|
 |
|
|
Türkiye'de Batı düşmanlığı?!
İRAN'A hareketinden önce Dışişleri Bakanı Gül'le kısa bir görüşme yapıyorum. Ümitli, İran'la ilgili nükleer sorunun çözüleceğine, bunda Türkiye'nin de ciddi katkısının olacağına inanıyor:
- Esasa ilişkin mutabakat büyük ölçüde sağlandı. İran'ın nükleer programını durdurması karşılığında Batı'nın verdiği sözlerin yerine nasıl getirileceğine dair bazı güvenceler oluşturulursa sorun çözülecek. Bu aşamaya gelindi. Ben iyimserim.
Gül, Rice'ın "diplomasiyi ön plana çıkaran anlayışından" da övgüyle bahsediyor.
Güvenceler deyince, ben Annan Planı için Türkiye'ye ve KKTC'ye verilen sözleri düşünüyorum. Özellikle Avrupa unuttu bunları; şimdi limanları Rumlara açmamız için bizi sıkıştırıyorlar!
Aynı şekilde, İsrail'in, bir asker kaçırıldı diye, Filistinli çocukları katleden 'devlet terörü'ne Batı'nın seyirci kalmasını düşünüyorum!
Batı'nın kesinlikle bir 'güvenilirlik sorunu' var öteden beri.
Konjonktürel tepkiler
Dışişleri Bakanı Gül'e Türkiye'de yükselen Batı karşıtlığının Araplardan bile fazla olduğunu gösteren araştırmaları soruyorum. Mesela son Amerikan Pew araştırması: Amerika'nın bizdeki 'reyting'i 12, ama Mısır'da 30, Ürdün'de 15 mesela!
Gül farklı analiz ediyor:
- Türkiye'nin tercihi bellidir: AB politikasını kararlılıkla götürüyoruz. Amerika en önemli müttefikimiz. 'Stratejik Vizyon Belgesi' hem çıkarlarımızın hem vizyonumuzun nasıl örtüştüğünü ortaya koydu. Toplumumuz çok büyük çoğunluğuyla Batı karşıtı değildir.
Bu yöndeki araştırmalar yanlış mı?
- Hayır, doğru bunlar. Ama Türkiye'de devletin de, halkın da temel tercihlerinde bir değişiklik yok. Sadece Batı'nın bazı politikalarına tepki var. Bu ayırımı iyi yapmak lazım. Olaylar bizim çevremizde cereyan ettiği için de, toplum bu politikaları, uzaktaki bir Arap toplumuna göre, daha tehlike olarak algılıyor. Bunlar Batı'dan uzaklaşma değil, Batı'nın bazı politikalarına tepkidir. Konjonktüreldir yani...
'Tehlike'ye tepki
Gül'ün analizini doğru buluyorum ve rakamları doğru yorumlamak için şunu sormak gerektiğini düşünüyorum: Irak'ta Amerika'nın sebep olduğu ortam Türkiye için mi, uzaktaki Mısır için mi daha tehlikeli?!
Bu analizi doğrulayan veriler var: Türkiye'de halkın yüzde 67'si intihar saldırılarını yanlış buluyor. Bu oran Ürdün'de yüzde 24'e düşüyor!
Evet, Türkiye'de hukuk devleti ve meşruiyet gibi değerler daha fazla gelişmiş. Ama bir faktör daha var: Irak ve Filistin'deki intihar saldırıları Türkler açısından "tehlike"yi artıran eylemlerdir, bizim şoförlerimizin de kafasını kestiler üstelik! Ürdünlüler açısından ise bunlar 'düşman'a karşı eylemlerdir!
"İran'a olumlu bakış"ın bizde yüzde 53 olması rejimi için değildir; Amerika'nın İran'ı da Iraklaştırması "tehlike"sine tepkidir! Nitekim İran'ın nükleer silahlarına sahip olmasına en yüksek oranda itiraz edenler de Türklerdir; çünkü nükleer bir İran, Mısır'dan çok Türkiye için "tehlike" arz eder!
Netice: Fukuyama'nın meşhur sorusundan esinlenerek, hem Amerika hem Avrupa tekrar kendine sormalıdır: "Hangi politikalarımız tepki çekiyor!?"
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|