Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
Fikri takip ve Milliyet'in farkı

Doğan Akın


Veysel Güney 1957 yılında doğdu. Lisede sol görüşle tanıştı. Meslek Yüksekokulu'nu bitirdi.
12 Eylül darbesinin ardından arkadaşı Ali İhsan Özer'le birlikte saklandığı Gaziantep'teki eve yapılan baskında çatışma çıktı. Çatışmada Özer ile bir güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.
Gözaltı, yargılama ve askeri cezaevinde geçen süre boyunca bir kez bile gösterilmediği ailesi, Veysel Güney'in idam kararını televizyondan öğrendi. Gaziantep E Tipi Cezaevi'ne götürülerek idam edilecekti.
11 Haziran 1981'de sabaha karşı saat 02.00'de askeri cezaevinin demir kapısı açıldı. Ailesi yine oradaydı. Aylardan sonra "ilk" görüş, aslında "son" görüş izni orada verildi. Annesi, babası ve kardeşi kısa bir süre için cezaevi aracına bindirildiler.
Birbirlerine sarılırken ağlamaktan konuşamadılar. Annesi, "Oğlum korkmuyor musun?" diyebildi. O, "Hayır" dedi, "O kadar işkence gördüm ki, artık ölüm bile korkutmuyor ana."

Savcı: Kanıt yoktu
Güney'in mezar yeri geçen haftaya kadar bilinmiyordu. Radikal'in 12 Haziran'da duyurduğu dosyanın peşine düşen Milliyet, 26 Haziran Pazartesi günü "Veysel delilsiz idam edildi" manşetiyle yayımlandı.
Arkadaşımız Şükran Özçakmak, Güney'in hazırlık soruşturmasını yürüten emekli savcı Mete Göktürk'ün "Adaleti Gördünüz mü?" adıyla yayımlanan anılarına dikkat çekti. Göktürk, "Çatışmada Güney'in silah kullandığına ilişkin bir kanıt elde edememiştik. Benim ilk tespitlerimle mahkeme kararında varılan sonuç örtüşmüyordu" diyordu.
Haberimiz üzerine Gaziantep Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Veysel Güney'in mezarının bulunması için araştırma başlattı. Yapılan araştırma sonucunda Güney'in Gaziantep mezarlığında "Kimliği: Meçhul" kaydı düşülerek gizlice toprağa verildiği ortaya çıktı.
Bir gazete manşeti Veysel Güney'in mezarı üzerinde 25 yıldır duran meçhul yazısını kaldıracaktı.

Üç Resim-Heykel haberi
25 Haziran Pazar günü Milliyet Pazar'da yayımlanan Filiz Aygündüz'ün özel haberinin başlığı "Türkiye'nin değeri bilinmeyen müzesi"ydi. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde Picasso'nun desenlerine kadar uzanan 11 bin yapıtın sadece 350'si sergilenebiliyor, günlük ziyaretçi sayısı 70'i geçmiyordu.
Pazartesi günü, Prof. Dr. Devrim Erbil'in daha önce 4 yıl yönettiği müze için herkesi göreve çağıran makalesini yayımladık. Salı günü Yasemin Bay'ın, müze için uzmanların, sanatçıların önerilerini içeren dosyası sayfalarımızdaydı.
Milliyet, bu dosya ile kültür-sanat dünyasındaki sorunları ve çözüm önerilerini gündeme getirmede örnek bir gazetecilik sergilemiş oldu.

Sadece bu gazetede
Yasin El Kadı (52), 11 Eylül saldırıları sonrası Amerikan resmi belgeleri ve Birleşmiş Milletler listelerinde "Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Teröristler" arasında sayılan bir Suudi işadamı. El Kadı'nın ABD ve AB ülkelerindeki hesapları "El Kaide'ye yüklü miktarda fon sağladığı" gerekçesiyle donduruldu.
El Kadı dosyasının Türkiye'ye gönderilmesinin ardından hazırlanan, ancak varlığı bilinmesine karşın içeriği kamuoyuna yansımayan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunu ilk kez 23 Haziran Cuma günü manşetimizden duyurmuştuk. Rapora göre, Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile annesi Gaye Zapsu da El Kadı hesabına para göndermişti.
Cumartesi günü, El Kadı ile Türkiye'deki BİM mağazalarında ortak olduğu isimleri ve fotoğraflarını Ticaret Sicili gazetesindeki orijinal kaydıyla yayımladık.
Pazar günü ise raporu kaleme alan Maliye Başmüfettişi Hamza Kaçar'a yapılan baskıların belgesini gösteren haber birinci sayfamızdaydı.

Her gün haber
Pazartesi günü bu köşeden ilgili makamları açıklama yapmaya çağırdığımız söz konusu raporun akıbeti salı günü gazetemizin sayfalarında geniş bir şekilde yer aldı. Rapor, kimsenin ifadesine başvurulmadan alınan bir "takipsizlik" kararıyla rafa kaldırılmıştı.
Çarşamba günü manşetimizde, MASAK raporuna ilişkin kaydın İstanbul Adliyesi'ndeki giriş kaydının silindiğini, belgesiyle ortaya koyan çarpıcı bir haber vardı.
Perşembe günü, bütün bu haberlerin yarattığı soru işaretlerini titiz bir çalışmayla manşetimize çıkardık.
Cuma günü, MASAK raporunun gizli yürütülen hazırlık soruşturmasına ilişkin gizli raporunun El Kadı'nın avukatlarının eline nasıl geçtiğini gündeme getirdik.
Cumartesi günü, müfettişe soruşturmayı 10 gün içinde bitirme talimatı veren Maliye Bakanlığı'nın, bu konuda ortak çalışma yapan Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları ile Genelkurmay Başkanlığı ve MİT'e bilgi vermediğini ortaya çıkardık.
Ve geldik bugüne.

Fikri takibin önemi
Tamamı özel olan bu haberlerin altında Ekonomi Servisi'nden Nedim Şener, Haber Araştırma'dan Nezih Gürol, Ankara Büro'dan Gökçer Tahincioğlu, Washington'dan Yasemin Çongar'ın imzaları bulunuyor.
Bugüne dek tam 11 gün aralıksız yayımladığımız El Kadı dosyasında basında örneğine ender rastlanabilecek bir "fikri takip" ısrarı ve ekip çalışması sergiledik.
Yayınlarımız karşısında ilgili makamların sessizliği sürüyor.
Önümüzdeki günlerde yeni Yasin El Kadı haberlerinde buluşmak üzere bütün okurlarımıza iyi haftalar diliyoruz...

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
'Suğra'nın yaptığı hiç sağlıklı değil'
'Kız kardeşim intihar etmedi öldürüldü'
Vakko Cup'ta katılım rekoru
Fikri takip ve Milliyet'in farkı
Beyoğlu'nda sanat merkezi tartışması
'Töre cinayetinin İslamda yeri yok'
Dikkat! Korsan ambulans
'Google' kelimesi sözlüğe girdi...
Ayvalık'ta cennet suyun altında
Piyanoda büyük ödülü Türkiye'ye getirdi
Buzdolabına giren iki çocuk kapağı açamayınca öldü
Çocukluk arkadaşları birlikte uğurlandı
Bolu'da kaza: 3 ölü, 40 yaralı
Söz gençlerin
Özcan Yurdalan Suriye'yi anlatıyor
Garanti'den Likya Yolu kitabı
İstanbul'da 407 kilogram eroin ele geçti
'Kuşu ötmeyen tüketici bile bize geliyor'
iPod dinlerken yıldırım çarptı
Siyanürün tadını ilk o yazdı







© 2006 Milliyet