|
 |
|
|
Tecrübenin zaferi
2006 Dünya Kupası, çeyrek finaller sonunda Avrupalılar'ın hakimiyeti altına girdi. Tüm Dünya bir gecede, önce 34'lük Fransız Zidane'ın şovuna alkış tuttu, ardından da 26'lık Ronaldinho'nun çöküşüne şahit oldu
HABER YORUM / GÖKHAN TÜRE
2006 Dünya Kupası'nda Brezilya ile Fransa arasında oynanan ve nefesleri kesen çeyrek final maçı "tecrübenin, gençliğe zaferi" olarak hafızalara kazındı...
Son iki yılda "Dünya'nın en iyi futbolcusu" unvanı ile turnuvaya gelen, ancak tek gol dahi atamadan "sıfır çeken" 26 yaşındaki Ronaldinho, karşısında harikalar yaratan Fransız yıldız 34'lük Zinedine Zidane'ı izlemekle yetinince evinin yolunu tuttu.
Mükemmel performans
İlk milli maçını, 1994'te, Ronaldinho henüz 14 yaşında iken oynayan Zidane, hemen her karşılaşma öncesi "tamam, yaşlı Zidane artık bu kez evine dönüyor" diyenlere en güzel yanıtı, İspanya ve Brezilya maçlarında verdi. Süperstar, 3 - 1'lik İspanya maçında Vieira'ya galibiyet golünün asistini yapıp, üçüncü gole de imza atarken, Brezilya karşısında ise nefis hareketleriyle büyüledi. Cezayir asıllı oyuncu, orta sahada bir maestro gibi çalışırken, Thierry Henry'ye attırdığı golle de yarı finalin kapısını araladı, Dünya starı olduğunu bir kez daha herkese kanıtladı.
Zidane, karşılaşma sonrası "Çok üstün bir performans göstermemiz gerekiyordu ve biz de bunu yaptık. En önemlisi, maç boyunca fiziksel olarak aynı düzeyde kalmamızdı. Bunun için de büyük çaba sarfettik ve bu zaferi bir kez daha hak ettik" derken, Teknik Direktör Raymond Domenech ise, onun için "Zidane, herkese nasıl futbol oynanacağını gösteren gerçek Zidane gibi oynadı. Takım da ona, istediği özgürlüğü verince tüm hünerini sergiledi. Onun gibi bir oyuncuya sahip olmak bir antrenör için gerçekten çok güzel bir duygu" diye konuştu.
Sıfır çeken süperstar!
Dünya Kupası'ndaki beş maçı da gol atamadan ve sahada hiçbir varlık gösteremeden kapayan Ronaldinho ise tüm otoriteleri ve futbolseverleri hayal kırıklığına uğrattı. Kupa başlamadan yıldız ilan edilen Ronaldinho, elendikleri maç sonrası, "Sürekli kazanan ve kazanmaya alışmış bir takımın kaybetmesi kadar kötü hissettiren bir şey olamaz. Çok üzüntülüyüz. Artık ayaklarımızı yere sağlam basmalı ve gelecek seneleri düşünmeliyiz. Gol atamadığım yönündeki eleştirilere ise katılmıyorum. Benim işim gol atmaktan çok attırmaktır" diye konuştu.
SEVİNÇ
FRANSIZ BASINI
Fransa'nın dünyaca ünlü spor gazetesi L'Equipe, takımlarının Dünya Kupası'nda Brezilya'yı 1 - 0 yenerek yarı finale çıkmasını "Büyüleyici" başlığıyla birinci sayfadan manşetten duyurdu. Fransa'nın, turnuvanın favorisi Brezilya'yı yenerek büyük bir başarıya imza attığına dikkati çeken gazete, "1998'in rövanşı da Maviler'in" diye yazdı. Pazar günleri çıkan Le Journal du Dimanche gazetesi ise "Başardılar" başlığıyla verdiği haberde, milli takım kaptanı Zidane'ın "muhteşem" bir oyun sergilediğini yazdı.
