|
 |
|
|
Hep aynı
Fikstüre ilk baktığımızda ilgi çekici olan, Fenerbahçe'nin 14, 15 ve 16. haftalarda üst üste üç derbi oynayacak olması... İkinci devrede İstanbul derbilerinin ardı ardına deplasmanda olması da onları zorlayacak. Bu ciddi bir dezavantaj gibi gözükse de üç büyükler içinde hocasını değiştiren tek takım olması açısından avantaj da sayılabilir. Zico son haftalara kadar ağır rakiplerini daha iyi tanıma fırsatı bulacak.
Tigana için zorluk 5 ve 6. haftalarda ardı ardına iki derbi oynayacak olması... Yenilenmiş takımı bu haftalardan başarıyla çıkarsa bu bir avantaja da dönüşebilir.
Trabzonspor ve Galatasaray için normal bir fikstür olduğunu söyleyebiliriz.
Bütün bunlar bir yana, ligin oynanacağı tarihlerdeki sorunların devam ediyor olması asıl konumuz. Türkiye iklimine hiç uymayan bir tarihlendirme söz konusu. 5 Ağustos'ta Antep'te, Antalya'da, Konya'da, Trabzon'un nemli havasında uygun futbol iklimi olduğunu söyleyemeyiz. Lig, Türkiye'ye uymayan, çok erken bir zamanda başlatılıyor. Bunun yanısıra, ilk devrenin 10 Aralık'ta bitmesi, 26 Ocak'ta başlaması, çok uzun bir araya işaret ediyor. Ciddi bir kopukluk yaşanacak.
Asıl önemlisi, son 10 yıldır Türkiye'de şubat başı kar nedeniyle çok zorlu geçiyor. Ulaşım ve saha şartları çok kötü oluyor. Maçlar tatil ediliyor. İstatistikler bunun bu sene de böyle olacağını açıkça ortaya koyuyor. Bütün bu şartlar önümüzde gün gibi açık dururken planlamanın yenilenmemesi akıl alır iş değil.
Planlama yapılmıyor değil. Yapılmasa son üç senedir Fenerbahçe - Galatasaray maçları son üç haftaya denk gelmez. Ama planlama sahada oynanan oyun için değil, televizyon için yapılıyor. Bunun yarar sağlamadığı açık.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|