Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Emziği alınmış bebek gibi!

Dünya Kupası izlenimleri - 29
BERLİN

Hollanda Milli Futbol Takımı'nın eski kaptanlarından Ruud Gullit bir keresinde şöyle demiş:
"Ben futboldan ayrı kaldığımda, ağzından emziği alınmış bir bebekten farkım kalmaz."
Biz de öyleyiz.
İki gün futboldan uzak kaldık, ne yapacağımızı şaşırdık. Sakin sessiz bir hayat, anlaşılan, 'futbol kaçıkları'na göre değil.
İlle de istasyonlar, trenler... İlle de bir şehirdeki şenlikten öbürüne, daha öbürüne hiç bitmeyen koşuşturmaca... İlle de bira ve sosis... İlle de bilet heyecanı... Ve futbolun kutsal mekânı stadyumlardaki o bayram havası ve büyüleyici atmosfer...
Çok alıştık bu heyecana.
Öylesine ki, Almanya'nın on iki kenti arasında bir aydır ırgat gibi koşturan gazeteci milleti için bunların tümü bir hayat tarzı haline geldi.
Onun için biraz şaşkınız.
Ya da sudan çıkmış balık...
Son iki günün sükûnetine alışamadık. Bizler de mesleğine düşkün o futbolcular gibi galiba ağzından emziği alınmış koca bebeklere döndük.
Ama nihayet büyük gün geldi.
Tüm yollar Berlin'e çıktı!
Bir futbolcunun hayal edebileceği en büyük kupanın sahibi bu gece belli olacak.
Fransa mı?
İtalya mı?
Öyle bir hava yaratılmış durumda ki, bu Dünya Kupası finali şimdi sanki Fransa'nın kaptanı Zinedine Zidane'la özdeş. Herkes onu konuşuyor. Kazanırsa o kazanacak, kaybederse o kaybedecek.
Zizou, bir efsane!
Dünya futbolunun muhteşem eski tüfeği! "Fransa'nın sana ihtiyacı var!" dediler, 34 yaşında geri döndü. Ama Zidane'ın kendini yeniden buluşu, Brezilya ve Portekiz maçlarıyla oldu. Fransa finale kalınca, İtalyan La Stampa gazetesi şu manşeti attı:
"Zizou, kâbusumuz geri döndü!"
Platini, Fransız futbolunun efsanesiydi. Ama Dünya Kupası'nı getiremedi ülkesine. Buna karşılık Zidane bunu 1998'de Brezilya karşısında iki golle başarmış ve Fransa'yı Paris'te Dünya Şampiyonu yapmıştı.
Yürekler şimdi atıyor:
Bir daha başarabilecek mi?
Fransız Milli Takımı'ndaki eski tüfeklerden biri de savunmadaki Thuram. O da 34 yaşında. "Thuram'ın savunmadaki savaşı bana her seferinde yenilmezlik duygusu aşılar" diyor, orta sahanın bir başka eski tüfeği, upuzun bacaklarıyla Vieira...
"Bu benim ikinci Dünya Kupası finalim" diyor Thuram, "Kupa finali bir çocukluk hayalidir. Bunu ikinci kez yaşamak çılgınca bir şey..."
Fransa yaşlı takım.
Futbol zekâsı, beceri, yetenek, deneyim her şeyi var Fransızların. Kafa tamam ama ya ayaklar?.. Yani enerji, kondisyon! Eski tüfek Fransızlar, 24 maçtır yenilgi yüzü görmeyen İtalyanlar kadar koşturabilecekler mi sahada?
Fransız medyasının eleştiri oklarından nihayet kurtulan Teknik Direktör Domenech umutlu:
"Final maçı oyuncuları kanatlandırır. Ayrıca unutmayın, esas farkı yapan inançtır. Bu da bizde var."
Kimse yoğurdum kara demez.
Buna karşılık, İtalya daha çok favori gösterilen takım. Üstelik Dünya Kupası açısından tümü aç oyunculardan kurulu. Bu konuda Fransızlar tok.
İtalyanların koçu Lippi de takımına hiç kuşkusuz güveniyor. Üstelik, İtalya'nın klasik oyun tarzını ufak ufak değiştiriyor. 120 dakikanın sonunda, yani uzatmayla penaltılar için Rus ruleti deyimini kullanan Lippi'nin, Almanya karşısında maçı koparmak için yaptığı hamleleri, yeni tarzın bir işareti olarak yorumlayanlar var.
