Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Temmuz 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Maceradan uzak futbol finali de katletmese


Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca futbolseverleri bir aydır meşgul eden Dünya Kupası bu akşam Berlin'de oynanacak olan Fransa - İtalya maçıyla sona erdiğinde aklımızda ne kalacak bu Kupa'dan, gerçekten merak ediyorum.
Bir ay önce yapılan tahminlere göre birbirleriyle finali oynama şansı hayli düşük görünen Fransa ve İtalya, unutulmayacak bir final maçı oynayarak, bana ve benim gibi düş kırıklığı yaşayanlara bir teselli armağanı verebilecek mi? Yoksa gol atmaktan önce gol yememeyi düşünen anlayışın egemen olduğu, tatsız tuzsuz bir maç daha mı izleyeceğiz?
Bu yılki Dünya Kupası'nın en büyük eksikliği maceradan tamamen yoksun oluşuydu bence. Almanların organizasyon kapasitesi, saha dışında maceraya fazla fırsat tanımazken saha içinde de maceraya girmekten kesinlikle kaçınan, bir gol atıp üstüne yatmayı marifet sayan, umudunu 120 dakika sonundaki penaltılara bağlayan futbolcular ve teknik adamlar vardı.
İtalya, Buffon gibi bir kaleciye sahip olduğu ve kendi kalesine attığı bir gol dışında hiç gol yemediği için finale kalabildi. Başlarda Kupa'nın maceraya en hevesli takımı gibi görünen Arjantin bile kendi oyununu oynayacağına, Almanya'ya attığı golün üstüne yatmaya kalktığı için beraberlik golünü yedi ve Kupa'dan elendi.

Nerede parıltılı yıldızlar?
Enerjileriyle, hünerleriyle, jestleriyle futbola renk ve heyecan katacak yeni yıldızların parlamasını bekleyenler de tam bir düş kırıklığı yaşadı Almanya 2006'da.
Brezilyalı Ronaldinho ve Robinho, Arjantinli Messi, İngiliz Rooney gibi büyük umut bağlanan gençlerin hiçbiri bekleneni veremezken, futbola veda etme aşamasındaki Zidane bir anda Kupa'nın yıldızı haline geldi. FİFA'nın teknik değerlendirme grubunun final maçı öncesinde belirlediği 23 kişilik ideal kadroda bakın hangi futbolcular var:
Kaleciler: Buffon (İtalya). Lehmann (Almanya), Ricardo (Portekiz)
Savunma: Ayala (Arjantin), Terry (İngiltere), Thuram (Fransa), Lahm (Almanya), Cannavaro (İtalya), Zambrotta (İtalya), Carvalho (Portekiz).
Orta saha: Ze Roberto (Brezilya), Vieira (Fransa), Zidane (Fransa), Ballack (Almanya), Pirlo (İtalya), Gattuso (İtalya), Figo (Portekiz), Maniche (Portekiz).
Golcüler: Crespo (Arjantin), Henry (Fransa), Klose (Almanya), Totti (İtalya), Luca Toni (İtalya).
Şimdi bu kadroya bakıp futbolun geleceği için iyimser olmaya olanak var mı? Lahm dışında tek bir genç yıldızın giremediği bu 23 kişilik kadroya, Kupa'ya katılan 32 ülkeden 25'inin de tek bir futbolcusu bile girememiş.

İtalya mı, Fransa mı?
Final maçında mücadele edecek Fransa ve İtalya'nın sahada yer alması muhtemel kadrolarında, İtalya'daki büyük skandal nedeniyle küme düşürülmesi söz konusu olan Juventus'ta oynayan 8, Milan'da oynayan 3, Fiorentina'da oynayan 1 futbolcu var.
Bunlardan Buffon, Cannavaro, Gattuso ve Pirlo bu akşamki maçın sonucunu belirleyebilecek oyuncular. Daha yaşlı ama müthiş deneyimli oyunculardan kurulu Fransa temposunu koruyabilirse Kupa'yı alabilir ama daha diri ve inatçı görünen İtalya'nın şansı biraz daha fazla sanki.

oulagay@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Çorba da pişti, tuz ister...
Özellikle evrensel reklam şirketlerinin, eğle...
Melih AŞIK
Liderlik sanatı
Liderlik üzerine yeni bir kitap; "Destekleyic...
Fikret BİLA
Adalet Bakanı'nın yetkisi var mı, yok mu?
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, El Kadı olayıyla i...
Hasan CEMAL
Emziği alınmış bebek gibi!
Hollanda Milli Futbol Takımı'nın eski kaptanl...
Güneri CIVAOĞLU
Deniz çekiyor...
"Şairlerin prensi" diye anılan Mallarme şöyle...
Can Dündar
Yetişin! Ankara'yı yıkıyorlar!
Bu yazı bir ihbar mektubudur: Başkent yıkılıy...
Metin MÜNİR
Aile sırları
Sabahleyin yüzümü yıkamak için banyoya giderk...
Hasan PULUR
Tuhaf dostlar...
YILLAR önce Çarşıkapı'da bir dükkânda görmüşt...
Derya SAZAK
Yabancı 'işgali'
Ege ve Akdeniz'in sahil kasabalarına yerleşen...
Meral TAMER
Evimdeki Yapı Kredi külliyatı
Burhan Karaçam'ı, 80'li yılların başında gaze...
Ece TEMELKURAN
'Hata yıldızlarda değil, bizde'!
George Clooney'nin yönettiği, Cannes Altın Kü...
Tamer HEPER
Küsersem fena olur
Haberi duymuşsunuzdur, milletvekilinin arabas...
Osman ULAGAY
Maceradan uzak futbol finali de katletmese
Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca f...
Güngör URAS
Vakko 55 yıl sonra Beyoğlu'ndan ayrılıyor
Vitali Hakko, 1997 yılında yayımlanan "Hayatı...
Serpil YILMAZ
Kazaklar denize açılıyor Türkler araziye giriyor
Türkiye'yi, topraklarının yüzde 4'ü Avrupa'da...

© 2006 Milliyet