PORTEKİZ BASINI
Portekiz'in yüksek tirajlı günlük gazetelerinden Diario de Noticias, "Ricardo rekor kırdı ve Portekiz'i parti havasına soktu" başlığını birinci sayfasında kullanırken, kaleci Ricardo'yu göklere çıkardı. Correio de Manha gazetesi, "Ricardo yine kahramanlaştı. Dünya Kupası'nda üç penaltı birden kurtararak tarih kitaplarına geçti" diye yazdı. SIC televizyonuna yorum yapan Portekiz'in efsanevi oyuncularından Eusebio ise "Bu rövanş değil. Futbolda rövanş diye bir şey yoktur. Bu Portekiz için çok önemli bir zafer" dedi.
ŞOK
BREZİLYA BASINI
Brezilya medyası, Fransa'ya çeyrek finalde elenmenin faturasını Teknik Direktör Carlos Alberto Parreira ile "Yılın Futbolcusu" Ronaldinho'ya çıkardı. Günlük gazetelerden O Globo, "Fiyasko" başlığı altında verdiği haberde "Brezilya, Fransa karşısında yine sarsıldı" yorumunu yaptı. Ronaldinho için "Turnuvanın en büyük hayal kırıklığı" diye yazan gazete, "Kötü oynadı, dripling yapmadı, şut bile atamadı, sürekli top kaptırdı ve en önemlisi hiç sorumluluk almadı" ifadeleriyle yıldız oyuncuyu eleştirdi. The Folha gazetesi de Parreira için "Tam bir felaketti" diye yazdı.
İNGİLİZ BASINI
İngiltere'de yayınlanan pazar gazetelerinden Sunday Express, "Dünya'nın sonu" başlığını atarken, "Su alan İngiltere, penaltılarla battı" dedi. The Observer gazetesi ise, kırmızı kartla oyun dışı kalan Rooney'ye yüklenerek, "Son; Rooney'nin kırmızı kart lüksünün cezasını İngiltere ödedi" yorumunu yaptı. News of the World gazetesi ise "Soytarı ve Gözyaşları" manşeti altında verdiği haberde Eriksson'u hedef alarak, "Federasyon, Eriksson'a yıllardan bu yana bir felaketten diğerine atlama yetkisi verdi" suçlamasında bulundu.
Paris'te 69 gözaltı
2006 Dünya Kupası'nda şampiyonluğun en güçlü adayı Brezilya'yı çeyrek finalde safdışı bırakan Fransa'nın başkenti Paris karnaval yerine döndü. Karşılaşma sonrası Champs Elysees bulvarında toplanan 500 bin futbolsever, galibiyeti çılgınca kutlarken, alkol barajının aşılması yine olaylara neden oldu. Dükkanların camlarını kırıp yağmalayan 69 kişi tutuklandı.
Almanya rahatladı
FIFA, Almanya'nın Arjantin ile oynadığı ve penaltılarla kazandığı çeyrek final maçı sonrası iki takım arasında yaşanan arbede nedeniyle ceza verilmeyeceğini açıkladı. FIFA sözcüsü Marcus Siegler, olayı başlatan tarafın Arjantinli oyuncular olduğunun tesbit edildiğini söyledi. Bu arada, sakatlığı geçen Ballack ve Klose'nin yarı finalde İtalya karşısında forma giyebilecekleri belirtildi.
Sakatlıklar azaldı
FIFA Medikal Direktörü Prof. Jiri Novak, Dünya Kupası'ndaki sakatlıkların 2002 yılına oranla büyük ölçüde azalma gösterdiğini açıkladı. Novak, 2002 Dünya Kupası'nda 64 maçta 171 kez sakatlık yaşandığını, 2006 Almanya'da ise bu rakamın 58 maçta 129'da kaldığını belirterek, "Maç başına 2.2'lik sakatlık ortalaması, bizim bu turnuvadaki beklentilerimizin de altında oldu. Bundan memnuniyet duyuyoruz" dedi.
|
|
|

|