Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Temmuz 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Elektriğe zam geliyor (başka çare yok...)


Elektriğin yüzde 44'lük bölümü doğalgazla üretiliyor. (Bu oran 1990 yılında yüzde 17 idi).
Doğalgaz fiyatı 2 yılda (2004 Mayıs-2006 Mayıs) 16.0 sentten 26.5 sente yükseldi. (Yüzde 65 oranında arttı.)
Buna karşılık elektriğin kilovatsaat fiyatı üç buçuk yıldır 8.8 sentte kaldı. Değişmedi.
Doğalgazla elektrik üreten ve devlet hatlarına üretimini aktararak satan özel sektör santrallarının bir bölümü (devletle yaptıkları anlaşmalara dayalı olarak) doğalgaz fiyatındaki artışı fiyata yansıtabiliyor.
Halbuki "otoprodüktör" diye adlandırılan 200 dolayında özel sektör üreticisi, (doğalgaz fiyatındaki yükselme nedeniyle) maliyetleri 9.9 sente yükselmesine rağmen, ulusal dağıtım hatları aracılığıyla 7.9 sentten elektrik satmak zorunda.
İşte bu nedenle otoprodüktörler ulusal dağıtım hatlarına elektrik verecek yerde, geceleri 22.00'den sonra bu hatlardan ucuz tarifeyle (3.5 sentten) elektrik çekerek müşterilerine yükümlülüklerini yerine getiriyor.

Doğalgaza göbekten bağlandık
Bu fiyat karmaşası, (1) Öncelikle kısa sürede elektrik kesintilerine yol açıyor. (2) Ama daha da tehlikelisi, uzun sürede Türk ekonomisinin enerji sorununu içinden çıkılamaz hale getiriyor. Çünkü çok sayıda özel sektör kuruluşu, ülkenin değişik yörelerinde elektrik üretecek (hidrolik ve termik) tesis kurma çabasında. Bu olumsuz hava, yatırımları geciktiriyor. Caydırıyor.
2001 yılında Türkiye'de özel sektörün de elektrik üretebilmesi için hukuki altyapı tamamlandı. (Ama hukuki sistemde bozukluk olmalı ki bir türlü işlemiyor. Her adımda bir farklı mahkeme kararıyla işler karışıyor.)
O zamandan bu yana özel sektör 3 farklı modelde elektrik üretecek tesis kurdu.
(1) Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu adı verilen yatırımcıların (a) Bir bölümü kendi ihtiyaçları için elektrik üretiyor. Fazlasını satıyor. (2) Bir bölümü, ulusal şebekeye vererek sadece başkalarına satmak için elektrik üretiyor. (3) Üçüncü grupta ise YİD ve Yİ modeliyle elektrik üretenler var.
Kendi sanayi tesisinin (fabrikasının) elektriğini üretmek için tesis kuranlar, üretim fazlasının en çok yüzde 30'unu ulusal şebekeye vererek başkalarına satabiliyor. Bu tür otoprodüktörlerin saat 22.00'den sonra ucuz tarifeyle (3.5 sentten) ulusal şebekeden elektrik alarak kendi fabrikalarında kullanmaları mümkün.

Özelin payı yüzde 51.3 oldu
  • 200 dolayındaki otoprodüktörün üretiminin toplam elektrik üretimi içindeki payı yüzde 17.1 oranında.
  • Yap-işlet (Yİ) modeliyle kurulan 5 büyük santral var. Bunların biri kömür, dördü doğalgaz yakıyor. Toplam üretimdeki payları yüzde 25.7 oranında.
  • Yap-işlet-devret (YİD) modelinde üretim yapan 5 büyük santralın toplam üretimdeki payı ise yüzde 8.5 oranında.

  • Özetle, her şeyin fiyatı, özellikle (elektrik üretiminde yüzde 40 payı olan) doğalgazın fiyatı artarken, elektrik fiyatının artmaması imkânsız. Elektrik fiyatı artacak. Sanayici ucuz beklerken pahalı kullanacak. Elektrik fiyatının artmaması için maliyet ile satış fiyatı arasındaki farkı devletin karşılaması gerekiyor. Bunun için ise bütçede para yok.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Paranoya
    RAHŞAN Ecevit yalnız değil. Birçok kimse ülke...
    Çetin ALTAN
    Kuytularda iri mi iri ortancalar ve Selim Sırrı
    İstanbul kentiyle, bazen boğaz boğaza, bazen ...
    Melih AŞIK
    Ortak vizyon...
    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ABD ziyareti...
    Fikret BİLA
    El Kadı soruşturmasına Çiçek yorumu: Yetkim yok
    Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile bir dö...
    Hasan CEMAL
    Futbol ya da huzursuz ruh!
    Öyle amaçsız yürüyorum kendi başıma. Gökyüzün...
    Güneri CIVAOĞLU
    Bakan'ın konseri
    Sahnede omzunda gitarı, samba bossa nova ve t...
    Can Dündar
    Bir kenti anlamak
    Çok insan tanıyanların, yılların hediyesi bi...
    Semih İDİZ
    Washington PKK adımı atmadan, vizyon belgesi havada kalmaya mahkûm
    Derya Sazak kadar karamsar olmayacağım. Yoksa...
    Sami KOHEN
    Belgeye gerek var mıydı?
    WASHINGTON'da önceki gün Dışişleri Bakanı Gül...
    Metin MÜNİR
    Anıtkabir'in bahçesini hipermarkete verirler...
    Atatürk'ün Yalova Çiftliği'nin tasfiye ediler...
    Hasan PULUR
    Yağma sofrasına siz de buyurun!
    AKARYAKIT ile ilaç zammını otomatiğe bağlayac...
    Derya SAZAK
    Linç kültürü
    TESEV'in "Zorunlu Göç" kitabının tanıtıldığı ...
    Meral TAMER
    Elektrik krizine nihayet doğru teşhis
    1999 Körfez Depremi gibi büyük bir doğal afet...
    Tamer HEPER
    Önce iş ve aş
    Gün geçmiyor ki bir yolsuzluk, bir örgütlü so...
    Yaman TÖRÜNER
    Maliye doğru olanı yaptı
    Maliye Bakanlığı, sağlık harcamalarında tasar...
    Güngör URAS
    Elektriğe zam geliyor (başka çare yok...)
    Elektriğin yüzde 44'lük bölümü doğalgazla üre...
    M. Ali BİRAND
    Öğretseler Alevi olurdum...
    Eskiden o kadar farkında değildim. Aradan yıl...

    © 2006 Milliyet