Fransızların Henry'si kendinden emin. Şampiyon Kulüpler'de İtalyan takımlarına gol atmakta herhangi bir güçlük çekmediğini belirtirken, Arsenal'ın Juventus'u elediği maçı anımsatıyor.
Juventus savunmasının temel direği, İtalya'nın da kaptanı:
Cannavaro!
Müthiş hızlı, kuvvetli. Bacaklarını kılıç gibi kullanıyor. Topa girdiği zaman rakipleri ne olduğunu şaşırıyor. Almanya'yı 2-0'la eledikleri maçta Klose'ye, Podolski'ye doğru dürüst top göstermedi. Boyu 1.76 ama hava toplarına da fevkalade hâkim.
Cannavaro'nun önünde tıpkı onun gibi bir başkası var:
Gattuso!
Gladyatör gibi oynuyor. Topa girdiği zaman rakibinin Allah'ını şaşırtıyor. Tipi de, oyun tarzı da vahşi...
Bir de Pirlo'su var İtalyanların orta sahada. Çalışkan ve yırtıcı, körük gibi nefesli! Zidane kadar olmasa da harika bir oyuncu. Almanya'yı 119. dakikada göçüren golde Grosso'ya attığı ince ve kurnaz pas, ne kadar zeki ve teknik bir oyuncu olduğunu bir kez daha kanıtladı ele güne.
Bir İngiliz yorumcunun deyişiyle, "Pirlo, öldürücü gol paslarının adamı" bugünkü finalde İtalya için çok şey ifade ediyor.
Fransa için İtalya'dan orta sahayı almak ya da Çin Seddi gibi İtalyan savunmasını delmek o kadar kolay olmayacak.
Evet, bütün yollar sonunda Berlin'e çıktı. Bir futbolcunun hayal edebileceği en büyük gün geldi çattı. Bir futbolcunun hayal edebileceği en güzel kupanın sahibi bugün belli olacak.
Ey futbol kaçıkları,
Futbol Tanrısı kimin tarafında olursa olsun, diliyorum, bir yaz gecesi rüyası gibi bir final maçı seyredelim.
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çorba da pişti, tuz ister...
Özellikle evrensel reklam şirketlerinin, eğle...
Melih AŞIK
Liderlik sanatı
Liderlik üzerine yeni bir kitap; "Destekleyic...
Fikret BİLA
Adalet Bakanı'nın yetkisi var mı, yok mu?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, El Kadı olayıyla i...
Hasan CEMAL
Emziği alınmış bebek gibi!
Hollanda Milli Futbol Takımı'nın eski kaptanl...
Güneri CIVAOĞLU
Deniz çekiyor...
"Şairlerin prensi" diye anılan Mallarme şöyle...
Can Dündar
Yetişin! Ankara'yı yıkıyorlar!
Bu yazı bir ihbar mektubudur: Başkent yıkılıy...
Metin MÜNİR
Aile sırları
Sabahleyin yüzümü yıkamak için banyoya giderk...
Hasan PULUR
Tuhaf dostlar...
YILLAR önce Çarşıkapı'da bir dükkânda görmüşt...
Derya SAZAK
Yabancı 'işgali'
Ege ve Akdeniz'in sahil kasabalarına yerleşen...
Meral TAMER
Evimdeki Yapı Kredi külliyatı
Burhan Karaçam'ı, 80'li yılların başında gaze...
Ece TEMELKURAN
'Hata yıldızlarda değil, bizde'!
George Clooney'nin yönettiği, Cannes Altın Kü...
Tamer HEPER
Küsersem fena olur
Haberi duymuşsunuzdur, milletvekilinin arabas...
Osman ULAGAY
Maceradan uzak futbol finali de katletmese
Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca f...
Güngör URAS
Vakko 55 yıl sonra Beyoğlu'ndan ayrılıyor
Vitali Hakko, 1997 yılında yayımlanan "Hayatı...
Serpil YILMAZ
Kazaklar denize açılıyor Türkler araziye giriyor
Türkiye'yi, topraklarının yüzde 4'ü Avrupa'da...

© 2006 Milliyet