Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
El Kadı soruşturmasına Çiçek yorumu: Yetkim yok

Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile bir dönem yaptığı ortaklık nedeniyle yeniden gündeme gelen ve 2001 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla terörü destekleyenler listesinde adı geçen El Kadı'yla ilgili idari ve adli işlemlerin detaylarını, arkadaşlarımız Nedim Şener ve Gökçer Tahincioğlu'nun haberlerinden okuyoruz.
Zapsu, yaptığı açıklamada, dokunulmazlığı olmadığını, istenilen denetimin yapılabileceğini belirterek geçmiş dönem ortaklığından dolayı bir yasal sorun bulunmadığını açıkladı.
Birleşmiş Milletler ve ona dayanarak Bakanlar Kurulu kararıyla terör listesinde adı bulunan El Kadı ise, listeden çıkarılması için Türkiye'de dava açtı. Dava, Danıştay aşamasında yürüyor.
Soruşturmayı yürüten Maliye Müfettişi Hamza Kaçar da, söz konusu incelemeyi bakanlık talebiyle kesmek zorunda kalarak raporunu düzenlemiş, 2004'te Mali Suçları Araştırma Komisyonu'na (MASAK) sunmuş ve MASAK da İstanbul Savcılığı'na yansıtmıştı.
Savcılık ise, iki listede adı geçen El Kadı için gerek terör gerek kara para yönünden soruşturmaya gerek görmediği gibi, söz konusu kişinin (hayırsever) biri olduğunu da belirtmişti.
El Kadı'nın adı neden BM listesine alındı?
Savcılık soruşturmaya gerek görmediği gibi, "hayırsever" diyerek övdüğüne göre El Kadı'nın adı hâlâ neden Bakanlar Kurulu'nun terörü destekleyenler listesinde duruyor?
Soruşturmayı yürüten Maliye Müfettişi Hamza Kaçar, idari göreve atanarak müfettişlikten alınmış oldu. Kaçar, açtığı davayı kazanarak müfettişliğe geri döndü.
Kaçar, "terfi" ettirildiği gerekçesiyle idari göreve alınmasına rağmen neden dava açtı?
Eğer terfi ise, neden müfettişliğe geri dönmek istedi?
Teftiş aşamasının hızlı geçilmesi mi istendi, savcılık işlemlerinde bir eksiklik mi vardı?
Bütün bu sorular yanıtsız kaldı.

'Yetki eskide kaldı'
Bu sorulara yanıt bulmak amacıyla görüştüğümüz Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bakan olarak bir yetkisi kalmadığını anımsatarak şu bilgiyi verdi:
"Yeni uyum yasasıyla birlikte Adalet Bakanı'na eski yasada tanınan yazılı emir yetkisi artık yok. 1.6.2005 tarihi itibariyle yürürlüğe giren yeni yasada bakana böyle bir yetki tanınmıyor. Bu nedenle benim herhangi bir savcıya yazılı emir yoluyla talepte bulunmam mümkün değil. Neden soruşturma açtın veya açmadın gibi bir yazı yazmam söz konusu değil, böyle bir yetkim yok."

Siyaset-adalet
Çiçek, yazılı emir yetkisinin kaldırılması konusunda ise şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu yetki siyasetin yargıya müdahalesi olarak eleştiriliyordu. Bakan, yargıya karışmasın, bu bir müdahale yoludur biçiminde kaldırılması isteniyordu. AB uyumu için de kaldırılması gerektiği savunuluyordu. Yetki bu bağlamda kaldırıldı. Şimdi bazen Adalet Bakanı niye yazılı emir yoluna gidip müdahale ediyor diye eleştirenler, bazen de, bakan niye müdahale etmiyor diye eleştiriyorlar. Bu bir çelişkidir. Bu yetki artık eskide kaldı."

HSYK
Hâkim ve savcıların denetimi ise, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yetkisinde. Adalet müfettişlerince yapılan inceleme ve soruşturma sonuçları da Yüksek Kurul tarafından değerlendiriliyor.
El Kadı olayıyla ilgili olarak HSYK'nın bir girişimi yok. Bu yönde bakanlık nezdinde bir talep de söz konusu değil.
Sadece CHP'nin Zapsu ve El Kadı hakkında yaptığı suç duyuruları var.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Paranoya
RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke...
Çetin ALTAN
Kuytularda iri mi iri ortancalar ve Selim Sırrı
İstanbul kentiyle, bazen boğaz boğaza, bazen ...
Melih AŞIK
Ortak vizyon...
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyareti...
Fikret BİLA
El Kadı soruşturmasına Çiçek yorumu: Yetkim yok
Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile bir dö...
Hasan CEMAL
Futbol ya da huzursuz ruh!
Öyle amaçsız yürüyorum kendi başıma. Gökyüzün...
Güneri CIVAOĞLU
Bakan'ın konseri
Sahnede omzunda gitarı, samba bossa nova ve t...
Can Dündar
Bir kenti anlamak
Çok insan tanıyanların, yılların hediyesi bi...
Semih İDİZ
Washington PKK adımı atmadan, vizyon belgesi havada kalmaya mahkûm
Derya Sazak kadar karamsar olmayacağım. Yoksa...
Sami KOHEN
Belgeye gerek var mıydı?
WASHINGTON'da önceki gün Dışişleri Bakanı Gül...
Metin MÜNİR
Anıtkabir'in bahçesini hipermarkete verirler...
Atatürk'ün Yalova Çiftliği'nin tasfiye ediler...
Hasan PULUR
Yağma sofrasına siz de buyurun!
AKARYAKIT ile ilaç zammını otomatiğe bağlayac...
Derya SAZAK
Linç kültürü
TESEV'in "Zorunlu Göç" kitabının tanıtıldığı ...
Meral TAMER
Elektrik krizine nihayet doğru teşhis
1999 Körfez Depremi gibi büyük bir doğal afet...
Tamer HEPER
Önce iş ve aş
Gün geçmiyor ki bir yolsuzluk, bir örgütlü so...
Yaman TÖRÜNER
Maliye doğru olanı yaptı
Maliye Bakanlığı, sağlık harcamalarında tasar...
Güngör URAS
Elektriğe zam geliyor (başka çare yok...)
Elektriğin yüzde 44'lük bölümü doğalgazla üre...
M. Ali BİRAND
Öğretseler Alevi olurdum...
Eskiden o kadar farkında değildim. Aradan yıl...

© 2006 Milliyet