|
 |
|
|
Zizu ve Ronaldo
Bu Zizu'nun maçıydı... Futbola onuruyla veda edecekti... Aylar önce kararını açıklamış, Almanya 2006'da tüm futbol dünyasına son gösterisini yapmaya hazırlanmıştı. Grup maçlarındaki tutukluğu, Fransızları ikileme düşürdü... Acaba tükenmiş miydi? Hayır, öyle olmadığını gösterdi... Önce İspanya'yı aradan çıkardılar arkadaşlarıyla birlikte...Zinedin Zidane, klasını sunmaya başlamıştı.
Dün, nostaljik duygularla başladı Frankfurt'taki çeyrek final maçı... Herkes, Paris 1998 finalini hatırlıyordu... Fransızlar, Zizu'larının yeniden o günün tadını ve keyfini tekrarlamasını dilerken, Brezilyalılar da Parreira'nın baştan yaptığı uyarılara rağmen bir rövanş duygusuna kaptırmışlardı kendilerini...
İlk yarıda Fransa daha çok pas yapan, daha çok hücum eden takım oldu. Zidane, Ribbery ve Henry dakikalar ilerledikçe farklılıklarını ortaya koymaya başladılar...
Brezilya bu restlere birkaç gol pozisyonu ile karşılık vermeye çalıştı. Ama hayır, olmuyordu....
Zidane, bir ressamın palet ve fırçalarıyla yarattığı harika biçim ve renkleri, yeşil çimende futbol kalıplarına dökerken, Ronaldinho, o Şampiyonlar Ligi'nin büyük şövalyesi, liderliğini kaybetmişti... Takımını yönetecek yaratıcılığından, sihirli vuruşlarından eser yoktu. Ronaldo da hem kilolarının, hem de Fransa'nın ağırlığı altında eziliyordu.
Zidane asisti ile Henry golü, bu Dünya Kupası'nın en büyük ortak yapımı olarak tarihe geçti...
Yerden yere vurulan, kararları, vizyonu ve zekası bile eleştirilen Domenech, önce Ribery'yi, sonra da Henry'yi çıkartarak yine bir marifet(!) gösterdi... Ama "Horoz", ötmeye devam ediyordu...
Parreira ile birlikte şampiyonluk rüyası gören Brezilya ve Dünya, şimdi bir Avrupa finaline uyanıyordu!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|