Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uzaklardan ara sıra


OZAYKÖY

Uzaklardan ara sıra gök gürültüleri geliyor. Ben burada sıcaktan yanarken bir yerlere yağmur yağıyor.
Hava raporunda Türkiye'de hafta sonuna kadar sürecek sağanak yağmurlar vardı. Ucu buralara dokunabilir mi?
Yataktan kalkıp pencereden dışarı bakıyorum. Kararsız bulutlar geçiyor. Geri yatağa dönüyorum. Başımı yatağın ayakucuna yerleştirdiğim yastık yığınına dayayıp uzanıyorum. Biri dağa, diğeri denize bakan pencerelerden ara sıra gelen esintiyi yakalamak ümidiyle böyle yatıyorum, yelkenleri sarkık kotra gibi.
Sıcak düşünmeyi yavaşlatıyor. Seks isteyen ağustosböcekleri sıcak kadar ısrarcı. Ötüşleri birbirine karışıyor. Saksağanların ötüşünden iyice eve yaklaştıklarını anlıyorum. Aralarında heyecanla bir şeyler konuşuyorlar sanki.
Aylardır yağmur yememiş, susuzluktan yanmış toprak, ağzı açık bekliyor. Ben de bekliyorum. Bir boşalsa hepimiz rahatlayacağız.
On on beş dakika, bir şey yok. Sonra dut yapraklarına birkaç damlanın düştüğünü duyuyorum. Sonra her taraftan serpişen damlaların sesi geliyor.

Gök gürültüleri uzaklarda
Bazen bulutun içinde fazla yağmur yoktur. Yolladığı her damlanın sesi teker teker duyulur. Düşen öyle bir yağmur. Birkaç dakika devam ediyor ve duruyor. Sıcak devam ediyor. Bir zaman daha geçiyor. Yeniden başlıyor. Bu defa yağmaya devam ediyor. Gene kesiliyor. Gök gürültüleri çok uzaklarda gidiyor.
Gene kalkıyorum. Dut ve incir ağaçlarının yapraklarındaki toz tabakasında damlalar kanal açmış. Toprakta ıslanma belirtisi yok. Ama ısı hafifçe düştü ve havada toprak ve ağaç kokusu var. Denizden ara sıra gelen esinti hafifçe perdeleri kaldırıyor.
Tembel, amaçsız günler. Tek başımayım. Zaman gibi akıyorum günlerin içinden, su gibi en az mukavemet noktalarını bularak. Uykum geldiğinde uyuyorum. Acıktığımda yiyorum. Yüzmek istediğimde denize gidiyorum. Film görmek istediğim zaman makineye bir DVD takıyorum.
Dün düşünüyordum. Yalnız olmak dışında bir sorunum yok. "Yalnızlığını sona erdirecek birini gerçekten bulmak istiyor musun?" diye sordum kendi kendime. "Yoksa yalnızlık keyfini çıkardığını bir türlü kabul etmek istemediğin bir şey mi?" Her iki sualin de cevabı galiba "hem evet hem hayır"dır.
Çok şeye sahibim. Sahip olduklarıma şükredip sahip olmadıklarım için ağlaşmamayı öğretmeliyim kendi kendime. Hayatımdan daha çok memnun olmayı öğretmeliyim.
Kalkıp sırtıma eski bir tişört, ayaklarıma sarkık bir şort geçirip benden başka kimsenin yüzmediği çakıllı koya gidiyorum. Yağmur bana gelmezse ben de denize giderim.
Kayalarda kargalar ötüşüyor. Sahilde kulaklarına numara takılı birkaç keçi var. Yanlarına yaklaşınca yavaş yavaş uzaklaşıyorlar. O zaman mayoya gerek yok.
Kendimi sulara bırakıp sırtüstü kulaçlarla ileriye, denizin daha derin ve serin olduğu yerlere yüzüyorum.

mmunir@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Dünya kazan, kim kepçe?
Çoktandır birbirlerini görmemiş olan 2 eski a...
Melih AŞIK
Vurulmak kader mi?
Güneydoğu'dan her gün birer ikişer şehit habe...
Fikret BİLA
TEPAV'ın İran araştırması
TOBB'un desteklediği Türkiye Ekonomi Politika...
Hasan CEMAL
Alman disiplini, Alman ruhu!
Kurfürstendamm Bulvarı'nda, arabadan yarı bel...
Güneri CIVAOĞLU
Yaşamın CEO'su
Sanıyorum... "Mutluluk" tanımlarından biri de...
Can Dündar
Bosna'da bir ölüm kampı
Gri bulutlar altında, yeşillikler içinde bir...
Abbas GÜÇLÜ
Çocuklar ciddiye alınmıyor. Çünkü...
Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın çok önemli b...
Metin MÜNİR
Uzaklardan ara sıra
Uzaklardan ara sıra gök gürültüleri geliyor. ...
Hasan PULUR
Kıssadan hisse...
TEMEL, köyden çıkmış, kasabaya varmış, herkes...
Derya SAZAK
Dalaman'da rafting
Bulutların gölgelediği kanyonda kıvrılarak ak...
Meral TAMER
Dünya Kupası bitince TV'ni kapat!
Yıl 1993. Kanada'da bir İngilizce öğretmeni, ...
Ece TEMELKURAN
Unutulur! Unutulur!
Esmeray'ın vaktiyle, insanın ciğerini ağır ağ...
Tamer HEPER
Otorite boşluğu var
Bir grup okuyucum şikâyetlerini bildirmekle k...
Osman ULAGAY
Türkiye'yi de vuran dalga ve sonrası
Dünya Bankası'nın 2006 yılı Global Developmen...
Güngör URAS
Yalan dünya Her şey bomboş
Ülkede olan bitenden bunaldıysanız, her gün e...
Serpil YILMAZ
Silikon Vadisi, Tuzla'da 'yata' geldi
Taşıdığı öneme bakarsak, oldukça mütevazı ola...

© 2006 Milliyet