Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Temmuz 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fil mezarlığı


İngiliz Milli Takımı'nın önemli futbolcularından Ashley Cole, Portekiz maçı öncesi Dünya Kupası'ndan hoşlanmadığını aynen şöyle belirtmişti. "Eğer kupayı kazanırsak gelecekte bugünleri saygıyla hatırlayabilirim. Ama şu anda Dünya Kupaları'ndan hoşlandığımı söyleyemem. Çünkü üzerimizde çok ağır baskı var. Bizler ve Eriksson için öldürücü eleştiriler yapılıyor. Ve bu bizleri çok rahatsız ediyor. Eğer Portekiz'e kaybedersek neler olacağını da tahmin edebiliyorum."

Kariyer bitiren hatalar
Cole haklı çıktı. Bugün İngiltere hiç kimsenin beklemediği bir şekilde Portekiz'e elendi. Şimdi ise İngiliz basını Eriksson ve Rooney için müthiş bir eleştiri kampanyasına başladı. Aslında çeyrek finaller sonucunda Almanya tam bir fil mezarlığına döndü. Arjantin Teknik Direktörü Jose Pekerman'ın işi bitti. Eriksson ile Parreira sırada. Ve işin ilginç tarafı üç çalıştırıcı kendi hataları yüzünden hem takımlarının elenmesine neden oldular hem de kendi milli kariyerlerinin sonuna geldiler.
Yarı finallerin en önemli takımları Portekiz ile Fransa oldu. Özellikle Scolari yönetimindeki Portekiz şu anda Almanya'da kalanların yani elenip gitmeyenlerin en çok istediği şampiyon adayı. Çünkü öylesine profesyonel, öylesine mücadeleyi seven bir takım var ki hayran olmamak elde değil.
Fransa güçlü kadrosuna rağmen hiç başarı beklenmeyen ekiplerden birisiydi. Domenech'in öğrencileri başlangıçta tam bir kaos içindeydi. Sonra Vieira ile toparlandılar. Zidane da eski havasını buldu. Çok koşmaya başladılar ve en önemlisi kimliklerini hatırladılar.

Savaşan kazanıyor
Almanya-İtalya maçı da bir o kadar büyük heyecan içinde geçecek. Almanya ev sahibi olmanın avantajı ile müthiş seyirci desteği olan bir ekip. Üstelik genç ekibiyle en güçlü rakipleri bile pes ettirecek kadar direçli bir takım. Bir kez daha Avrupa futbolunun savaşçı kimliği, 1982 yılından bu yana ilk kez teknik zenginliği ve yıldızı bol Güney Amerika futboluna hükmetti. Belki futbol adına bu olumsuz bir durum. Ancak başarı için çok önemli bir yol haritası. Avrupa takımları güzel futbol adına elenmeyi göze alamıyorlar. Başarı için savaşıyorlar, koşuyorlar, direnç gösteriyorlar ve futbolu ikinci planda tutuyorlar.

h.ozer@milliyet.com.tr




SPOR
Tecrübenin zaferi
Juanfran darbesi
Okan'a şartlı af
Köşeye sıkıştılar!
Almanya çıkarması
O şimdi patron
Fileye ateş düştü
Kemer Aynur'un
Kaptan Beckham gemiyi devretti!
ABD'de Ferrari şov
İlk tur Casper'ın
Kayserispor turdan emin
Haber turu...
Fil mezarlığı
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Halil ÖZER
Fil mezarlığı
İngiliz Milli Takımı'nın önemli futbolcuların...


© 2006 Milliyet