|
 |
|
|
Bayrağı sevdirdik!
Dünya Kupası'nda bugün final bileti alabilmek için İtalya ile mücadele edecek Almanya'nın tüm ülkeyi saran coşkusundan Türkler de pay çıkarmış, "Bizden öğrendiler. Artık tiyatro gibi izlemiyorlar maçları" diyorlar
ÖZEL RÖPORTAJ / ATTİLA GÖKÇE
Tıpkı endüstri ve ticaretteki gibi sporda da önemli rolleri var. Türkler, 2006 Dünya Kupası'nda da Almanya toplumunun önemli bir parçası...
Köln'de Fransa-Togo maçını izlerken, yan taraftaki seyirci tribününden biri çıkıp masama dondurma koydu usulca, "Çok yoruldunuz, hava da çok sıcak "dedi.
Fransız meslektaşım şaşırdı:"İyi servis. Arkadaşınız mı ?". Adam, adını bile söylemeden gitmişti. Teşekkür edecek fırsat bulamamıştım. "Hayır" dedim Fransız meslektaşıma, "Arkadaşım değil. Sadece vatandaşım!".
Onları her yerde görüyoruz. Basın merkezinde gönüllü olarak çalışan makina mühendisliğinde doktora öğrencisi Murat, ekonomi masteri için İstanbul'dan gelen Filiz, Hannover'de 6,5 saat önce işbaşı yapıp sadece iki saatlik ücret alan güvenlikçi Deniz, sanki farklı bir takım gibi performans peşindeler.
Türk Milli Takımı sahada yok.
Türkiye yine de farklı bir takımla Dünya Kupası'nda !
***
2006'da Almanya, düzenlediği ilk Dünya Kupası'ndan (1974) daha heyecanlı, çok daha istekli. O dönemi hatırlıyorum. Almanlar, Müller'li, Beckenbauer'li, Netzer ve Overath'lı, ille de Breitner'li kadrolarıyla zaten şampiyonluğun baştan sahibi gibiydiler. Herşey normal geliyordu.
Bu defa ev sahibi, eski yıllara göre anormal! Takım, beklediklerinin üzerinde başarılı... Futbolseverler ise takımlarına ve bayraklarına kara sevdalı...
Ranzel, Köln yakınlarında küçük bir kasaba...
Orada yol üstünde bizimkilerin "Cemiyet" diye adlandırdığı bir lokale uğradık. İnce belli bardaklarda çay içtik.
Almanların bu Akdenizli heyecanını biraz yadırgadığımı, saha ve stadların dışında da Dünya Kupası coşkusunu şaşkınlıkla gözlediğimi söyledim.
51 yaşında, kendi deyimiyle "hasta" Beşiktaşlı Salman Sımsık, "Adamlar ilk kez bayraklarına sahip çıktılar. Her arabada tavana monte edilen özel yapım Alman bayrakları var. Bunları nereden gördüler zannediyorsun ?".
"-Nereden ?"
"-Münih Olimpiyat Stadı'nda hani 0-0 berabere biten maçımız vardı ya... Mustafa (Denizli) hocanın zamanında. Sergen'in gol atamadığı maç... İşte o maçta Türkiye ve bayrak sevgisi, Almanların ayarını bozdu. Şaşırdılar. Her yer ay-yıldız... Sonra her maça gidip bayrak sallamayı öğrendiler".
Galatasaraylı 36 yaşındaki Gökhan Bağıran, "Marşları da tezahüratları da canlandı. Artık tiyatro gibi seyretmiyorlar. Bizi bile heyecanlandırıyorlar" diyor. Bağıran, "Takımımız ne yazık ki burada yok. Futbolu da seviyoruz. O yüzden Almanya'nın şampiyonluğunu istiyoruz. Bunun da aykırı bir yanı yok. Dört çocuğumla işsizim. Ama evimin kirası ödeniyor. Aldığım işsizlik yardımıyla geçinip gidiyoruz. O yüzden kendimi borçlu hissediyorum Alman toplumuna".
Fenerbahçeliler, yan masada kağıt oynuyorlar. İlk kez "ötekilerle" bir konuda birleşmişler, Almanya'nın şampiyonluğunu kutlamaya hazırlanıyorlar.
|
|
|

|