|
 |
|
|
Hırsızlık malının satışını engellemek zorundayız
Satır Arası / Deniz Sipahi
Geçen hafta İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ile makamında iki saati aşan bir sohbet yaptık.
Bir önceki Müdür Halil Tataş gibi Çapkın da İzmir'i iyi tanıyan bir bürokratımız.
Tireli olan Çapkın; Balıkesir, Ankara, Yozgat, Mersin, Antalya, Gaziantep, Manisa, Adana, Bursa'da görev yapmış. Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulunmuş.
Yani tecrübeli ve camiasında sevilen, sayılan bir kişi.
Daha da önemlisi Vali Oğuz Kağan Köksal ile uzun yıllardır birlikte çalışmış olması gibi de artı bir avantajı var.
* * *
Her yeni Emniyet Müdürü'nün gelişinde teşkilatta bir toparlanma meydana gelir.
Bu çok doğaldır.
Çapkın'ın da bir iş tutuş tarzı var.
Basketbola meraklılar bilir.
"Tam saha pres" taktiğini seviyor Çapkın; ancak bu sayede bazı suçların azaltılabileceğine inanıyor.
Örneğin ilk sınav kapkaçta verilecek.
150'nin üzerine çıkan kapkaç sayısı ilk etapta 100'e çekilmeye çalışılacak.
Gönül ister ki; hiç olmasın.
Ama kabul edelim; bu çok da mümkün gözükmüyor.
İzmir büyüklüğündeki şehir sayısı Avrupa'da bile çok az. Nüfusu dört milyona yaklaşan bir kentte ve bugünün ekonomik koşulları göz önüne alındığında suç oranını sıfıra indirmek mümkün değil.
Ancak caydırıcı önlemlerle suç sayısını azaltmak mümkün olabilecek.
* * *
Ben hırsızlığı önleyebilmek için öncelikle çalınan malın satışının engellenmesi gerektiğine inanıyorum.
Eğer bir pazar yaratılıyor; hırsızlık malı ikinci, üçüncü şahısların satın alınması vasıtasıyla, el değiştiriyorsa suç devam edecektir.
Polisin öncelikle bu konuya odaklanması, baskınlarla bu alışverişi kesmesi gerekli.
Tabii Emniyet kadar Maliye'nin de bu konuda bir çalışma yapması gerekir.
Hırsızlık malı satanların ticaret yapmalarının önü kesilmelidir.
Vali Köksal ve Çapkın'ın mutabık kaldığı önemli bir nokta da, toplu gösteri ve yürüyüşlerin Gündoğdu Meydanı dışında bir başka yerde toplanması oldu.
İnciraltı bölgesinin bu tür etkinlikler için kullanılması düşünülüyor.
Bence bu doğru bir karar.
Çünkü Alsancak'ta oturan ve Alsancak'ta iş sahibi birçok kişi her etkinlik öncesinde büyük bir tedirginlik duyuyor.
Kentin en merkezi ve vitrini sayılan bölge zaten provokatörler için de en cazip nokta.
Oysa Gündoğdu Meydanı'nın festivallerde, büyük konserlerde, bütün kentin katıldığı etkinliklerde kullanılıyor olması gerekir.
* * *
Hepimiz şu konuda hem fikir olalım.
Demokrasi demek; sonsuz bir özgürlük değildir.
Büyük bir şehirde yaşamanın bedeli olduğu kadar güzelliği de var.
Önemli olan bu nimetlerden yararlanmayı bilmektir.
İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, "tam saha pres" yaparak; caydırıcı önlemler almaya çalışacak.
Tekrar ediyorum.
Hırsızlık ya da kapkaç malının satışını önlemek polisin, maliyenin olduğu kadar vatandaşın da elinde.
Nereden geldiği belli olmayan; faturası, garantisi bulunmayan bir malı almanın da suçu teşvik ettiğini bilmemiz lazım.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|