Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Temmuz 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Zidane şeytana uydu, ne yazık!

Dünya Kupası izlenimleri - 31
BERLİN

Koca Zidane, futbol dünyasının Zizou'su yolun sonunda şeytana uydu.
Ne yazık!
Unutmak güç 103. dakikayı.
Maçın kader anıydı.
Zinedine Zidane, tüm zamanların gerçek bir futbol efsanesi olmaya pamuk ucu mesafedeydi.
Pozisyonu kendi hazırladı.
O yüzden sağdan güzel bir ortanın geleceğini adı gibi biliyordu. Koştu, altı pasın biraz ilerisinde, olabilecek en iyi noktaya mevzilendi. Kendini bir an adeta unutturdu, görkemli İtalyan savunmasının içinde saklanıverdi.
Top süzülmeye başladı.
Zidane zıpladı.
Bir an havada çakılı kaldı.
Ve kafayı hırsla vurdu.
Gooolll diye fırladım.
Ama İtalyan kalesinde kahrolası Buffon vardı, dünyanın en iyisi. Öyle beklenmedik bir refleks çıkardı, topu öylesine tokatladı ki... Hepimiz donup kaldık. Zizou da haykırdı, kaçan golün acısıyla...
Maçın kader anı buydu.
Senaryo hazırdı kafamda.
Zidane, İtalyanlara ikinci golünü atacak, Fransa'yı uzatmanın sonuna doğru 2-1 öne geçirecek, tıpkı Brezilya'ya 1998'de yaptığını, bu kez İtalya'ya karşı iki golle yapacak ve Dünya Kupası'nı ülkesine ikinci kez yine kendi golleriyle kazandıracaktı.
Bir başka deyişle:
Hiçbir futbol büyüğüne bugüne kadar nasip olmayan bir başarının altına imzasını atacak, tüm zamanların gerçek futbol efsanesi olacaktı. Tam bu noktaya gelmişti, yani yıldızının parlayacağı o ana...
Ama futbol acımasız!
Adaleti yok.
Buffon yaktı Zizou'yu... Zizou belki de bu nedenle, avucunda hissettiği o altından fırsatı son saniyede kaçırdığı için büyük bir bunalıma düştü kendi iç dünyasında. Biz bunu göremezdik tribünden. Nitekim, finalin bitimine 10 dakika kala bir başka Zizou, hiç beklemediğimiz bir karakter suyun yüzüne vurdu.
Şeytan dürttü Zizou'yu!
Maalesef o da şeytana uydu. Gitti kafa attı rakibine. Hiç yakışmadı Zizou'ya, hiç! Kırmızı kartla, 110. dakikada takımını 10 kişi bıraktı Büyük Kaptan. Üstelik Vieira'yla Henry de, takımın iki temel direği daha sakatlanıp çıkmışlardı oyundan...
Yazık oldu!
Oysa, ne kadar güzel başlamıştı her şey. Şakira'nın şarkısı, dansı ve kalçalarının ritmiyle bayram yerine dönmüştü tribünler.
Ve daha maçın başında, 5. dakikada gelen penaltıyla Zizou, Fransa'yı 1-0 öne geçirmişti. İtalya, 20. dakikada eşitlese de, oyunun hâkimi Zizou ve arkadaşlarıydı. Henry idi, Vieira idi, Thuram'dı. Oyunu istedikleri gibi kontrol edebiliyorlar, İtalya'ya orta sahayı kapatıp dağınık halde tutuyorlardı.
Ama çok gol kaçırdılar.
Bozuk para gibi...
Özellikle Henry...
Her şey güzel başladı ama güzel devam etmedi. Yüzdük yüzdük kuyruğuna gelmiştik. İlk yirmi dakikada iki golü bulunca zevkten dört köşe olmuş ve Dünya Kupası'na layık bir final maçı seyredeceğimize inanmıştık. Fakat ahım şahım bir maç seyretmedik.
Bunun gibi, bir hafta önce Berlin Olimpiyat Stadı'nda Almanya'yı yarı finalde elerken büyük bir keyif ve heyecanla izlediğim İtalya da bu kez zevk vermedi.
Kupayı hak ettiler diyemem.
Ama futbol bu!
İtalya'yı Almanya karşısında da, 119. dakikada attığı golle ipten kurtararak finale çıkaran Grosso, bu kez de son penaltıyı gole çevirdi ve kahraman oldu.
İtalyanların, bir futbolcunun hayal edebileceği en büyük kupayı kaldırırken yaşadıkları sevinç ve mutluluk hakikaten görülmeye değerdi.
Göz yaşartıcıydı.
Ben Zizou'ya üzüldüm.
Keşke şeytana uymasaydı!
Onun için böyle bir son yazmamıştım kafamda... Ama olsun, Zizou, benim yüreğimde bir büyük futbol efsanesi olarak kalmaya devam edecek.
Almanya'dan Dünya Kupası yazılarını birkaç gün daha sürdüreceğim.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Adalet ve siyaset
YARGITAY Başsavcısı Sayın Nuri Ok ile Adalet ...
Melih AŞIK
12 Eylül gezintisi
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Avuka...
Hasan CEMAL
Zidane şeytana uydu, ne yazık!
Koca Zidane, futbol dünyasının Zizou'su yolun...
Güneri CIVAOĞLU
Shakira'nın kalçaları / Hitler
30 gün 30 gece süren "parti" bitti.
Can Dündar
Dün Bosna'ydı, bugün Filistin
Yine bir 11 Temmuz'du.
Abbas GÜÇLÜ
Puanlar çok düşecek!
OKS sonuçları dün açıklandı. Kafalar daha da ...
Hurşit GÜNEŞ
İç tüketim hâlâ canlı
Geçenlerde bir büyük yabancı yatırım kuruluşu...
Sami KOHEN
Uzlaşma sinyalleri
İSRAİL-Filistin krizinin vahim boyutlar aldığ...
Derya SAZAK
Fındık meselesi
Ordu'da fındık üreticilerinin protestosuyla k...
Meral TAMER
Elektrikte aklıselim galip geliyor
Başbakan Erdoğan, baktı ki piyasalardaki dalg...
Güngör URAS
Kur ile büyüdük, kur ile küçüleceğiz
2001-2005 yılları arasında ekonomimiz sabit f...
Serpil YILMAZ
GSM sektöründe temmuz sıcağı
İnanılır gibi değil, 2 saat boyunca sahnede r...
M. Ali BİRAND
Zidane kaybetti
Coca Cola'nın Türkiye ekibi yıllar öncesinde ...

© 2006 Milliyet