri ardına düzenlenen film ve reklam festivalleri sayesinde, dünyanın kültür merkezleri arasına girmeyi başaran Cannes, yıldızları, plajları, kırmızı halılı törenleriyle rüyaların gerçekleştiği bir kent haline gelmiştir.
Geçtiğimiz hafta kalabalık bir Türk reklamcı grubunun katıldığı Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali, 53 yıl önce sinema festivalinin bir uzantısı olarak yaratılmış. Bu festivali yalnızca reklamcıları ilgilendiren bir organizasyon olarak görmemek gerekiyor. Pazarlama endüstrimiz ve markalarımız için Cannes önemli bir tanıtım platformu sunuyor. Festivalin Türkiye temsilcisi olan Milliyet, her yıl Cannes'da, bir temayı sahiplenerek ülkemizin tanıtımını yapmanın yollarını arıyor.
2002'den beri Milliyet'in yaptığı yoğun çalışmalarla katılan eser sayısının 10 kat artmasına bağlı olarak bu yıl Türkiye'ye ayrılan jüri üyesi kontenjanı üçe çıktı. Geçtiğimiz festivallerde Paul McMillen, Hakkı Mısırlıoğlu, Demet İkiler ve Ali Taran jüri üyesi görevini yapmıştı.
2006'da Cannes Lions'a ülkemiz 151 eserle katıldı. Ayrıca, festivali izlemeye giden 100'e yakın reklamcı dünyanın diğer ülkelerinden gelen meslektaşlarıyla tanışma fırsatı buldu. Festival Başkanı Terry Savage, Türk jüri üyeleri Ayşe Bali, Cem Topçuoğlu ve Banun Erkıran'ın katkılarından etkilendiğini belirtti.


"Her yıl bir tuğla daha koyacağız"

Milliyet Reklam Grup Başkanı Viki Habif, Milliyet'in dört yıldır Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Cannes Lions Uluslararası Reklam Festivali'ne desteğinin süreceğini belirtiyor: "Milliyet, organizasyona her sene bir tuğla daha ekleyecek."
Bu yıl festivalde görev alan Türk jüri üyelerinin, kendisine çalışmaların çok yorucu geçtiğini aktardığını anlatan Habif şunları söylüyor: "Bu, benim için çok önemliydi. Eğer sıkıldık demiş olsalardı, inceledikleri reklamların bildiklerinin birer tekrarı olduğunu düşünürdüm. Ancak Cannes'da her sene birbirinden yeni ve yaratıcı çalışmalar jüriyi zorluyor. Banun Erkıran '10 yılda okuyup öğreneceğim şeyi burada iki günde gördüm' dedi. Ayşe Bali 'Ben böyle bir yarışı hayatımda görmedim' yorumunu yaptı. Daha önceki yıllarda jüri üyesi olan Ali Taran'dan, Paul McMillen'dan ve Demet İkiler'den de hep aynı şeyleri duydum. Cannes reklamcılıkta tamamen farklı bir ölçek."

Herkes etkileniyor
Cannes deneyiminin yalnızca jüri üyelerini değil, başta genç katılımcılar olmak üzere herkesi etkilediğini belirten Habif sözlerini şöyle sürdürüyor: "Kendinizi buraya gelen genç yaratıcıların yerine bir koyun. Biz burada yapılan yarışmanın aynı formatını Türkiye'de uyguluyoruz. Burada ise dünya çapında oluyor. Dünyanın 35 ülkesiyle yarışma atmosferini bir hayal edin. Milliyet bunu yapmaya devam edecek. Her sene de daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Her şey para değil. Buraya çalışmaya geliyoruz, dönünce bütün sektörü davet ediyoruz ve öğrendiklerimizi paylaşıyoruz."

Parti hâlâ konuşuluyor
Geçen sene Cannes'da gerçekleştirdikleri Türk partisinin Türkiye'nin tanıtımına çok önemli katkısı olduğunu ve partinin hâlâ konuşulduğunu söyleyen Habif, "Türk gecesine katılanlar hâlâ yaşadıklarını hatırlıyor ve bize gelip 'Cannes'da yapılmış en iyi partiydi' diyorlar" diye konuşuyor. Festivalde kurulan Milliyet gazetesi standına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.'den destek geldiğini de belirten Habif, bu yıl standda tema olarak İstanbul'u işlediklerini ve standın İstanbul'un 2010 yılında Kültür Başkenti olması konsepti üzerine kurulduğunu belirtiyor.

Festivalden notlar

81 ülkeden 10 bin kişi ve 24 bin 862 çalışma katıldı. Bu, geçen yıla göre yüzde 12,5 oranında artış anlamına geliyor.
Türkiye geçen yıl Milliyet'in "Türkiye'nin Ritmi" kavramı çerçevesinde düzenlediği etkinliklerle ses getirmişti. Bu yılın teması olan "Come to Istanbul / İstanbul'a Gel" çerçevesinde özel hazırlanan bir standda tüm katılımcılara Milliyet-Tempo işbirliğiyle hazırlanan dergi dağıtıldı.
Jüriler her zamanki gibi dünyanın önde gelen reklamcılarından oluşmuştu.
Festivalin en sempatik ülkesi Brezilya oldu. Her dalda yüzlerce eserle katılan Brezilyalı reklamcılar, Cannes'da düzenledikleri etkinlikler, takım formalarıyla gezmeleri ve sempatiklikleriyle akıllara kazındı.
Yılın Reklamvereni Adidas, Yılın Reklam Ajansı TBWA Paris, Yılın Medya Ajansı ise Universal McCann Sydney oldu.
Türkiye DDB&Co'nun hazırladığı Cafe del Mondo ilanı açık hava ve basın dallarında; Mindshare'in hazırladığı Radikal Tasarım Gazetesi ise medya dalında finale kaldı.

Mini "Dünya Kupası"

Cannes'da bu yıl yarışanlar yalnız reklamlar olmadı. Festival Sarayı'nın hemen yanı başında bulunan plajlar, Adidas'ın sponsorluğunu üstlendiği Cannes Lions Futbol Turnuvası'na sahne oldu. Beşer kişiden oluşan katılımcı takımları, 15'er dakikalık iki devre halinde oynanan maçlarda birbirlerine üstünlük sağlamaya çalıştı. Finalde ise Meksika'yı 3-1 yenen Portekiz şampiyon oldu. Portekiz ekibine kupası basın ödül töreni gecesinde verildi.




PAZAR
"Plaklarımı pencereden fırlatıp atardı"
"Müzik benim hayati görevim"
"Artık anneler kız çocuklarını alıp voleybol maçına geliyor"
Türkiye'nin en zekileri seçiliyor
Televizyonun kralıydı
Cannes'da "reklamımızı yaptık"
Antakya'ya doğru
Yukarıya değil, aşağıya bak
Bosna'da bir ölüm kampı
Türkiye için fırsatlar ve tehlikeler
Bebek Balıkçı
Eminönü imparatorluğu
Serinleten öneriler
Giovanni Boccaccio'dan bir masal





Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet