|
 |
|
|
FRANSA, KUPADA FİNALİ BULURKEN, ÖNCE ÜLKE BASININA DERSİNİ VERDİ
Medya golü yedi!
Almanya'daki Dünya Kupası'nda elendi elenecek derken müthiş bir silkinişle finale sıçrayan Maviler, eleştirileri itici güç olarak kullandı, turnuva bitmeden savaş baltalarını çıkaran Fransız basınını utandırdı
HABER YORUM / GÖKHAN TÜRE
2006 Dünya Kupası'nda, "küllerinden doğan" Fransa, ilginç ve bir o kadar da "trajikomik" başarı öyküsünü beraberinde getirdi.
Gruptaki ilk iki maçında İsviçre ve Güney Kore beraberlikleri sonrası özellikle Fransız basınının boy hedefi haline gelen Maviler ve Teknik Direktör Raymond Domenech, bazı gazetelerde mizah konusu bile edilmişti. Domenech'i hedef alan bir grup yazar, adını telaffuz etmekten kaçındıkları çalıştırıcı için aralarında, "Onun adını yazan 100 euro öder" gibi aşağılayıcı bir iddiaya tutuşmuşlardı.
Gazetelerin çoğu, "Umutsuz vaka", "Hayal kırıklığı devam ediyor" gibi başlıklarla takımlarından umudu kestiklerini dile getirirken, oyuncu seçimlerinden taktik dizilişe, Henry'nin tek forvet oynamasına kadar her boyutta eleştirinin ardı arkası kesilmiyordu.
Tokat gibi cevap
Grubun son maçını beklemeden "fişi çeken" Fransız basını için "tornistan !", Togo karşılaşmasıyla bile başlamadı. Fransa, kendi medyasının, hatta Avrupa basınının da gözüne ancak ikinci turdaki İspanya galibiyetiyle girebildi. İspanya karşısındaki güzel futbol ve üç gollü galibiyet, Dünya medyasını 180 derece döndürdü. Brezilya zaferi ise "erken öten" medyanın yüzüne atılmış en büyük tokat oldu.
Olumsuz eleştirilerin de bazen ne kadar tetikleyici olduğu, hatta olumlu eleştirilerin bile önüne çıkabildiği, 2006 Dünya Kupası'ndan çıkarılacak en büyük ders oldu, hafızalara da kazındı.
Ve buna en güzel örneği dün tezgahlara dağıtılan gazetelerle ekranlardan övgüler yağdıran Fransız televizyonları verdi.
Şimdi övgü zamanı!
Le Parisien, "Muhteşem" başlığıyla manşetten verdiği haberde, milli takımın zaferinin ülkeyi sevince boğduğunu yazdı. Liberation Gazetesi, "Pazar Günü Berlin" başlığıyla verdiği haberde, gergin bir maçın ardından milli takımın pazar günü İtalya karşısında final oynamayı hak ettiğini yazdı. Le Figaro, "İtalya ile randevu" manşetini atarken, zorlu bir mücadelenin ardından milli takımın finale çıkmasının ülke genelinde bayram havası estirdiği yorumunu yaptı.
Keyif sigarası mı?
Kimi "Yaşlandı, ondan ne köy olur ne kasaba" dedi. Hele Fransız medyası, Paris'in göbeğine onun için giyotini bile kurdurdu. Ama "erken öten horozların" hepsi kümesine döndü. Zizou, usta ayaklarını öyle bir konuşturdu ki, Fransa'yı aldı finale kadar taşıdı.
Bu fotoğraf belki de, kötü bir sonuca ön hazırlık olarak düşünülmüştü. Ama şimdi, Fransız meslekdaşlarımız da bu görüntünün altını doldurmak için bizim gibi kara kara düşünüyorlardır. Biz "keyif sigarası" diyelim, ama ekleyelim: Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma.
Yüzde 20'si kullanıyor
Dünyada sporcuların yüzde 20'si sigara kullanıyor. Sigara hem performansı bozuyor, hem de kandaki kırmızı hücrelerin oksijen bağlantısını engelleyip dayanıklılığı azaltıyor.
İçerdiği 3 bin maddeden bir düzinesi kanser yapıcı. Nikotin, adrenalin salgılanmasına yol açıyor. Biz bunu, maç ve antrenmanda isteriz. Ama sigara yoluyla olunca aşırı yorgunluk başgösteriyor, vücudun yenilenmesini engelliyor.
Sosyal boyutunda ise ünlü sporcuların sigara kullanımı, onu örnek alanları da olumsuz etkiliyor. Bu tip elit insanların çok dikkatli olması gerek.
Zidane'ın sigaraya karşın bu üstün performansı, ancak çok iyi beslenme, iyi antrenman ve motivasyon ile izah edilebilir. Böyle kısa süreli yarışmalarda bu etkenler ön plana çıkabilir.
Prof.Dr. Emin Ergen
(A.Ü Spor Hek. Ana Bilim Dalı Baş.)
Shakira'dan konser
Kolombiyalı ünlü pop şarkıcısı Shakira, 2006 Dünya Kupası'nın, pazar günü İtalya ile Fransa arasında oynanacak final maçı öncesi mini bir konser verecek. Ünlü şarkıcı, Berlin Olimpiyat Stadı'nın ortasına kurulacak olan platformda söyleyeceği şarkılarla tribünleri coşturacak. Ayrıca İspanyol tenör Placido Domingo da devre arasında yine mini bir konser sunacak.
|
|
|

|