|
 |
|
|
"Bilge" olmak isteyen Yalıkavak'a gitsin
Bodrum Yarımadası'nın kuzeydoğusunda bir cennet Yalıkavak. Buradan etkilenerek öyle şeyler düşündüm ki, artık erme yolunda olduğuma kesinlikle karar verdim
fturkmenoglu@milliyet.com.tr
Bodrum o kadar büyük ki, bu sayfada neresini anlatayım... Gecesi var, gündüzü var; artık bir bölge haline geldiğinden her koyunda başka hayatlar var.
Hal böyle olunca da tatil seçenekleri birbirinden epey farklı. Spor, doğa, tarih; İtalyan, balık, kebap; butik otel, pansiyon, tatil köyü; Bodrum'da hepsi var.
Bu yüzden Bodrum'u böldüm. Kaç bölüme, şimdilik bilmiyorum. Ama ilk bölüm Yalıkavak...
Kuzey rüzgarının kucağında
Yalıkavak'a denizden ulaşmak da mümkün ama ben karayoluyla gittim. Önce yel değirmenlerini seyrettim, sonra da koyun eşsiz manzarasını. Zakkumlar kaplamış her yanı.
Sicilyalı tarihçi Daidolos'un bahsettiği "Ouranium" şehri, bu bölgede kurulmuş. Karada ve sualtında, Roma dönemine ait kalıntılara da rastlamak mümkün.
1923 yılında Yalıkavak ismini aldı, 1989'da belediye oldu. Yakın tarihe kadar ise bir balıkçı köyüydü. Yaşlılar anlatıyor, "Tek tük turist, onlar da hep yabancı; onun dışında biz balığa, süngere giderdik" diye. Biraz tepelerde bulunan Sandıma köyünün limanıymış burası. Bugünlerde ise Port Bodrum Yalıkavak ile yat turizminin gözde merkezlerinden biri olma yolunda.
Küçük çarşısında dolaştım, deniz kenarında oturdum. Balıkçıları seyrederken hayalden hayale daldım. Sonra kim bilir kaç yıllık zeytin ağaçlarının yanındaki yoldan Sandıma'ya çıktım ve eşsiz manzarayı seyrettim. Rastladığım herkesle sohbet ettim. Kadınlar "günaydın" deyip gülümsüyor, yaşlılar mutlaka el ediyor.
Ev kapılarındaki çiçeklerin resimlerini çeke çeke Şamdan Beach Club'a kadar gittim. Bomboştu daha. Hava bulutlu, maç var, okullar henüz kapanmış.
Sermin Çapa ve Necati Güney'le Türk kahveleri eşliğinde sohbete daldık. Cefi Kamhi'nin İstanbul'dan getirttiği ve gece kulübü olmayı bekleyen vapuru konuştuk. Pasandıra'nın ne harika bir balık lokantası olduğunu, sayıları 1000'i geçen İstanbullu haneyi... Sermin hanım "Türkbükü'nde İstanbul'un lüks servisi var, insanlar birbirlerini görüyor, çok para harcıyorlar. Deniz kenarında topuklu ayakkabılı, büyük küpeli hanımları görmek hoş değil. Burası, Bodrum'u Bodrum gibi yaşamak isteyenlerin tercihi" dedi.
İkisi de çok güzel anlattı, dağ tepe dolaşmaktan yorgun düşmüşüm, baktım hava nedeniyle gelen de yok, ben de oturdum...
Şeytan Kayası'ndan güneş batışı
Dağ tepe dolaştım sonra. Şeytan Kayası'nın tepesine çıktım, yok böyle bir güzellik. Küdür'de denize girdim, kendimi maviliğe bıraktım iyice. Köylere gittim, mandalina bahçelerinden geçtim, sessizlik içinde oturup düşüncelere daldım. Artık erme yolunda olduğuma kesinlikle karar verdim.
Yalıkavak'ta bir bilge olarak oturup akşam kahvemi içtim. Üstelik Ferrari'mi satmak yerine Yalıkavak'ın en havalı bilgesi olmaya karar verdim!
Ne yapılır?
Yeldeğirmenlerinin fotoğrafını çekin, bakarsınız bir gün yok oluvermişler...Tatile biraz kültür ve tarih katmak için çevredeki sur kalıntılarına gitmenizi öneririm. Sandıma köyündeler. Bütün beach club'lar Küdür mevkiinde. Halk plajı da var.Çimentepe açıklarında, yaklaşık 50 metre derinlikte bir Roma batığı varmış. Sualtı tutkunlarına...Geriş köyü; evleri, mandalina bahçeleri, zeytinlikleri ile mükemmel. Karain Mağarası Gökçebel köyünde. Köyün halkı mükemmel, doğa enfes, yürüyüş yolu şahane. Alacain Koyu'nda dağlara oyulmuş kaya mezarları var.Çarşı içindeki kahvelerde sabah saatlerinde oturun. Bütün bilgeler toplanıp dedikodu yapıyor. Yani terapi amaçlı...
|
|
|

|