Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Temmuz 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Uzlaşma sinyalleri


İSRAİL-Filistin krizinin vahim boyutlar aldığı bir sırada, en azından şiddetin durdurulabileceğine dair bazı sinyaller geliyor.
Her ne kadar iki tarafta da resmi ağızlar katı söylemlerini sürdürüyorlarsa da, devreye giren -Türkiye dahil- bazı ülkelerin yoğun diplomatik çabalarının bir sonuç vermesi umudu var.
Bazı Arap ve İsrail gazetelerinde yer alan haberlere bakılırsa, bu yönde bir formül oluşmak üzere. Buna göre, Filistin tarafı kaçırılan İsrail askerini iade edecek, Gazze'den İsrail'e Kassam füzelerinin atışına son verecek; buna karşılık İsrail de yüzlerce Filistinli tutukluyu ve son olarak gözaltına aldığı Hamas milletvekillerini serbest bırakacak, Gazze'ye karşı saldırılarını durduracak...
"El Hayat" gazetesinin Mısır kaynaklarına atfen verdiği habere göre, iki taraf da aşamalı olarak uygulanacak böyle bir mutabakata yatkın görünüyor.
"Haaretz" gazetesi de bu esaslar üzerinde temasların şimdi salıverilecek tutukluların sayısı ve iadelerinin takvimi üzerinde cereyan ettiğini bildiriyor.
"Haaretz" bu bağlamda İsrailli bir bakanın (Benjamin Ben-Eliezer), bu hafta Ankara'ya geleceğini yazıyor ve son diplomatik çabalarda Türkiye'nin oynadığı rolü şu satırlarla ifade ediyor: "Suriye'nin katılımı olmadan bir uzlaşmanın gerçekleşmesi mümkün değil. Eğer bu değerlendirme doğru ise Türkiye'nin arabuluculuk inisiyatifi büyük değer taşıyor. Çünkü Türkiye'nin Suriye hükümeti, Halid Meşal ve Hamas liderliği üzerinde herhangi bir başka ülkeden daha fazla nüfuzu vardır. Dolayısıyla Türkiye'nin başarısı, İsrail-Filistin anlaşmazlığının diğer yönlerinde de arabulucu olarak önemini artıracaktır"...

Eskisi gibi...
İlk bakışta dün İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in ve Hamas'ın Şam'daki siyasi bürosunun şefi Halid Meşal'in basın toplantılarında söyledikleri, iki tarafın da pozisyonlarında ısrar ettikleri izlenimini veriyor. Nitekim Olmert, Hamas ile İsrailli askerin iadesi konusunda herhangi bir pazarlık yapılamayacağını söyledi ve Gazze'de devam eden askeri operasyonları da haklı göstermeye çalıştı... Meşal de, İsrail'in elindeki tutukluların serbest bırakılmaması halinde, İsrailli askerin de esir tutulacağını belirtti.
Şimdi devrede bulunan Türkiye ve diğer birkaç ülke, bu karşılıklı katı pozisyonlar arasında bir uzlaşma yolu arıyorlar.
Aslında İsrailli askerin kaçırılması olayının yol açtığı kriz, göründüğünden çok daha karmaşık bir uyuşmazlığa dayandığı için, çözümü de oldukça zordur.
İsrail, onbaşı Gilad Shalit'in salıverilmesini sağlamak gerekçesiyle Gazze'yi ateşe veren bir harekâta girişmiştir. Ne var ki, bu saldırıların boyutları hedefin sadece askeri kurtarmak olmadığını göstermiştir. Nitekim İsrail askeri yetkilileri de, amaçlardan birinin Gazze'deki füze üsleri, tünelleri ve militanlara ait tesisleri imha etmek olduğunu açıkladılar. Ancak bu arada Hamas'ın seçilmiş politikacılarının de zanlı olarak tutuklanması, Hamas yönetiminin de hedeflendiğini, bir başka amacın da Filistin halkını bezdirmek olduğunu gösteriyor.

Değişiklik zamanı...
Bu stratejinin ters tepeceği, bu yoldan şiddetin durmayacağı ve İsrail'in bir yere varamayacağı ortada. Bunu bütün dünya açıkça söylüyor. Olmert yönetimi bu gidişle uluslararası camiada tamamen yalnızlığa itilmeyi ne kadar göze alabilir?
Hamas'a gelince, her ne kadar içinde çeşitli eğilimli grupları barındırıyorsa da, artık iktidara gelen bir hükümetin sorumluluğunu tanıyor. Bu da eskisinden farklı stratejiler geliştirmesini gerektiriyor.
Türkiye dahil, halen krize son vermek ve bir uzlaşma zemini yaratmak için devreye giren ülkelerin taraflara telkinleri de bu yöndedir. Son gelen işaretler, bu çabaların tamamen umutsuz olmadığını gösteriyor.

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Adalet ve siyaset
YARGITAY Başsavcısı Sayın Nuri Ok ile Adalet ...
Melih AŞIK
12 Eylül gezintisi
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Avuka...
Hasan CEMAL
Zidane şeytana uydu, ne yazık!
Koca Zidane, futbol dünyasının Zizou'su yolun...
Güneri CIVAOĞLU
Shakira'nın kalçaları / Hitler
30 gün 30 gece süren "parti" bitti.
Can Dündar
Dün Bosna'ydı, bugün Filistin
Yine bir 11 Temmuz'du.
Abbas GÜÇLÜ
Puanlar çok düşecek!
OKS sonuçları dün açıklandı. Kafalar daha da ...
Hurşit GÜNEŞ
İç tüketim hâlâ canlı
Geçenlerde bir büyük yabancı yatırım kuruluşu...
Sami KOHEN
Uzlaşma sinyalleri
İSRAİL-Filistin krizinin vahim boyutlar aldığ...
Derya SAZAK
Fındık meselesi
Ordu'da fındık üreticilerinin protestosuyla k...
Meral TAMER
Elektrikte aklıselim galip geliyor
Başbakan Erdoğan, baktı ki piyasalardaki dalg...
Güngör URAS
Kur ile büyüdük, kur ile küçüleceğiz
2001-2005 yılları arasında ekonomimiz sabit f...
Serpil YILMAZ
GSM sektöründe temmuz sıcağı
İnanılır gibi değil, 2 saat boyunca sahnede r...
M. Ali BİRAND
Zidane kaybetti
Coca Cola'nın Türkiye ekibi yıllar öncesinde ...

© 2006 Milliyet