Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 04 Temmuz 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Amatör kahraman

Josef, Polonya'da Odro Opol'de geçen 12 yılın ardından Fransa'ya Auxerre'e transfer olmuştu. 3 yıllık Fransa serüveni sırasında efsane Guy Roux'nun takımında lig 5'inciliği ve kupa finali yaşadı. 3 yıl, özellikle de bir yabancı futbolcu için bir takımın efsaneleri arasına girmeye yetmez. Ama o sağ ve sol kanatta hücumcu olarak gösterdiği performans, gerektiğinde takımın her yerinde oynayabilme becerisi ve istekli oyunuyla sadık taraftarın sevgisini kazanmıştı. Auxerre'in yabancıları arasında unutulmayan bir isim varsa o Josef'tir.
Polonya'ya döndü sonra ve ardından Almanya'ya yerleşti. 80 kez milli olmuş 3 lig, 2 kupa şampiyonluğu madalyası kazanmış eşi ünlü hentbolcü Barbara'yla birlikte. Ve tabii kızları ve geleceğin ünlü futbolcusu olarak görülen 9 yaşındaki Mirek ya da Miro'yla.
Miro, Kaiserslautern yakınlarındaki SG Blaubach-Diedelkopf'ta başlıyor futbola. Yeni lisana, yeni ülkeye, yeni evine futbolla alışmaya çalışıyor. Geleceğin büyük futbolcusu olacağına kendisi ve çevresindeki herkes inanıyor. Ama hayat ona bunu göstermiyor sonraki yıllarda. Tüm boş zamanlarında futbol oynayarak geçirdiği gençlik yıllarında ulaşabildiği en iyi nokta 3'cü ligde FC Homburg'da (yanlış anlaşılmasın Hamburg değil H'o'mburg) geçirdiği sezon...
Büyük bir futbolcu olma hayalleriyle geçirdiği gençliği sonrası, 22 yaşına geldiğinde yapabildiği atılım Kaiserslautern amatör takımına yatay geçişten ibaret. İyi ve uluslararası bir futbolcu olan bir baba, ünlü bir hentbolcu olan bir anne ve 22 yaşında hâlâ amatör bir çocuk. Kendine küsmek için yeterli bir senaryo...
2001-2002 sezonunda son Avrupa şampiyonu Büyük Otto onun hayatını değiştirene kadar hiçbir şey yolunda gitmiyor aslında. Rehhagel bu patlama yaşı geçmiş Polonyalıyı, Kaiserslautern A takımına çağırıyor. Hemen cevap veriyor Miro Klose. İlk golünü 2. maçında şu andaki takımı Werder Bremen'e atıyor. Sonrasını biliyorsunuz zaten.
1.5 yıl sonra milli takıma çağrılıyor. Arnavutluk'a 2-1'lik galibiyette 1 gol atıyor. Sonra İsrail ve Avusturya'ya hat-trick. 2002 Dünya Kupası finalisti Almanya'nın en golcüsü oluyor ardından. Suudiler'e 4 gol atıyor grupta. Ardından takımını düşmekten kurtaran harika bir performans, ertesi yıl takımını batmaktan kurtaran bir transfer. 5 milyon euroya Werder'e gidiş. Bu kupada yine o var gol krallığının zirvesinde.
Miroslav Klose geçen hafta yaptığı basın toplantısında "Ben çabuk yılmam. Hayatım bu günler için çalışmakla geçti" demişti. Onu milli takıma ilk kez çağıran Völler de bunun altını çiziyor zaten. "Klose'de her şey var. Kafaya çok iyi çıkıyor, çok iyi bir pasör. Topla, topsuz oyun konsantrasyonu çok iyi".
Onun genlerinde futbol var. Ama büyük bir yıldız değil. Vatandaşı Podolski gibi 16 yaşında ulusal basında bir kahraman olarak tanıtılmıyordu. Kızların sevgilisi, moda firmalarının baş tacı da değil.
O sadece çalışkan. Ve Ronaldinho'ların, Riquelme'lerin, Van Persie'lerin, daha birçoklarının arasında sıyrıldı gidiyor. 22 yaşına kadar amatör kalmış bir futbolcu, 1.5 yıl içinde çıktığı zirvede bu kez kazanmaya gidiyor. Bu kupanın gol kralı olabilir kolaylıkla. Bir sonraki kupada belki o güne kalmadan kupa tarihinin en golcüsü de olabilir. Bunun için ona lazım olan 5 gol sadece.
Almanya'da bir dolu kupa hikayesi arasında en inanılmazlarından biri de bu işte. Miroslav Klose.

