|
 |
|
|
'Başkan atamadaki gecikme dalgalanmada rol oynadı...'
Merkez Bankası eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, piyasalarda yaşanan son dalgalanmada Merkez Bankası Başkanı'nın atanma sürecinin etkili olduğunu söyledi. Serdengeçti, MB'nin hazirandaki müdahalesini ise başarılı buldu
EKONOMİ SERVİSİ
Merkez Bankası eski Başkanı Süreyya Serdengeçti, piyasalardaki dalgalanmada Merkez Bankası'na başkan atanması sürecinin etkili olduğunu söyledi. NTV/CNBC-e ortak yayınında soruları yanıtlayan Serdengeçti, "Atama süreci bu işte bir rol oynamıştır. Keşke önceden kimin atanacağı bilinseydi" dedi. Serdengeçti'nin son dalgalanma ve kendi dönemine yönelik eleştiriler ile ilgili görüşleri özetle şöyle:
HAZİRAN OPERASYONU BAŞARILI: MB ne yaparsa yapsın birileri eksik, birileri fazla bulur. Operasyonlar aldığı sonuca göre ölçülmelidir. MB'nin haziranda yaptığı operasyonun başarılı olduğu görülüyor. Ya faizi, ya kuru kullanacaksınız. Operasyon başarılı olmuştur.
HEM FAİZ HEM KUR OLMAZ: MB'nin bağımsızlığı çok önemli. Buna zarar verecek davranışlardan kaçınalım. MB'yi işler kötü giderken ortada bırakmak doğru değil. Sermaye hareketleri serbest ise MB'den hem faizi hem kuru kontrol etmesini bekleyemezsiniz. Kur istikrarı, ekonomik istikrarla olacak. Dolarizasyon varsa, o zaman mücadele gibi bir konu gündemimizdedir.
ÇALKANTININ NEDENLERİ: Merkez Bankası'na atama sürecinin olumsuz etkisi var. Enflasyon rakamı ve faiz artırma kararının yanlış anlaşılmasının etkisi var. Üzerine dış konjoktor geliyor. Üzerine Cumhurbaşkanlığı seçiminin sancılı geçececeğine ilişkin kanaat yerleşiyor. Türkiye demokrasi tarihine bir bakın göreceksiniz. Bu ülkede parlementoda çoğunluğunuz olsa dahi, mütabakat sağlayarak süreci geliştirirseniz bir sancısı olmuyor. Bu olmaz ise bir takım sancılar yaşanacaktır.
İKİ SENARYO VAR: Olumsuz senaryoda, Merkez Bankamızı rahat bırakmıyoruz, zaten sindirememiştik ya bağımsızlığını, her türlü müdahaleyi yapıyoruz. İstikrar programını aksatalım. Enflasyon ve kamu borcunda alınan mesafeleri anlatamayalım. Kur ve faizler yukarı gider. Olumlu senaryoda ise; MB'nin bağımsızlığını içimize sindirelim, Lütfen lütfen MB bağımsızlığı çok önemlidir. İstikrar programını aksatmadan sürdürelim, mikroekonomik tedbirleri alalım, iyi bir iletişim politikası sürdürelim, şüpheniz olmasın faiz de kur da aşağı gelecektir.
BU YEDİNCİ DALGA, KAFALAR ÇOK KARIŞIK: Dalgalı kur rejiminde bu gördüğümüz yedinci çalkantı. Her defasında kafamız karışıyor. Neyi yanlış yaptık diye herkes konuşuyor. Cari açık tartışmasına giriyoruz, kafa karışıklığı başlıyor. Diyoruz ki bunun sebebi TL'nin aşırı değer kazanması... Şimdi TL değer kaybediyor. Ne beklersiniz? Cari denge kaygılarının gitmesi gerekir. Hayır. Bir de bakıyoruz ki ithalata nasıl kısıtlamalar koyarız tartışmasına başlamışız...
BİZİ ELEŞTİRİYORLAR, YÜKSEK FAİZ BÜYÜMEYİ ENGELLEDİ Mİ?: MB'nın yüksek faiz-düşük kurdan yana olduğu, faizci gibi hareket ettiği düşüncesi hep dile getirildi. Bir türlü MB'ye verilen görevin fiyat istikrarı olduğu anlaşılmadı. Faizleri yüksek tuttu deniyor. Biliyor musunuz ki, evet 4 sene enflasyon hedefi tuttu bu ülkede ama 2005 yılının sonunda o yüzde 8'lik hedefi ne kadar zor tutturduk.
Bu ülkede yüksek olduğu söylenen faizler, 4 yıldır beklenenin üstünde çıkan büyümeyi engellememiştir. Sanıldığı gibi kurların düşük seyretmesinin nedeni faizler değildir.
Az döviz aldı ve fazla döviz aldı gibi eleştiriler oldu. Likidite fazlası varken 40 milyar dolardan fazla para almış, likidite vermiş. Bunları niye gözardı ediyoruz?
NİSAN ENFLASYONU AÇIKLANDIĞINDA, EYVAH DEDİM, TEK BİR AYA BAKILACAK: "Nisan enflasyonu rakamı çıkıyor. İlk aklıma gelen 'Eyvah. İnşallah MB'nin aylık duyurusu iyi okunur. İnşallah MB'nin orta vadeli bir perspektifle enflasyona baktığı anlaşılır, o şekilde yorumlanır. Yoksa bütün bunlar ters anlaşılacak.'
Ve korktuğum başıma geldi. Bir kere daha maalesef bir aylık rakamı aldık. Başka hiçbir şey olmuyormuş gibi ortaya koyduk, maalesef iyi yorumlayamadık.
Bu ortamda PPK pekala faizleri düşürebilirdi. Bana göre alınan karar yanlış değil. Acaba diyorum atama sürecinin epey politize olduğunun düşünüldüğü bir ortamda haklı ya da haksız yere bu karar bir ay daha ertelense miydi? Ama bu nedenle PPK'yı eleştiremiyorum."
MERKEZ BANKASI BAŞKANI ÖNCEDEN BELLİ OLMALIYDI: Çalkantı dönemini ikiye ayırmanız gerekiyor. Mart-Nisan ayrı bir hikaye. Mayıstan sonrası ayrı bir hikaye.
Mart-Nisan'da göstergelerin günlük evrimine baktığınız zaman iki şey görüyorsunuz. 2 Mart'tan itibaren dışarıda başkaca bir olumsuz gelişme olmadığı halde içerde bozulma başlıyor. Çok enteresan 2 Mart'tan atama süreciyle ilgili sancıların artmaya başladığı tarih.
18 Nisan'da olan bütün o sancılı dönemden sonra MB'nin nihayet bir başkana kavuşmuş olması. Nasıl olmalıydı derseniz; Avrupa ve Amerika'daki gibi yeni isim önceden belli olmalıydı. Durmuş Bey'in maalesef o avantajı olmadı. Sayın Yılmaz 14 Mart'ta atansaydı gelişmeler bir ölçüde farklı olabilirdi.
|
|
|

|