Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuklar ciddiye alınmıyor. Çünkü...


Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın çok önemli bir tespiti var. Okulöncesi eğitim dikkate alınmıyor, çünkü oy hakkı yok diyor. Çok haklı...
Seçimin çok konuşulduğu şu günlerde gençlerin sık sık gündeme gelmeleri, kara kaşları, kara gözleri için değil. 18 yaş üzeri gençlerin çoğu ilk kez bu seçimde "milli" olacak. Aslında oy kullanma yaşı bir önceki seçimde 18'e indi ama, seçmen kütüklerinin oluşmaması, gençlerin durumdan pek haberdar olmaması nedeniyle 3.5 milyon yeni seçmenden çok azı oy kullanabilmişti. Bu seçimde 18 yaş üzeri yeni seçmen sayısı 4 milyon, 25 yaş altı seçmen sayısı ise 10 milyon olacak. Müthiş bir rakam. Başta AKP olmak üzere, gençlere duyulan özel ilginin altında, bu oylar yatıyor. Herkes çok iyi biliyor ki, bu oylar nereye giderse, o parti ipi en önde göğüsler.
Geçen seçimde Cem Uzan'ın Genç Parti'yi kurup hiç umulmadık oranda oy alması da bu yüzdendi. Gençler, öylesine itilmiş kakılmış durumdalar ki, kendilerine kim ilgi gösterse onun peşinde gidecek durumdaydılar. Ama sanki bu seçimde her şey çok daha farklı olacak.
Gençleri kolayca "kandırıp" oylarını almak artık o kadar kolay olmayacak. Çünkü akıllandılar. Bugüne kadar bizim için ne yaptınız sorusunu sormaya başladılar.
Erken ya da zamanında bir seçimde gençlerin oylarına talip olanlar, somut projeler ortaya koymak zorundalar. Hamaset nutuklarının artık ters teptiğini özellikle hatırlatmak isteriz. Peki gençlerin siyasetçilerden temel beklentileri ne?
Hangi sorunları ortaya çıkıyor ve hangi konulara öncelik verenlere oylarını yönlendirirler? İşte satırbaşlarından bazıları:

Gençler ne istiyor?
  • Daha iyi eğitim
  • Daha çok üniversite
  • İyi ya da kötü bir iş
  • Daha çok yurt
  • Daha fazla burs
  • TBMM'de temsil hakkı
  • ÖSS'de hakkaniyet
  • Adam yerine konulma
  • Her konuda eşitlik

  • Gençlerin isteklerinde hiçbir abartı yok. Ciddiye alınmak ve yaşıtlarıyla olduğu kadar yetişkinlerle de eşit koşullarda yarışmak istiyorlar.
    Olayların hep mağdur tarafı olmaktan bıkmış durumdalar. AKP geçen seçimde, mağduriyetinizi gidereceğiz sloganıyla her kesimden gençlerin oyunu aldı. Ama verdiği sözleri, şu ana kadar yerine getiremedi.
    Ödünç oyların çoğu bu yüzden gidebilir. MHP'nin bu konuda somut projeler üretememesi, CHP'nin gençlerden hep uzak duruşu, DYP'nin yetişkin parti hüviyetinden bir türlü kurtulamamış olması, ANAP'ın hâlâ yönünü bulamaması, herkes gibi gençlerin de oylarının rengini henüz belirleyememelerinin en önemli nedeni.
    Bakalım önümüzdeki günler ne getirecek?..

    Tatil zamanı
    Evden tatil dayatması olmasa yazın gelip geçtiğinin farkına varamayacaktım. Öylesine yoğun bir koşuşturma içindeyiz ki, ne zaman tatil gündeme gelse hep erteliyoruz. Daha yazılacak onlarca konu var. Şimdi zamanı değil diye.
    Ama tatil de gerekiyor. Her ne kadar tatil yapmamayı hâlâ bir marifet sayanlar bulunsa da, çalışmak kadar dinlenmenin de elzem olduğuna inananlardanım. Çünkü dinlenmeden yapılan çalışma çok da verimli olmuyor. Sadece günü kurtarıyor.
    Özetin özeti: Bir fırsatını bulun ve kısacık da olsa, sık sık bölünse de siz de bir şekilde tatile zaman ayırın. İlle de bir yerlere gitmeniz gerekmiyor. Evde oturup olup bitenleri dışarıdan izlemek bile ayrı bir keyif. Şimdilik bana müsaade...

    aguclu@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Dünya kazan, kim kepçe?
    Çoktandır birbirlerini görmemiş olan 2 eski a...
    Melih AŞIK
    Vurulmak kader mi?
    Güneydoğu'dan her gün birer ikişer şehit habe...
    Fikret BİLA
    TEPAV'ın İran araştırması
    TOBB'un desteklediği Türkiye Ekonomi Politika...
    Hasan CEMAL
    Alman disiplini, Alman ruhu!
    Kurfürstendamm Bulvarı'nda, arabadan yarı bel...
    Güneri CIVAOĞLU
    Yaşamın CEO'su
    Sanıyorum... "Mutluluk" tanımlarından biri de...
    Can Dündar
    Bosna'da bir ölüm kampı
    Gri bulutlar altında, yeşillikler içinde bir...
    Abbas GÜÇLÜ
    Çocuklar ciddiye alınmıyor. Çünkü...
    Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın çok önemli b...
    Metin MÜNİR
    Uzaklardan ara sıra
    Uzaklardan ara sıra gök gürültüleri geliyor. ...
    Hasan PULUR
    Kıssadan hisse...
    TEMEL, köyden çıkmış, kasabaya varmış, herkes...
    Derya SAZAK
    Dalaman'da rafting
    Bulutların gölgelediği kanyonda kıvrılarak ak...
    Meral TAMER
    Dünya Kupası bitince TV'ni kapat!
    Yıl 1993. Kanada'da bir İngilizce öğretmeni, ...
    Ece TEMELKURAN
    Unutulur! Unutulur!
    Esmeray'ın vaktiyle, insanın ciğerini ağır ağ...
    Tamer HEPER
    Otorite boşluğu var
    Bir grup okuyucum şikâyetlerini bildirmekle k...
    Osman ULAGAY
    Türkiye'yi de vuran dalga ve sonrası
    Dünya Bankası'nın 2006 yılı Global Developmen...
    Güngör URAS
    Yalan dünya Her şey bomboş
    Ülkede olan bitenden bunaldıysanız, her gün e...
    Serpil YILMAZ
    Silikon Vadisi, Tuzla'da 'yata' geldi
    Taşıdığı öneme bakarsak, oldukça mütevazı ola...

    © 2006 Milliyet