Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaşamın CEO'su


Sanıyorum... "Mutluluk" tanımlarından biri de "kişinin, kendi yaşamının CEO'su olması..."
Bu deyimi bir yerlerde mi okudum?.. Yoksa ben mi ürettim... Bilemiyorum.
Bazen hafızam "alacakaranlık" oluyor.
Ama... Hangisi olursa olsun "yaşamının efendisi olmak" önemli... Veya kendimizi "yaşamımızın efendisi" olarak hissettiğimiz bazı zaman parantezleri...
O parantezlerin süresi ne denli uzatılabilirse, o kadar güzel.
İçimizdeki CEO, kaprislidir. Her zaman aynı şeyle mutlu olmaz. Bazen müzik, bazen kitap, bazen mesleki başarı... bazen alkış ve saygı... bazen sevgi... bazen aşk/sevişme... bazen dostlar... bazen yalnızlık... bazen alıp başını bir yerlere gitmek... bazen evden hiç çıkmamak... bazen spor... bazen futbol maçı (tercihim GS)? bazen yemek... bazen içki ve tütün... bazen doğa... bazen bar, bazen meyhane... bazen yardım edebilmek... bazen dost uzanan bir yardım eli.......... değişir.
Hepsinin ortak paydası, birlikte yaşamak istediğinle paylaşmak (yalnızlık da paylaşılır)...
................................
Derinlere daldık, ağırlık atıp yüzeye çıkalım...
Birkaç hafta önce "korkunun mutluluğunu" yaşadım.


O parantezin de CEO'su bendim.
Kurtköy'deki yarış pistinde "Formula 1" yarış aracındaydım. Önlü arkalı 2 kişilik bir hız canavarı...
"Mermi" hızıyla zamanı ve zemini yırtıyorduk.
Renault'nun bu "pist ağlatan" aracına binerken "Otomobil hakkında bildiğin her şeyi unut. Boynunu sağlam tut. Başını öne eğ" demişlerdi.
Gerçekten 300 kilometreye yaklaşan hızla giderken, kaskla korunan başım sürekli öne eğikti. Dik tutarsam süratin yarattığı hava direnişinin başımı, boynumdan koparacağı gibi bir his içindeydim.
Virajlarda, jet uçaklarınınki gibi "G" çekme gücüne karşı bütün enerjimi boyun kaslarıma odaklıyordum.
Ve...
300 kilometreye yakın hızla viraja girerken, altımızdaki zamana meydan okuyan "hız canavarı", 1-2 saniye içinde 100-130 kilometreye düşüyordu.
Fren ve gaz düğmeleri yarım ay şeklindeki direksiyonda pilotun başparmakları altındaydı.
Aracın, daha önce sıcak kalıplarda ısıtılmış kalın karbon lastikleri piste sımsıkı yapıştıkları için 100-130 kilometre hızla viraj almak mümkün oluyordu.
Bu arada arkadaşların "Kahverengi tulum giy... Altına kaçırdığın renginden belli olmasın" diye takılmalarını hatırlıyordum.
3 müthiş tur yaptık.
İndiğimde özel kauçuk tulum ve kask içinde terden sırılsıklam kalmıştım.
Siyah tulumum da temizdi.
..................................
Araca binerken kendi yaşamımın CEO'su olarak, kararı kendi özgür irademle almıştım.
Sonra... 3 tur boyunca düşündüm ki... Artık CEO ben değildim, hız canavarını kullanan önümdeki pilottu.
Yaşamımın direksiyonu ondaydı.
Yaşamının kendi CEO'su olmak iddiasını ya da sanısını daha derin düşünmeliyiz.
Ya parmağı olmadık bir düğmeye bassaydı... (Kimi dostlar, bu -düğme- sözcüğünü de komplo teorisi olarak algılamasın.)

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Dünya kazan, kim kepçe?
Çoktandır birbirlerini görmemiş olan 2 eski a...
Melih AŞIK
Vurulmak kader mi?
Güneydoğu'dan her gün birer ikişer şehit habe...
Fikret BİLA
TEPAV'ın İran araştırması
TOBB'un desteklediği Türkiye Ekonomi Politika...
Hasan CEMAL
Alman disiplini, Alman ruhu!
Kurfürstendamm Bulvarı'nda, arabadan yarı bel...
Güneri CIVAOĞLU
Yaşamın CEO'su
Sanıyorum... "Mutluluk" tanımlarından biri de...
Can Dündar
Bosna'da bir ölüm kampı
Gri bulutlar altında, yeşillikler içinde bir...
Abbas GÜÇLÜ
Çocuklar ciddiye alınmıyor. Çünkü...
Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın çok önemli b...
Metin MÜNİR
Uzaklardan ara sıra
Uzaklardan ara sıra gök gürültüleri geliyor. ...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
TEMEL, köyden çıkmış, kasabaya varmış, herkes...
Derya SAZAK
Dalaman'da rafting
Bulutların gölgelediği kanyonda kıvrılarak ak...
Meral TAMER
Dünya Kupası bitince TV'ni kapat!
Yıl 1993. Kanada'da bir İngilizce öğretmeni, ...
Ece TEMELKURAN
Unutulur! Unutulur!
Esmeray'ın vaktiyle, insanın ciğerini ağır ağ...
Tamer HEPER
Otorite boşluğu var
Bir grup okuyucum şikâyetlerini bildirmekle k...
Osman ULAGAY
Türkiye'yi de vuran dalga ve sonrası
Dünya Bankası'nın 2006 yılı Global Developmen...
Güngör URAS
Yalan dünya Her şey bomboş
Ülkede olan bitenden bunaldıysanız, her gün e...
Serpil YILMAZ
Silikon Vadisi, Tuzla'da 'yata' geldi
Taşıdığı öneme bakarsak, oldukça mütevazı ola...

© 2006 Milliyet