Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Adalet Bakanı'nın yetkisi var mı, yok mu?


Adalet Bakanı Cemil Çiçek, El Kadı olayıyla ilgili sorumuzu yanıtlarken, "yazılı emir" yetkisinin bulunmadığını anımsatmıştı. Çiçek, uyum yasaları çerçevesinde yapılan yeni düzenleme ile eski yasada bu yetkinin yeni yasa ile kaldırıldığını vurgulamıştı.
Bir savcıya neden soruşturma açtın veya açmadın diye yazılı emir yoluyla müdahalesinin söz konusu olamayacağını, El Kadı olayında da, genel olarak da 1.6.2006'dan itibaren böyle bir yetkinin bulunmadığını söylemişti.

Kart: Yetki var
El Kadı dosyasının yeniden açılması yolunda başvuruda bulunan CHP'nin hukukçu milletvekillerinden Atilla Kart ise yeni yasanın bakanın bu yetkisini kaldırmadığı görüşünde.
Kart, eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (CMUK) 343. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen yazılı emir yolunun, yeni Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 309. maddesinin 1. fıkrasında korunduğunu belirterek şu bilgiyi verdi:
"Eski kanunda, hâkim veya mahkemeler tarafından verilen ve Temyiz Mahkemesi'nce tetkik edilmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerde kanuna muhalefet edildiğini haber alırsa Adliye Vekili, o karar veya hükmün bozulması için Temyiz Mahkemesi'ne müracaat etmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı emir verebilir, hükmü vardı.
Bu hüküm yeni kanunda, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesine geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanı o karar veya hükmün Yargıtay'ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılı olarak bildirir, biçiminde yer alıyor. Yani bu bakanın bu yetkisi kalkmış değil. Devam ediyor. Dolayısıyla El Kadı olayında da bu yetkisini kullanabilir."
Kart'a iki hükümde de hâkim ve mahkeme kararından söz edildiğini, ancak savcının dava açma veya takipsizlik kararı vermesinden söz edilmediğini, dolayısıyla savcılık kararlarının hüküm dışında olup olmadığını sorunca şu karşılığı verdi:
"Çoğun içinde az da vardır. Hâkim ve mahkeme kararı konusundaki yetki, savcı kararı için de geçerlidir. Nitekim uygulamada örnekleri vardır. Mehmet Ali Ağca olayı da bir savcılık kararıydı ve Ocak 2006'da yaşandı. Bakan, bu olayda bu yetkisini kullandı."

Karşı görüş
Kart'ın bu yorumuna karşın, tartışmaya katılan bazı hukukçular ise Mehmet Ali Ağca olayında infaz savcılığının yine mahkeme kararına dayanarak düzenleme yaptığını, konunun mahkeme kararına geçtiğini ve bu nedenle bakanın yetkisi dahiline girdiğini savundular. El Kadı olayında ise savcılık kararının söz konusu olduğunu, konunun mahkeme kararına yansımadığını savundular. Bu itibarla Çiçek'in yazılı emir yoluyla ilgili "yetkim yok" değerlendirmesinin El Kadı olayı için doğru olduğunu belirttiler.
CHP'li Kart, El Kadı olayında dosyanın yeniden açılması için Adalet Bakanı'na yaptıkları başvurunun yanı sıra Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) başvuru yapacaklarını kaydetti. Kart, Yüksek Kurul'a, El Kadı hakkında takipsizlik kararı veren iki savcı hakkında disiplin cezası yönünden 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na dayanarak başvuru yapacaklarını duyurdu.
Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu ile El Kadı hakkında CHP'nin girişimleri devam ederken, Çiçek'in yetkisiyle ilgili tartışmanın da gündemde olacağı anlaşılıyor.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çorba da pişti, tuz ister...
Özellikle evrensel reklam şirketlerinin, eğle...
Melih AŞIK
Liderlik sanatı
Liderlik üzerine yeni bir kitap; "Destekleyic...
Fikret BİLA
Adalet Bakanı'nın yetkisi var mı, yok mu?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, El Kadı olayıyla i...
Hasan CEMAL
Emziği alınmış bebek gibi!
Hollanda Milli Futbol Takımı'nın eski kaptanl...
Güneri CIVAOĞLU
Deniz çekiyor...
"Şairlerin prensi" diye anılan Mallarme şöyle...
Can Dündar
Yetişin! Ankara'yı yıkıyorlar!
Bu yazı bir ihbar mektubudur: Başkent yıkılıy...
Metin MÜNİR
Aile sırları
Sabahleyin yüzümü yıkamak için banyoya giderk...
Hasan PULUR
Tuhaf dostlar...
YILLAR önce Çarşıkapı'da bir dükkânda görmüşt...
Derya SAZAK
Yabancı 'işgali'
Ege ve Akdeniz'in sahil kasabalarına yerleşen...
Meral TAMER
Evimdeki Yapı Kredi külliyatı
Burhan Karaçam'ı, 80'li yılların başında gaze...
Ece TEMELKURAN
'Hata yıldızlarda değil, bizde'!
George Clooney'nin yönettiği, Cannes Altın Kü...
Tamer HEPER
Küsersem fena olur
Haberi duymuşsunuzdur, milletvekilinin arabas...
Osman ULAGAY
Maceradan uzak futbol finali de katletmese
Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca f...
Güngör URAS
Vakko 55 yıl sonra Beyoğlu'ndan ayrılıyor
Vitali Hakko, 1997 yılında yayımlanan "Hayatı...
Serpil YILMAZ
Kazaklar denize açılıyor Türkler araziye giriyor
Türkiye'yi, topraklarının yüzde 4'ü Avrupa'da...

© 2006 Milliyet