|
 |
|
|
Dışişleri'ne yeni müsteşar
Dışişleri'nde müsteşarlık koltuğuna, bakanlığın Kıbrıs ve Türk-Yunan sorunlarındaki en önemli otoritesi sayılan Ertuğrul Apakan oturuyor. Diplomatlar, AB süreci ve sorunlar dikkate alındığında, Apakan'ın Dışişleri Bakanı Gül'ün tam aradığı isim olduğu görüşünde birleşiyor
ANKARA KULİSİ
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, geçen hafta Türk diplomasisinin bakandan sonraki en kritik makamı olan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı koltuğuna oturacak yeni isimde karar kıldı.
Şimdiki müsteşar Ali Tuygan'ın yerine gelecek isim, merkezde en kıdemli müsteşar yardımcısı konumunda olan bir büyükelçi. Bakanlığın Kıbrıs ve Türk-Yunan sorunlarındaki en önemli otoritesi olarak kabul edilen, son üç yılını kritik AB ile Kıbrıs pazarlıklarının içinde geçirmiş olan Büyükelçi Ertuğrul Apakan.
Akademik kökenli
İzmir Koleji mezunu olan 59 yaşındaki Apakan, Mülkiye Diplomasi Şubesi'ni 1969'da bitirdi, 9 Eylül Üniversitesi İktisat Bölümü'ne asistan olarak girdi ve mastır yaptı. Ardından Dışişleri'ne giren Apakan, Viyana, Kuveyt, Cenevre'de görev yaptı. Merkezdeki yıllarında da uluslararası ekonomik sorunlar ve Ortadoğu konularında uzmanlaştı.
Apakan'ın 1989'da 42 yaşında Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçiliği'ne iki numara olarak gitmesiyle kariyerinde yeni bir dönem başladı. Merkeze döndüğünde Kıbrıs Dairesi'nin başına geçti, ardından aynı bölümün genel müdür yardımcılığına terfi etti.
Apakan, 1996'da ilk kez büyükelçi unvanını alarak yeniden Lefkoşa'ya gitti, 2000'de merkeze döndüğünde Kıbrıs ve Yunanistan'dan sorumlu genel müdür oldu. 2004'te aynı dosyalardan sorumlu müsteşar yardımcılığı görevine terfi etti. Bu görevde son iki yıldır Kıbrıs'ın yanı sıra ABD ile ilişkilerden de sorumluydu.
'Bakanlığın en çalışkanı'
Apakan'ın son üç yılı Türkiye-AB müzakereleri ve Kıbrıs pazarlıklarının tam merkezinde geçti. Annan Planı'nın beş kez değişmesinde perde arkasında kilit rolü oynayan isimlerden biriydi. Keza Annan Planı'na son şeklinin verildiği İsviçre'deki Burgenstock zirvesinde de yine en belirleyici aktörlerden biriydi. Apakan, AB'nin Türkiye ile müzakereleri başlatma kararını aldığı 17 Aralık 2004 tarihli AB zirvesinde de Brüksel'deki Türk heyetindeydi.
Cenevre'de BM daimi delegesi olduğu dönemde Apakan'ın sicil amirliğini de yapan eski Dışişleri bakanlarından İlter Türkmen, diplomasi muhabirimiz Utku Çakırözer'e Apakan'ı "Bakanlığın en çalışkan insanı. İnanılmaz çalışma kapasitesi ve dosya hâkimiyeti var" diye anlatıyor.
Türkmen, Gül'ün tercihinde, AKP hükümetinin kuruluşundan bu yana Türkiye'yi en fazla meşgul eden ve önümüzdeki aylarda daha da meşgul etmesi beklenen Kıbrıs konusunda Apakan'la gerçekleştirdiği yakın mesainin etkili olduğunu savunuyor.
Diplomasi kulislerinde de Kıbrıs sorunu yüzünden AB ile Türkiye arasında 17 Aralık 2004, 3 Ekim 2005 ve 12 Haziran 2006'da yaşanan krizlerin 2006 sonunda müzakereleri kesintiye dahi uğratabilecek boyutlara ulaşabileceği belirtiliyor. Böyle bir dönemde 35 yıllık meslek hayatının son 20 yılını Kıbrıs ve Yunanistan dosyalarıyla geçiren Apakan'ın Gül'ün tam aradığı isim olduğu görüşü diplomatlar arasında genel kabul görüyor.
