|
 |
|
|
ABD vizyonu
Türkiye ve ABD dışişleri bakanları, Washington'da iki ülke arasındaki "stratejik ortaklığı" ileri götürmek üzere "ortak vizyon" belgesinde anlaştıklarını açıkladılar. ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde TBMM'den geçmeyen 1 Mart tezkeresi nedeniyle "kriz"e giren ve "çuval geçirme" olayıyla dibe vuran ilişkiler, "dalgalı kur" örneği bir türlü istikrara kavuşmuyordu.
Son olarak Hamas liderinin Türkiye ziyareti AKP hükümetine duyulan güvensizliği artıran yeni bir gelişme sayıldı. Başbakan Erdoğan'ın ABD Başkanı George W. Bush'tan randevu beklentisinin sonuçsuz kalması Washington'daki hoşnutsuzluğun Ankara'ya iletilmesi anlamına geliyordu.
Erdoğan'la ilgili Çankaya spekülasyonlarına bu aşamada "taraf" olmak istemeyen Bush yönetiminin, Beyaz Saray davetinin AKP lideri tarafından "ABD vizesi" şeklinde kamuoyuna takdiminden kaygı duyduğu ve ziyaretin sonbahara bırakılmasında yarar gördüğü de diplomatik kulislerde öne sürülmüştü.
Dikkat çekici olan, Erdoğan'a mesafe koyan ABD yönetiminin Ankara ilişkilerini Rice-Gül diyaloğu çerçevesinde geliştirme isteğidir. ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Türkiye'ye yaptığı kısa süreli ziyaretin ardından Abdullah Gül'ü Washington'a davet ederek, "ortak vizyon" belgesi üzerinde diyalog sağlandığı açıklaması bu desteğin ifadesidir.
Belgede birlikte çalışılacak alanlar şöyle sıralanıyor:
"Geniş Ortadoğu"da barış ve istikrarın demokrasi yoluyla yaygınlaştırılması,
İsrail-Filistin ihtilafının iki devletli çözüm temelinde çözümü dahil, Arap İsrail ihtilafının kalıcı çözümüne yönelik uluslararası çabaların desteklenmesi,
Birleşik bir Irak'ta istikrarın, demokrasinin ve refahın teşvik edilmesi,
İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik çabaların desteklenmesi,
Karadeniz Bölgesi, Kafkaslar, Orta Asya ve Afganistan'da istikrar, demokrasi ve refaha katkıda bulunulması,
Kıbrıs sorununa BM gözetimi altında adil ve kalıcı, kapsamlı ve karşılıklı olarak kabul edilebilecek bir çözüm sağlanmasının desteklenmesi ve bu bağlamda Kıbrıs Türklerinin üzerindeki izolasyonun kaldırılması, PKK ve buna bağlı örgütlerle mücadele dahil olmak üzere terörizme karşı konulması.'
Son iki madde dışında bunlar "Amerikan vizyonu"nun Türkiye tarafından teyidinin ötesine geçmeyen hedefler. Kendimizi aldatmayalım, 1 Mart tezkeresinin reddiyle "stratejik ortaklık" diye bir şey kalmadı. Ortak vizyon yerine "Dostlar alışverişte görsün" belgesinden söz edebiliriz!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|