|
Kıssadan hisse...
TEMEL, köyden çıkmış, kasabaya varmış, herkese de yeni bir ayakkabı alacağını duyurmuş...
Akşam gelmiş, yürüyemiyor, kahvedekiler merak etmiş:
"Ne oldi saaa, yürüyemiyorsun?"
Temel başını sallamış:
"Ayakkabı ayağımı sıkıyor..."
"Alırken giyip bakmadın mı?"
"Giymez olur muyum? Ayağım 43 numara, ben 39 aldım..."
"Niye öyle ettin?"
Temel içini çekmiş:
"Derdim büyük, geçen yıl anam öldü, babam peşinden gitti. Karım evde hasta, bakamıyorum. Oğlan gurbette, haber yok. Elde ne para var, ne pul. Borç içinde sürünüyorum."
Anlamamışlar:
"Bu anlattıklarınla ayakkabı numaranın ilgisi ne?"
"Öyle demeyin, öyle demeyin, eve varınca, ha bu ayakkabıları ayağımdan atıp öyle bir oh çekip rahatlayacağım ki!"
Kıssadan hisse...
Ah çoğunun cebinde ayakkabı alacak parası olsa da, küçük numara ayakkabı alıp çıkarınca rahatlasa!
***
ÇAYIRDA otlayan ineğin yanına bir tavuk yanaşmış, ona işbirliği, ticaret teklif etmiş...
Her ne kadar inek, inekse de kârlı bir işi geri çevirecek kadar inek değilmiş:
"Buyur tavuk kardeş, teklifini yap bakalım!"
"Sucuklu yumurta yapıp satalım!"
İnek, bu iş nasıl olacak diye bön bön bakarken, tavuk teklifine açıklık getirmiş:
"Çayırın şu köşesini bana verin, ben orayı yumurtayla doldururum!"
Ortaklık başlamış, tavuk yumurtluyor, inek sucuklu yumurtanın kârıyla avunup geviş getiriyormuş...
***
DERKEN tavuk, eli bıçaklı bir adamla çıkagelmiş:
"Haydi inek kardeş, sucuklu yumurta yapmanın zamanı geldi, lütfen kendinizi gönül rahatlığı içinde sayın kasaba teslim ediniz!"
İneğin aklı başına gelir gibi olmuş:
"Bu ortaklık bana biraz pahalıya mal olacak galiba!"
"Eeee ne yapalım inek kardeş, insanlara yumurtalı sucuk yedirmek kolay mı?"
Kıssadan hisse...
İnsanlara barış, huzur ve demokrasi getirmek de kolay değil, işte Amerika!
Her yeri, barış, huzur ve demokrasi adına işgal ediyor!
Böyle "inekler!" de oldukça!
***
UÇAKTA bir kartalla bir tilki varmış, yan yana oturuyorlarmış. Kartal bir ara düğmeye basıp hostesi çağırmış, kız gelmiş:
"Buyurun ne istediniz?"
"Hiççç!"
"O halde niye düğmeye basıyorsunuz?"
"İnbelikten!"
Kartal biraz sonra yine düğmeye basmış:
"Buyurun bir şey mi istediniz?"
"Hayır!"
"O halde niye düğmeye bastınız?"
"İnbelikten!"
Hostes gidip durumu pilota anlatmış, pilot da kızmış:
"Bir daha yaparlarsa dışarı at!"
Bu sefer tilki düğmeye basmış. Yine hostes gelmiş, yine aynı cevap:
"İnbelikten!"
Hostes kapıyı açtığı gibi, hem kartalı hem de tilkiyi dışarı atmış. Kartal kanatlarını açarken, yanından geçen tilkiye sormuş:
"Sen uçmayı biliyor muydun?"
"Yoooo!"
"O halde niye düğmeye bastın?"
"Hiiççç inbelikten!"
Kıssadan hisse...
Böyle fıkralar vardır, isteyen istediği gibi yorumlar, kıssadan hissesini çıkarır.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|