Apakan'ı yakından tanıyan eski KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, şöyle anlatıyor: "Çok güzel bir tercih. Meslek hayatını Kıbrıs davasına adamış bir mükemmel insandır. Kıbrıs Türkü çok rahat eder. Çünkü onu çok iyi tanır ve ona güvenir."
Denktaş'a göre, Kıbrıs'taki Lefke Üniversitesi'nin kütüphanesine isminin verilmiş olması Kıbrıs halkının Apakan'a olan sevgisini gösteriyor.
En önemli merakı AB
Kıbrıs konusundaki bütün uzmanlığına karşılık Apakan'ın Dışişleri'ne girmeden önceki en önemli merakı ise Avrupa Birliği'ydi. Apakan'ın mastır tezi, Türkiye ile o günkü adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki ilişkileri konu alıyordu.
Dışişleri'nin yeni müsteşarının en önemli hobisi ise tarih kitapları okumak, klasik Batı müziği dinlemek.
'Ana' uçağının gazeteci istatistikleri
Başbakan Erdoğan'ın yurtdışı gezilerinde son dönem kızdığı gazetelere ambargo uyguladığı biliniyor. Erdoğan'ın geçen haftaki Fransa gezisi bir istisna olmadı. Bu gezide Erdoğan'a Hürriyet, Sabah, Zaman ve Yeni şafak gazetelerinin genel yayın yönetmenleri eşlik etti.
Başbakan'ın son iki ay içindeki 4 yurtdışı gezisinde ANA uçağına alınan gazeteler şöyle:
Yunanistan-Azerbaycan (4-6 Mayıs)
Hürriyet
Sabah
Zaman
Yeni Şafak
TGRT-Türkiye
Akşam
Avusturya-Endonezya (10-15 Mayıs)
Hürriyet
Sabah
Zaman
Yeni Şafak
Türkiye
Star
Vakit
Mısır-Cezayir (20-23 Mayıs)
Hürriyet
Sabah
Yeni Şafak
Zaman
TGRT/Türkiye
Bugün
Almanya (25 Mayıs)
Almanya gezisine gazeteci almadı
Hırvatistan-Makedonya (12-14 Haziran)
TGRT Haber
NTV
CNN Türk
ATV
Samanyolu TV
Kanal 7
TRT
Fransa (27-28 Haziran)
Hürriyet
Sabah
Yeni Şafak
Zaman
Edelman'dan Erdoğan'a hassas bir mesaj daha
'Özal Anavatan'ı kurup başbakan seçildikten sonra içinden geldiği seçmen tabanını aştı ve küçük bir grubun temsilcisi olmaktan çıkıp Türkiye'nin lideri haline geldi'
Geçen hafta "Ankara Kulisi" köşesinde ABD Savunma Bakanlığı Müsteşarı Eric Edelman'ın Washington'daki Institute for Near East Policy adlı araştırma kuruluşunda yaptığı konuşmanın şifrelerini yayımlamıştık.
2003-2005 yılları arasında Ankara'da büyükelçilik yapmış olan Edelman, bu konuşmasında Başbakan Recep Tayip Erdoğan'dan CHP lideri Deniz Baykal'a ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kadar pek çok kesime ince mesajlar göndermişti.
'Özal, tabanını aştı'
Washington'daki bazı uzmanlar, bu kulis yazısının Edelman'ın konuşmasındaki kodları tam olarak deşifre edemediğini, bazı unsurları boşlukta bıraktığını belirterek, büyükelçinin Özal'ı överken sarf ettiği şu sözlerin büyüteç altına yatırılmadığını söylediler:
"Özal 1983 yılında Anavatan Partisi'ni kurdu ve ardından başbakan seçildi. İşte o zaman Özal küçük bir grubun temsilcisi olmaktan çıkıp Türkiye'nin bütünün lideri oldu. Gerçek anlamda bir ulusal şahsiyet haline gelebilmek için, içinden geldiği seçmen tabanını aşmasını bildi."
Washington'daki uzmanlar, Edelman'ın bu sözlerindeki adresin de Başbakan Erdoğan'dan başkası olmadığı konusunda hemfikirler.
|
|
|

|