Almanya - İtalya

Almanya'nın Dortmund'da bugüne kadar oynadığı 14 maçta 13 galibiyeti ve 77'de Galler'le 1-1 berabere kaldıkları bir maç var. 6 yıldır ilk kez bir büyük takımı devirerek yarı finale ulaştılar.
5 yıl boyunca bu statta sıradan bir portre çizen Jens Lehmann artık bir kahraman. Dalga geçilen Klinsmann "Benimle dalga geçenler şimdi kahraman ilan ediyor, ama ben unutmadım" diyor.
Fenerbahçe'den kovulan Löw'ün futbolu, Almanya'da zirve yapıyor. Ve 2 Polonyalı Klose-Podolski ile 1 Doğu Alman Ballack, takımı taşıyor. Almanya'da her şey yolunda. Ama şimdi hazırlık maçında 4-1 kaybettikleri ve oyun olarak dağıldıkları İtalya'ya karşı oynayacaklar.
Almanya başından bu yana erken baskıyla rakiplerini, çözmek istiyor. 3 maçta ilk 6, 2 maçta son 10 dakikada rakiplerine karşı gol buldular. Baskıyla yıkmaya çalışıyor, olmazsa yılmıyorlar. Ancak bu oyunun psikolojik yönü. Savunma zaaflarını orta sahalarını savunmaya yaklaştırarak değil, savunmalarını orta sahaya yaklaştırarak çözmek istiyorlar. Bu cesur bir plan.
Şansları İtalya'nın oyunu savunmada kabul eden bir gelenekten geliyor olması. Şansızlıkları ise bunu değiştirmek isteyen Lippi'ye karşı oynayacak olmaları. Lippi ve öğrencileri oyunu hücumcu orta sahası kalabalık bir ekiple oynarsa Almanya savunmasının onlarla mücadele etmesi zor olacak. Çok ileri çıkan Lahm, Zambrotta karşısında bu kadar rahat olamayacaktır.
Camoranesi ve Gattuso'nun Totti'ye vereceği destek Frings ve Balack için zor bir bölge demek. Oyun, takım dengesi ve sahip olunan oyuncular açısından İtalya savunmadaki eksiklerine rağmen avantajlı. Ancak her şey bir yana Almanya'nın sahip olduğu inancı bugüne kadar hiçbir takımda (ülkede) görmedim. Baştan bu yana söylediğim gibi. Bu maç başka bir yerde oynansa favori %99 İtalya olurdu. Ancak durum şimdi tam tersi.

mdemirkol@milliyet.com.tr





SPOR
Bayrağı sevdirdik!
Kırdıysam özür dilerim
Komşu'ya şok tokat
Robert'e test!
Fener'de son iki gün
Lazaroni'den sitem
ALMANYA - İTALYA
Prodi geliyor
Şarapova terledi
Beklenen son !
Real'de patron Calderon
Yeşilyurt şampiyonu
Sarı mayo Hushovd'da
Seslerini duyalım
Haber turu...
Amatör kahraman
Aşkın Berberi hali
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Amatör kahraman
Josef, Polonya'da Odro Opol'de geçen 12 yılın...
Nilay YILMAZ
Aşkın Berberi hali
Yaz günlerinin futbol tesellisi Dünya Kupası'...


© 2006 Milliyet