Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bakan'ın konseri


Sahnede omzunda gitarı, samba bossa nova ve tropicalia ritminde şarkılar söyleyen siyah adam, Brezilya Kültür Bakanı Gilberto Gil... Ayağında keten, lastik pabuçlar, açık renk buruşuk bir pantolon ve gömlek...
Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nu dolduran binlerce izleyiciyi büyülemiş durumda.
O, 40 yıllık müzik kariyerinde 12 kez altın, 5 kez platin albüm ödülleri kazanan... 7 kez de Grammy Ödülü'ne layık görülen bir müzik gurusu... Ve politikacı.
O bir isyankâr...
O, bir bilge...
............................
4 yıl önce seçim kazanan sosyalistlerin lideri eski fabrika işçisi Lula, Brezilya başkanlık koltuğuna oturduğunda, Gil'i de Kültür Bakanlığı'na atamış.
"Omzunda gitarı, kravatsız, ceketsiz serazat yaşamıyla düzene başkaldıran ruhunu müziğine de yansıtmış. Hapishanede yatmış. bossa nova'dan sonra gelen en önemli müzik hareketi tropicaliayı başlatmış. O zaman 60 yaşında.
Nasıl bakanlık yapacak?"
Başkan Lula'nın cevabı; "Sahnede ne yapıyorsan, Kültür Bakanlığı'nı da öyle yapacaksın" oluyor.
Yol haritasını da çiziyor:
"Senden, sanatı halka ulaştırmanı, demokratikleştirmeni bekliyorum."
.............................
Açıkhava Tiyatrosu'nun sahnesinde de bu misyon sürüyordu. Binlerce izleyenle gözden göze, yürekten yüreğe bütünleşmişti.
Brezilya müziğinin notaları, onun gırtlağından ulusal içkileri caiperinha lezzetinde taşarken, bu tadı alan binlerin sesinden yankılar kazanıyordu.
Gil, şarkılar arasında politika serpmeleri yaptığı felsefe söylemlerini de dile getiriyordu.
Ne müthiş bir enerjiydi...
.............................
Onun ve eşinin 3 gün boyunca rehberliğini yapan Aslı Pelit'e izlenimlerini sordum.
"Hiç otelden çıkmadı. Sürekli istirahat etti. Herhalde enerji depoladı. O sakin insanın, sahneye çıktığı zaman yansıttığı bu olağanüstü enerji gerçekten sürpriz" dedi.
Biraz deştim. The Observer'dan Sue Steward'ın gözlem satırlarında açıklama var.
Gilberto Gil, her sabah uzun süre yoga yapıyor. Yaşamında yoga ilkelerini ve disiplinini uyguluyor. Yiyeceklerini de böyle seçiyor. İçinde et olmayan, vegeterian yemekleri yeğliyor.
Örneğin... Kanı temizlediğine inandığı karnabahar suyu gözdesi...
Turnedeyse, sahneye çıkmadığı zamanlar yoganın yanı sıra sürekli e-mail alıyor ve yazıyor. Bakanlığıyla iletişim halinde.
Ve tabii müzik dinliyor, gitar çalıyor, eşiyle (üçüncüsü), oğluyla ve orkestra arkadaşlarıyla söyleşiyor.
Gece yaşamında gecelik maceralar, fast-food aşklamaları yok.
.............................
Askeri rejime karşı müzikle direniş sürdürürken, o ve aynı müzik grubundan iki arkadaşı tutuklanıyor.
Hapiste yogaya, Brezilya'da yaşayan ve Portekizce yazan bir Japon yoga hocasının kitabıyla başlıyor. Ve geliştirerek sürdürüyor.
"Yerde otururken, bacaklarını hiç zorlanmadan ensesinde kavuşturarak uzun süre transta kalabiliyor" dersem, bu disiplini iyi uyguladığını anlatmış olabilirim.
............................
Apartmanı sade... Yaşamı duru... Müziği, ruhunun yansıması...
Yeşilci politika, Doğu ve Ortadoğu dinleri, sosyoloji, iş idaresi (üniversite diploması) konularında derinleşmiş.
Koruma kullanmıyor. Makam aracının şoförü kendisi. Makam odasında huzurlu, samimi ve arkadaşça fakat son derece etkin bir çalışma ortamı oluşmuş.
Amerika edebiyatı kampanyasından, evsizlere kültürel etkinliklere... Brezilya yerlilerinin tarihi sanatlar sergisi için vakıf kurmaktan, "favelas" diye anılan teneke mahallelerinde sanat kursları açmak ve sanat yeteneği olan çocukları, gençleri bulup yetiştirmeye uzanan, kısacası, kültürün demokratizasyonu için yüzlerce projeyi kapsayan müthiş bir çalışma...
O, sadece Brezilya kültürünün demokratlaşması misyonu için seçilmiş müzik gurusu ve bilge değil.
Aynı zamanda Brezilya'nın küresel sanat elçisi...
............................
Böyle örnek isimler sunan İstanbul Kültür Sanat Vakfı'na teşekkürler.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Paranoya
RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke...
Çetin ALTAN
Kuytularda iri mi iri ortancalar ve Selim Sırrı
İstanbul kentiyle, bazen boğaz boğaza, bazen ...
Melih AŞIK
Ortak vizyon...
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyareti...
Fikret BİLA
El Kadı soruşturmasına Çiçek yorumu: Yetkim yok
Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile bir dö...
Hasan CEMAL
Futbol ya da huzursuz ruh!
Öyle amaçsız yürüyorum kendi başıma. Gökyüzün...
Güneri CIVAOĞLU
Bakan'ın konseri
Sahnede omzunda gitarı, samba bossa nova ve t...
Can Dündar
Bir kenti anlamak
Çok insan tanıyanların, yılların hediyesi bi...
Semih İDİZ
Washington PKK adımı atmadan, vizyon belgesi havada kalmaya mahkûm
Derya Sazak kadar karamsar olmayacağım. Yoksa...
Sami KOHEN
Belgeye gerek var mıydı?
WASHINGTON'da önceki gün Dışişleri Bakanı Gül...
Metin MÜNİR
Anıtkabir'in bahçesini hipermarkete verirler...
Atatürk'ün Yalova Çiftliği'nin tasfiye ediler...
Hasan PULUR
Yağma sofrasına siz de buyurun!
AKARYAKIT ile ilaç zammını otomatiğe bağlayac...
Derya SAZAK
Linç kültürü
TESEV'in "Zorunlu Göç" kitabının tanıtıldığı ...
Meral TAMER
Elektrik krizine nihayet doğru teşhis
1999 Körfez Depremi gibi büyük bir doğal afet...
Tamer HEPER
Önce iş ve aş
Gün geçmiyor ki bir yolsuzluk, bir örgütlü so...
Yaman TÖRÜNER
Maliye doğru olanı yaptı
Maliye Bakanlığı, sağlık harcamalarında tasar...
Güngör URAS
Elektriğe zam geliyor (başka çare yok...)
Elektriğin yüzde 44'lük bölümü doğalgazla üre...
M. Ali BİRAND
Öğretseler Alevi olurdum...
Eskiden o kadar farkında değildim. Aradan yıl...

© 2006 Milliyet