|
 |
|
|
Marketler ve bakkallar
Bizim Köşe / İsmail Sivri
İki hafta önceki "Mahalle Bakkalları" yazımıza, pek çok telefon aldık. Bazı dostlarım da bakkalın önemini vurguladılar.
Eski dönemlerde her mahalleninin bir bakkalı olurdu. Hatta, her sokak başında bir bakkal görürdük.
Marketler ise, çağımızda, büyük kentlerin ihtiyaçlarını topluca karşılamak için doğdu. Marketlerde ne isterseniz bulabilirsiniz.
Buna karşın, bakkallardan da vazgeçemeyiz.
* * *
Büyük kentlerimizde, marketlerin, çağın bir gereksinimi olarak çoğalmasıyla, yurdumuzdaki bakkal sayıları da azalmaya başladı.
Bu gerçeği, bu hafta içinde yaptığı bir konuşmayla dile getiren Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bu azalış için şu bilgileri veriyor:
"Türkiye'de, 9 yıl önce federasyona kayıtlı 685 bin bakkal vardı. Bugün ise, bu sayı yüzde 60 azalarak 275 binlere düştü."
Palandöken Milliyet'te çıkan haberinde, bakkallara sahip çıkılmasını isteyerek şöyle diyor:
"Yurdumuzdaki bakkalların sadece mahallelinin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmamaktır, aynı zamanda sosyal açıdan da çok önemli bir işlevi yerine getirmektedir."
Sonra da, "Kahraman bakkal hipermarketlere yenilmesin. Eğer bu mücadeleyi kaybedersek,haksız bir rekabet ortamı oluşacaktır" diye ekliyor.
Çağımızda marketlerin gelişmelerine karşın, büyük kentlerde de, günlük ihtiyaçlar için bakkallara koşulacaktır.
Yalnız ihtiyaçlar için mi? Sık sık bakkalara uğrayıp, mahallede olup biteni öğreniriz. Biraz nefeslenip, söyleşmek için bakkallara, uğramaz mıyız?
Büyük kentler dışındaki küçük yerleşim merkezlerinde kasabalar, beldeler ve köylerdeki bakkallar ilk uğrak yerleri değil midir?
Sonra yazlıklardaki mevsimlik büfeler ve bakkallık yapan küçük marketler her türlü ihtiyaçlarımızı karşılamazlar mı?
Yakınlarımızda bir bakkal olmadan yapamayız.
* * *
Her sabah, gazetelerimizi, ekmeğimizi bir çok zaruri ihtiyaçlarımızı bakkallar olmasa nasıl karşılayabileceğiz?
Eski dönemlerdeki bakkal dükkanllarda; hep "Müşteri velinimetimizdir" yazısını okumadık mı? Hepsinde de, "Veresiye yoktur" levhaları olsa da, yine de, veresiye alışveriş edilmez mi?
Bunlarla birlikte, bakkallarımızın da değişen çağla birlikte, müşterileri için yeni yeni oluşumları bulup gerçekleştirmeleri gerekir. Bakkalların büyüyen marketlerle yarışmaları için gazete, ekmek, su gibi çeşitli ihtiyaçlarını, mahalle halkına hızla servis yapmaları başta gelir. Hepsinden önce de güleryüzlülük başta gelmez mi?
Eski dönem bakkallık değişirken, her yerdeki bakkallar da işlevlerini sürdürmeleri için, mahallenin gereksinimleri için yeni yollar bulmalıdır.
* * *
Geçen haftaki Bakkal yazımız üzerine "e-mail" gönderen okuyucumuz Ali Aydın Cihanoğlu, Bakkal Nuri Kuru'yu tanıdığını söyleyip hatırını sordu. Bir çok kişi de selam gönderdi.
İlk yazımızda belirttiğimiz üzere mahalle bakkalları ile müşteriler arasında büyük dostluklar kurulur. Çok geçmeden, her bakkal dostumuz ve aileden biri gibi olmaz mı?
Sizlerin de, mahalle bakkalı dostlarınız yok mudur?
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|